4. Hukuk Dairesi 2009/10531 E. , 2010/9332 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Der. Basım A.Ş vd. aleyhine 25/03/2009 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/07/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, dah…
**4. Hukuk Dairesi 2009/10531 E. , 2010/9332 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Der. Basım A.Ş vd. aleyhine 25/03/2009 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/07/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/09/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, Takvim gazetesinin 20.03.2009 günlü sayısında yayınlanan "İmardan Çıkan Bilgili Başkanı” ve 22.03.2009 günlü sayısında yayınlanan “Mezardan Çıkan Rant” başlıklı haberlerin gerçeğe aykırı olup kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar ise, yayının gerçek olduğunu, çeşitli kurum ve kuruluşların çekincelerine rağmen eğitim spor alanı ve mezarlık olan yerlerin imara açılmasının eleştirildiğini, buralara yapılacak inşaatlarla davacının bağı bulunduğunu, resmi belgelere dayalı ve gerçeğe uygun olarak yayın yapıldığını ileri sürerek, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, usulsüz ve yolsuz eylemlerde bulunduğu belirtilen haberlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenerek istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayların gelişim biçimi yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına her bir yayın nedeniyle takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, her bir yayın nedeniyle davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 nolu bendinde yer alan "…10.000…" ve "…20.000…" biçimindeki sayı dizileri ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "…5.000,00…" ve "…10.000,00…" sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan "…1.080…" ve "…2.295…” biçimindeki sayı dizileri ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "…540,00…" ve "…2.835,00…" sayı dizilerinin yazılmasına; davacı yararına avukatlık ücretine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan "…2.400…" biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine "…1.200,00…" sayı dizisinin yazılmasına; davacılar yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin 4 nolu bendinde yer alan "…2.400…" biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine "…1.200,00…" sayı dizisinin yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin 5 nolu bendinde yer alan "…277,56…" biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine "…138,78…" sayı dizisinin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın davalılar yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 750,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/09/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.