Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5918 E. , 2024/6496 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5918 Karar No : 2024/6496 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sayılı ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı kooper…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5918 E. , 2024/6496 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5918 Karar No : 2024/6496 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sayılı ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı kooperatif tarafından, üyelerinden satın alınan zirai ürünleri üzerinden kesilerek 2015 ila 2018 yıllarına ilişkin verilen muhtasar beyannameler üzerinden tahakkuk ettirilen ve ödenen gelir (stopaj) vergisinin 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Birlikleri Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca muaf olduğu ileri sürülerek yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve tahsil edilen 359.944,59-TL'nin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda stopaj kesintilerine konu vergilerin davacı kooperatifin ortaklarından tarımsal girdi temini ve ürünlerin değerlendirilmesi amacıyla yaptığı alımlar nedeniyle ödendiği ve bu alımların 1591 Sayılı Kanunun 19. maddesi kapsamında vergiden muaf olduğu yönündeki açık hükmü karşısında muhtasar beyannameyle vergi kesilmesinin hukuka uygun olmadığından, dava konusu düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, söz konusu vergi tahsilatında mükelleften kaynaklanan bir hata bulunmadığından 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizle birlikte davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıdan tahsil edilen 359.944,59-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalının istinaf başvuru dilekçesinde; davacı kooperatif tarafından 2015 ila 2018 yıllarında üyelerinden alımı yapılan zirai ürün bedellerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/11. maddesine göre kesilen ve muhtasar beyannameler ile ... ve ... kodundan beyan edilerek tahakkuk ettirilen ve ödenen vergi tutarının 253.478,07-TL olmasına karşın davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen listede hatalı bir şekilde vergi tutarının 359.944,59-TL olarak bildirildiği, dolayısıyla kooperatif tarafından beyan edilmeyen ve ödenmeyen 106.466,52-TL'nin de yasal faizle birlikte iadesinin talep edildiği, mahkeme tarafından bu durum gözetilmeden karar verildiği ileri sürüldüğünden, bu iddia doğrultusunda dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu edilen kesinti tutarı tespit edilemediğinden, Vergi Mahkemesince davacının ödediği tutarın tarafların iddiaları doğrultusunda, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit edilerek işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlar araştırılıp sonuçları değerlendirildikten sonra yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava dosyasında sunulan bilgi ve belgelerin hüküm kurulmasına yeterli olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı kooperatif tarafından, üyelerinden satın alınan zirai ürünleri üzerinden kesilerek 2015 ila 2018 yıllarına ilişkin verilen muhtasar beyannameler üzerinden tahakkuk ettirilen ve ödenen gelir (stopaj) vergisinin 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Birlikleri Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca muaf olduğu ileri sürülerek yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve tahsil edilen 359.944,59-TL'nin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 45. maddesinin 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği ve bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 5. fıkrasında ise bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu ve davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği ve bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Belirtilen düzenlemeler uyarınca bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde kural olarak istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra ilk derece mahkemesi kararındaki maddi ve/veya hukuki eksiklikleri tamamlayarak işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerekmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında ise bu kuralın istisnalarına yer verilmiştir. Anılan hükme göre, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması ve davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra yeniden bir karar vermeksizin dosyanın ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, Vergi Mahkemesince,olayda stopaj kesintilerine konu vergilerin davacı kooperatifin ortaklarından tarımsal girdi temini ve ürünlerin değerlendirilmesi amacıyla yaptığı alımlar nedeniyle ödendiği ve bu alımların 1591 Sayılı Kanunun 19. maddesi kapsamında vergiden muaf olduğu yönündeki açık hükmü karşısında muhtasar beyannameyle vergi kesilmesinin hukuka uygun olmadığından, dava konusu düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, söz konusu vergi tahsilatında mükelleften kaynaklanan bir hata bulunmadığından 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizle birlikte davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, anılan karar Bölge İdare Mahkemesince, davalının istinaf başvurusu dilekçesinde; davacı kooperatif tarafından 2015 ila 2018 yıllarında üyelerinden alımı yapılan zirai ürün bedellerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/11. maddesine göre kesilen ve muhtasar beyannameler ile ... ve ... kodundan beyan edilerek tahakkuk ettirilen ve ödenen vergi tutarının 253.478,07-TL olmasına karşın davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen listede hatalı bir şekilde vergi tutarının 359.944,59-TL olarak bildirildiği, dolayısıyla kooperatif tarafından beyan edilmeyen ve ödenmeyen 106.466,52-TL'nin de yasal faizle birlikte iadesinin talep edildiği, mahkeme tarafından bu durum gözetilmeden karar verildiği ileri sürüldüğünden, bu iddia doğrultusunda dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu edilen kesinti tutarı tespit edilemediğinden, Vergi Mahkemesince davacının ödediği tutarın tarafların iddiaları doğrultusunda, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit edilerek işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle verilen karara yönelik davalının istinaf başvurusunu kabul edip, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında istisnai olarak sayılmış olan hallerden herhangi birinin bulunmaması karşısında, ilk derece mahkemesi kararında tespit edilen maddi ve/veya hukuki eksikliğin anılan Kanun'un 45. maddesinin 4. numaralı fıkrası uyarınca Bölge İdare Mahkemesince tamamlanarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yolunda verilen temyize konu kararın yargılama usulü kurallarına aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.