8. Ceza Dairesi 2022/5096 E. , 2023/4473 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf din mezhep cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alanen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun…
**8. Ceza Dairesi 2022/5096 E. , 2023/4473 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf din mezhep cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alanen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında, halkın bir kesimini sosyal sınıf din mezhep cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alanen aşağılama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.İnegöl 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 kararı ile sanık hakkında halkın bir kesimini sosyal sınıf din mezhep cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alanen aşağılama suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, paylaşımların Anayasa 26 ncı maddesi düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki "Rusya ve Suriye aramıza kan girmiştir'', Rus ve Suriyeli iti ülkemde istemiyorum'', ''15 Temmuz'da sela okutanlar öldü mü'' şeklindeki herkesin görebileceği şekilde yer alan paylaşımlarının, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde yaşayan pek çok Suriye ve Rus vatandaşına yönelik alenen aşağılamaya ilişkin paylaşımlar olduğu gerekçesiyle, eyleminin üzerine atılı suçu oluşturduğu kabul edilerek mahkemece mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.