5. Hukuk Dairesi 2025/8631 E. , 2026/3544 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/189 Esas, 2025/784 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/462 Esas, 2022/461 Karar Taraflar arasındaki tapuda sahte vekâletname ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama son…
5. Hukuk Dairesi 2025/8631 E. , 2026/3544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/189 Esas, 2025/784 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/462 Esas, 2022/461 Karar Taraflar arasındaki tapuda sahte vekâletname ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 9 28... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payın müvekkili, 1/2 payında müvekkilinin boşandığı eşi .... adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin boşandıktan sonra Almanya’da yaşadığını, yaz aylarında tatil için Türkiye’ye geldiğini, 2015 yılının yaz ayında 9 28... parseldeki 1/2 payının sahte vekâletname düzenlenerek tapuda üçüncü kişilere satıldığını öğrendiğini, 18.09.2015 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu, tapu memurları hakkında ceza davası açıldığını, zararın oluştuğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca Hazinenin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutup şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, husumet itirazında bulunduklarını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin gerçek zararının tespit edilmediğini, taşınmazın değerinin çok düşük belirlendiğini, ayrıca müvekkilinin munzam zararının da tespit edilip tazminat miktarına eklenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesindeki koşulların oluşmadığını, sahte vekâletnameyi düzenleyenlerin eylemleriyle illiyet bağının kesildiğini, tapu memurları hakkında beraat kararı verildiğini, illiyet bağının kesildiğini davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminatın da yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara ili, ..., ... Mahallesi 328 parsel sayılı 64.500,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 05.02.1954 tarihinde kadastro yoluyla ... adına tespit ve tescil edildiği, satışlarla el değiştirdiği, 1200/64500 payın maliki ...’nın 30.04.1982 tarihli ve 1267 yevmiye sayılı satış işlemiyle payının tamamını eşit hisselerle ... (davacı) ve ...’e (davacının boşandığı eşi) sattığı, 07.05.1990 tarihinde imar uygulamasıyla ... ve ...’ün paylarının ... Mahallesi 9 28... parsel numaralı 770 m² yüzölçümlü taşınmazda şuyulandırıldığı, 9 28... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payın davacı adına, 1/2 payında ... adına tescil edildiği, davacının 1/2 payının sahte nüfus cüzdanı kullanılarak ....Noteri tarafından düzenlenen 03.12.1996 tarihli ve ... yevmiye nolu vekâletname ile vekil tayin edilen ... oğlu ... tarafından vekâleten ... yevmiye nolu işlemle ...’e satıldığı, sonrasında 19.11.1997 tarihli ve ... yevmiye sayılı işlemle ...’ya satıldığı, sonrasında 26.03.2002 tarihinde ...’na satıldığı, yeni malikin 09.04.2002 tarihinde ...’a satıldığı, 28.11.2007 tarihinde kat irtifakının kurulduğu, davacının 18.09.2015 tarihli dilekçe ile yurt dışında yaşadığı, 2015 yılının yazında Türkiye’ye geldiği, vergi borcunu ödemek için Sincan Vergi Dairesine gittiğinde 9 28... parseldeki 1/2 payının adına kayıtlı olmadığını, sahte vekâletname ile satıldığını öğrendiğini, davacının sahtecilik olayından 2015 yılının yaz ayında haberdar olduğu, taşınmaz el değiştirdiğinden tapu iptali tescil davası açmadan tazminat istemiyle eldeki davayı açtığı, ceza davası ve hazırlık evraklarında davacının sahtecilik olayını daha önce öğrendiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, davalının da bu yönde delil ve belge sunmadığı, davacının 21.08.2017 tarihinde iş bu davayı açtığı, davacının zararının kaynağı da başından beri birleşen tüm işlemlerle birlikte sağlanan yolsuz tescil olduğu, davacının kasıtlı ya da kusurlu eylemleriyle bu zararın gerçekleşmesine neden olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belirleme, bilgi ve belgenin de bulunmadığı, bu durumda davacının uğradığı zararın sadece sahte vekâletname düzenlenmesi ile değil, bu sahte vekâletnamenin tapuda yapılan tescil işlemine dayanak olarak alınmasıyla ortaya çıktığı, davacının zararının, tapu dairesinde yapılan işlemden kaynaklandığından sahte vekâletle üçüncü kişilere satış yapıldığından onlardan dava dışı kişilere yine satış yoluyla devredildiğinden, taşınmaz çok fazla el değiştirdiğinden 4721 sayılı Kanun'un 1023 üncü maddesi de gözetildiğinde davacının bu aşamada tapu iptali ve tescil yoluyla mülkiyeti geri alma olanağının da bulunmadığı, zararının oluştuğu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca Hazinenin sorumlu olduğu ve davacının gerçek zararının karşılanması gerektiği anlaşılmakla arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde ve taşınmazın bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.