4. Hukuk Dairesi 2020/3003 E. , 2023/1081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/8 E., 2019/455 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki hukuka aykırı eylem sebebiyle meydana gelen kurum zararının tahsili istemine ilişkin davada davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve
**4. Hukuk Dairesi 2020/3003 E. , 2023/1081 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/8 E., 2019/455 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki hukuka aykırı eylem sebebiyle meydana gelen kurum zararının tahsili istemine ilişkin davada davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Teftiş Kurulu Başkanlığı Başmüfettişi tarafından düzenlenen soruşturma raporu neticesinde davalının Düzce Anadolu Lisesi Okul Müdürü olduğu dönemde okulda memur olarak görev yapan ... ile hizmetli olarak görev yapan ... 'un sigorta primlerinin yatırılmadığının ve ek aylık prim ve hizmet belgeleri ile işe giriş bildirgelerinin verilmediğinin tespit edildiğini, bunun üzerine Düzce Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 5510 sayılı Yasanın 102, 11, 86 ve 8'inci maddeleri uyarınca Düzce Anadolu Lisesi Müdürlüğüne idari para cezası ve prim borcu olmak üzere toplam 47.940,86 TL tutarında borç tahakkuk ettirildiğini ve Düzce Anadolu Lisesi Müdürlüğü tarafından 6111 sayılı Yasa uyarınca yapılandırma talebinde bulunulması sonucu borcun 26.878,41 TL olarak hesaplandığını, bunun üzerine Akçakoca Endüstri Meslek Lisesinde fizik öğretmeni olarak görev yapan davalı ...'a tebligat çıkarıldığını ancak adı geçenin tebligatı almaktan imtina etmesi sebebiyle borcun tamamının Düzce Anadolu Lisesi Müdürlüğü tarafından Düzce Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün Ziraat Bankası Düzce Şubesinin ilgili hesabına yatırıldığını belirterek, mezkur meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte zarara sebebiyet veren davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; ödenmesi gereken primlerin muhatabının Okul Aile Birliği olduğunu ve sigorta prim bedellerinin ödenmesi için ... tarafından her ay gönderilen bir paranın söz konusu olmadığını, çalışanların maaşlarının Okul Aile Birliği tarafından karşılandığını, Düzce Anadolu Lisesinin faal müdürü varken davanın kendisi aleyhine açılmasının da yasal olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece; davaya konu olayda, sigorta primleri ödenmeyen ... ve ... isimli şahısların esasen Düzce Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği nezdinde görev yaptığı, dolayısıyla ... Okul Aile Birliği Yönetmeliğinin 6/g maddesinde okul aile birliğinin okulun ihtiyaçlarını karşılamak için mal ve hizmet satın almak gibi bir görevi de bulunduğundan, okulda çalıştırdığı hizmetlilerin ücretlerini ve sigorta primlerini ödeme görevinin de bu kişileri kendi nezdinde çalıştıran okul aile birliğine ait olduğu, fakat okul aile birliklerinin tüzel kişiliği olmadığı için davada husumet ehliyetleri bulunmadığından, okul aile birliğinin borçlarından okul aile birliği yönetiminin şahsen sorumlu olduğu, olayın gerçekleştiği dönemde yürürlükte olan 31/05/2005 tarihli ve 25831 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan MEB Okul Aile Birliği Yönetmeliğinin 12. maddesi uyarınca okul müdürünün de okul aile birliğinin yönetim kurulu üyesi olduğu, 506 veya 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamında sigortalıyı çalıştıranlar herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın Kurumca işveren olarak tescil edilebilmekte ise de, dava yargılamasında okul aile birliklerinin tüzel kişiliklerinin bulunmaması sebebiyle okul aile birliğine husumet yöneltilemeyeceğinden, zarara uğrayan üçüncü kişinin zararının tazmini için aynı zamanda okul aile birliğinin yönetim kurulu üyesi olan okul müdürüne husumet yöneltilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, (Y.10.HD. 13/04/2015 T. E. 2015/1177, K. 2015/7034), bu çerçevede davalının, Milli Eğitim Bakanlığının uğramış olduğu zarardan ötürü olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 50. (6098 sayılı TBK'nun 61.) maddesi uyarınca zarara uğrayan üçüncü kişi konumundaki davacı kuruma karşı borcun tamamından sorumlu olduğu, davacı kurum tarafından SGK'ya her ne kadar 26.878,41 TL ödenmiş ise de, taleple bağlı kalınarak 26.278,41 TL'nin 02/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı; aleyhine dava açılmasının yasal olmaması sebebiyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Okul Aile Birliği Yönetmeliğinin 6/g maddesinde okul aile birliğinin okulun ihtiyaçlarını karşılamak için mal ve hizmet satın almak gibi bir görevi de bulunduğu nazara alındığında sorumluğun okul aile birliğine ait olduğunu, tüzel kişiliğine haiz olmayan ve genel bütçe ile ilişkilendirilmeyen okul aile birliklerinin iş ve işlemleri ile ilgili açılmış olan davalar neticesinde ortaya çıkan ödemelerin, ...'nın 2011/8 sayılı Genelgesi ile Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görüş yazısı doğrultusunda belirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, bu kapsamda ...'nın yasal temsilcisi olduğu okul aile birliklerinin işlemlerinden doğan ilama bağlı borçların ödenmesinde öncelikle okul aile birliği tarafından ödenmesinin sağlanması, bunun sağlanamaması durumunda ise genelge uyarınca ilgili harcama biriminin bütçesinden ödeme yapılması gerektiğini, zararın tazminine ilişkin rücu durumunun olup olmadığı konusunda ise sorumluların tespit edilmesi gerekmekte iken bu usule uyulmadan yapılan yargılama sonucu tarafından tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulması talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hukuka aykırı eylem sebebiyle meydana gelen kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davalının iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hakkaniyet, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43 üncü (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci) maddesinde düzenlenmiş, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hallerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir. Şu halde; dava konusu olayın gelişim biçimi, davalının çalışma koşulları, iş yoğunluğu, hizmetin işleyişindeki diğer koşullar ve zararın meydana gelmesinde davalının kastının bulunmaması gözetildiğinde karar verilen zarar miktarından 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun madde 51 inci maddesi) gereğince önemli oranda hakkaniyet indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.