14. Hukuk Dairesi 2016/19129 E. , 2017/9315 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.11.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde zilyetliğin ve üzerine inşa ettiği yapının davacıya ait olduğunun tespiti, tapu sicilinin beyanlar hanesine bu tespitin işlenmesi talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescile yönelik davanın reddine dair verilen 17.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşma…
**14. Hukuk Dairesi 2016/19129 E. , 2017/9315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.11.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde zilyetliğin ve üzerine inşa ettiği yapının davacıya ait olduğunun tespiti, tapu sicilinin beyanlar hanesine bu tespitin işlenmesi talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescile yönelik davanın reddine dair verilen 17.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 12.12.2017 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R Davacı vekili 26.11.2015 tarihli dilekçesiyle, davalı ...'in 1/4 oranında paydaş olduğu 286 parselde kayıtlı taşınmazın, özel parselasyon sonucu oluşan bölümlerinden yazılı harici sözleşme ve özel parselasyon krokisiyle 60.000.000 TL satış bedeli peşin ödenerek 300 m2'nin davacıya satıldığını, bu hususta davalıya 24.07.2013 tarih 07775 yevmiye no'lu ihtarname çekildiğini, davacının 20 yıldan fazla bir süredir bina inşa ederek oturduğunu ileri sürerek TMK.724 maddesi uyarınca bu bölümün ifrazen davacı adına tesciline, kabul edilmezse 120/1411 payın davacı adına tesciline, olmadığı takdirde 6100 sayılı HMK.nın 11. madesi gereğince harici sözleşme uyarınca oluşan ve sözleşme ekindeki krokide (9) no'lu parsel olarak gösterilen yerin ziyetliğinin ve üzerine inşa ettiği yapının davacıya ait olduğunun tespitine, tapu sicilinin beyanlar hanesine bu tespitin işlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davacıya cevap vermemiştir. Mahkemece, ifraz mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. TMK’nın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.