(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/2790 E. , 2006/4537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.2.2005 gününde verilen dilekçe ile kira alacağı ve tahliye istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tahliye istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kira alacağı isteminin reddine, dair verilen 8.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne kara
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/2790 E. , 2006/4537 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.2.2005 gününde verilen dilekçe ile kira alacağı ve tahliye istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tahliye istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kira alacağı isteminin reddine, dair verilen 8.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete ait 218 adet makineyi satın aldığını, makineleri çalıştıracağı işyerini hazır edene kadar makinelerin bulunduğu 2402 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan binayı 1.10.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile sekiz aylığına kiraladığını, sözleşmede kira süresinin bitiminde kiralananın tahliye edilmemesi halinde her gün için kira bedelinin üç katının ödeneceğinin kararlaştırıldığını, kira süresinin sonunda kiralananın tahliye edilmemesi nedeniyle kira bedelinin tahsili istemiyle yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, sözleşmede kararlaştırılan kira bedelinin davalıdan tahsilini ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece, 6570 sayılı yasanın 7.maddesi ve Borçlar Kanunun 260 maddeleri uyarınca tahliye taahhütnamesinin geçerli olmadığı ve talep edilen kira alacağının cezai şart niteliğinde bulunduğu ve 6570 sayılı yasa uyarınca cezai şartın talep edilemeyeceği gerekçesi ile kira alacağı yönünden istemin reddine , kiralananın yargılamalar sırasında tahliye edilmesi nedeniyle tahliye istemi yönünden davanın konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hükmü, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir. Mahkemece, yanlar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin niteliği irdelenmemiş ve sözleşmenin adi kira sözleşmesi mi, yoksa Borçlar Kanununun 270 ve devamı maddelerin de düzenlenen hasılat kirası mı olduğu belirlenmemiştir. Bu nedenle, yanlar arasında düzenlenen kira sözleşmesi değerlendirilerek, kiralananın davalı tarafından satın alındığı bildirilen makinelerle birlikte işletilmesi amacıyla yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir. Başka bir anlatımla, yanlar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin Borçlar Kanunun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kira sözleşmesi niteliğinde olup olmadığı belirlenmelidir. Borçlar Kanunun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kira sözleşmesi niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde 6570 sayılı Yasa hükümlerinin olaya uygulanma olanağı bulunmadığından ve dava değeri Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini belirleyen H.U.M.K. nun 14.7.2004 gün 5219 sayılı yasanın 2. maddesi ile değişik 8. maddesindeki 5.000.000.000 liranın üzerinde bulunduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatıranlara iadesine, 18.4.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.