Başvurucu, aleyhine açılan ceza davasının yaklaşık 7 yıl sürdüğünü ve yargılamanın henüz bitmediğini, bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, aleyhine açılan ceza davasının yaklaşık 7 yıl sürdüğünü ve yargılamanın henüz bitmediğini, bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 11/11/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 20/12/2013 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 9/1/2014 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 13/1/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 12/2/2014 tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Diyarbakır’da görev yapan bir Cumhuriyet Savcısı, hazırlamış olduğu bir iddianamede “sözde Kürt halkı” ifadesini kullanmış ve bu ifadeler bir gazetede yayınlanmıştır. Başvurucu, Kürtlere hakaret ettiğini ileri sürerek sözü geçen Cumhuriyet Savcısının cezalandırılması için 4/4/2006 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına Kürtçe ve Türkçe dillerinde yazılmış bir dilekçe vermiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 3/10/2006 tarihli iddianamesiyle başvurucunun 1/1/1928 tarih ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun hükümlerine aykırı olarak Kürtçe dilekçe vermek suretiyle 1/10/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinde tanımlanan suçu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için İstanbul Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi, 6/2/2008 tarihli kararı ile başvurucunun 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. İlk derece Mahkemesinin kararı başvurucu tarafından temyiz edilmiş olup dosya başvuru tarihi itibariyle Yargıtayda derdesttir. B. İlgili Hukuk 5237 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“ 1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanunla, 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun koyduğu yasaklara veya yükümlülüklere aykırı hareket edenlere iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.”