Başvurucular, Konyaaltı Belediye Başkanlığı aleyhine açtıkları kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ödenmesi davası sonunda Mahkemece hükmedilen bedelin ödenmediğini, Belediye aleyhine yaptıkları icra takiplerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, Konyaaltı Belediye Başkanlığı aleyhine açtıkları kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ödenmesi davası sonunda Mahkemece hükmedilen bedelin ödenmediğini, Belediye aleyhine yaptıkları icra takiplerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir. Başvuru, 28/6/2013 tarihinde Antalya İcra Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 20/11/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 12/12/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 17/2/2014 tarihli görüş yazısı başvuruculara tebliğ edilmiş, başvurucular Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamışlardır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucular dışında A.K. ve iki arkadaşı Konyaaltı Belediye Başkanlığı (Belediye) aleyhine 21/1/2011 tarihinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinde, hissedar oldukları 777 parsel numaralı taşınmazlarına kamulaştırma yapılmaksızın el konulduğunu ileri sürerek, taşınmaz bedelinin ödenmesi talebiyle E.2011/38 sayılı dosyasında dava açmışlardır. Başvurucular dışında A.K. ve iki arkadaşı Konyaaltı Belediye Başkanlığı aleyhine 21/1/2011 tarihinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinde, hissedar oldukları 778 parsel numaralı taşınmazlarına kamulaştırma yapılmaksızın el konulduğunu ileri sürerek, taşınmaz bedelinin ödenmesi talebiyle E.2011/37 sayılı dosyasında dava açmışlardır. Başvurucuların, Belediye aleyhine 16/2/2011 tarihinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinde, hissedarı oldukları 777 ve 778 parsel numaralı taşınmazlarına kamulaştırma yapılmaksızın el konulduğunu ileri sürerek taşınmaz bedelinin yasal faiziyle ödenmesi talebiyle açtıkları dava, Mahkemenin E.2011/67 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi, Mahkemenin E.2011/38 ve E.2011/37 sayılı dava dosyası ile Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2011/67 sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle anılan dosyaların birleştirilmelerine, yargılamanın E.2011/38 sayılı dosyasında devamına karar vermiştir. Mahkemece, 16/2/2012 tarih ve E.2011/38, K.2012/37 sayılı kararla; davalının kamulaştırma işlemi yapmaksızın başvuruculara ait taşınmaza el koyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, her bir başvurucu için ayrı ayrı 916,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 3/7/2012 tarih ve E.2012/9454, K.2012/14798 sayılı ilâmıyla hüküm onanmış ve karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Başvurucular, Belediye aleyhine, 19/4/2012 tarihinde, Antalya İcra Müdürlüğünün E.2012/1624 sayılı dosyasında ilâma dayalı icra takibi başlatmışlardır. Takibin kesinleşmesinden sonra anılan Belediyenin hesaplarına haciz konulmuştur. Belediye, Antalya İcra Müdürlüğüne başvurarak, 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu gereği tazminatların tahsili amacıyla idarelerin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceğini ileri sürerek haciz işlemlerinin kaldırılmasını talep etmiş, bu talebi İcra Müdürlüğünce reddedilmiştir. Belediye, başvurucular aleyhine, 14/8/2012 tarihinde Antalya İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, 2942 sayılı Kanun gereği tazminatların tahsili amacıyla idarelerin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceğini ileri sürerek, İcra Müdürlüğü işleminin iptalini ve haciz işlemlerinin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, 24/9/2012 tarih ve E.2012/791, K.2012/805 sayılı kararla, 2942 sayılı Kanun'un geçici maddesinin son fıkrasına göre kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan alacakların tahsilinde idarelerin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceği gerekçesiyle şikâyetin kabulüne, Antalya İcra Müdürlüğünce yapılan işlemin iptaline, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 12/3/2013 tarih ve E.2012/33128, K.2013/8961 sayılı ilâmıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 6/6/2013 tarih ve E.2013/14392, K.2013/20999 sayılı ilâmıyla reddedilmiştir. Karar, 27/6/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, 28/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. B. İlgili Hukuk 10/12/2003 tarih ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” kenar başlıklı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir: “Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” 5018 sayılı Kanun’un “Taşınır ve taşınmaz edinme” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, kamu hizmetlerinin zorunlu kıldığı durumlarda gereken nicelikte ve nitelikte taşınır ve taşınmazları, yurt içinde veya yurt dışında, bedellerini peşin veya taksitle ödeyerek veya finansal kiralama suretiyle edinebilirler. Kamu idareleri, taşınmaz satın alma veya kamulaştırma işlemlerini yetki devri yoluyla bir başka kamu idaresi eliyle yürütebilir. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazlar Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait taşınmazlar ise tüzel kişilikleri adına tapu sicilinde tescil olunur. Hazine adına tescil edilen taşınmazlar Maliye Bakanlığı tarafından yönetilir. Bu tescil işlemleri, adına tescil yapılan idarenin taşınmazın bulunduğu yerdeki ilgili birimine bildirilir.” 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Temyiz dava icrayı tehir etmez. Ancak müstedi indettemyiz haksız çıktığı takdirde mahkümun bihi eda ve teslim edeceğine dair kefaleti kaviye göstermek veyahut mahkümunbih olan nutuk ve eşyayı bir mevkii resmiye depozito etmek veya hasmı tarafından emval ve emlakı haczedilmiş olmak şartiyle Mahkemei Temyiz talep üzerine müstacelen icranın tehirine karar verebilir.Müstedi Devlet ise veya müzahareti adliyeye nail olup da davanın ve hükmün mahiyetine ve ahvali saireye nazaran icranın tehiri icap ediyorsa bila teminat icranın tehirine karar verilebilir.Nafaka hükümleri müstesnadır.Gayrimenkule ve buna mütaallik aynı haklara ve aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümler katiyet kesbetmedikçe icra olunamaz. (Ek:12/6/1979-2248/9 md.) Hükmün kesinleştiği; ilamın altına veya arkasına yazılıp tarih ve mahkeme mührü konmak ve mahkeme başkanı veya hakimi tarafından imzalanmak suretiyle belirtilir.” 9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İcranın geri bırakılması için verilecek süre” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir. Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.…” 2004 sayılı Kanun’un “Haczi Caiz Olmıyan Mallar ve Haklar” kenar başlıklı maddesinin fıkrası şöyledir: “Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,…” 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 18/6/2010 tarih ve 5999 sayılı Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la eklenen “Kamulaştırmasız el koyma sebebiyle tazmin” kenar başlıklı geçici maddenin son fıkrası şöyledir: “Bu madde uyarınca ödenecek olan tazminatın tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez." 2942 sayılı Kanun’un, 24/5/2013 tarih ve 4687 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değiştirilen, “Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti” kenar başlıklı geçici maddesinin sekizinci ve onbirinci fıkraları şöyledir: “Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.…. Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.” 3/7/2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” kenar başlıklı maddesinin son fıkrası şöyledir:“Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.”