2. Hukuk Dairesi 2023/1491 E. , 2023/1260 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın davalı karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı karşı davacı kadın v…
**2. Hukuk Dairesi 2023/1491 E. , 2023/1260 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın davalı karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 17.02.2020 tarihli ve 2019/4038 Esas, 2020/1133 Karar sayılı kararı ile karar bozulmuş, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına direnilmiş ve bu kararın da davalı karşı davacı kadın vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.12.2022 tarihli ve 2022/2-1025 Esas 2022/1669 Karar sayılı ilâmı ile Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, bu yeni hükmün temyizen inceleme görevinin Özel Daireye ait olduğu gerekçesi ile dosya Dairemize gönderilmiştir. Hukuk Genel Kurulu tarafından dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının eşinin ailesini beğenmediğini, müvekkiline saygı duymadığını, hakarete varan söz ve davranışlarda bulunduğunu, marka ve lüks düşkünü olduğunu, ortak evin ...’de olmasına rağmen ortak çocuk ile birlikte ...'da müvekkilinden ayrı bir şekilde yaşamaya başladığını, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek tarafların öncelikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesine göre zina, bunun mümkün olmaması hâlinde aynı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine ve müvekkili yararına 500.000,00 TL maddî, 750.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP