Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/2090 E. , 2024/917 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/2090 Karar No : 2024/917 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … VEKİLLERİ: Av. …-Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenil…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/2090 E. , 2024/917 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/2090 Karar No : 2024/917 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … VEKİLLERİ: Av. …-Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Yapı İnşaat Taahhüt Gayrimenkul İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2012 ila 2015 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında, kayıtlı 27.007,00-TL kasko bedelli … plakalı, 289,671,00-TL kasko bedelli … plakalı ve 50.380,00-TL kasko bedelli … plakalı zirai traktör cinsi araçlara haciz konulduğundan söz konusu araçlar satılarak paraya çevrilip şirkete ait vergi borcunun karşılanıp karşılanmadığı ya da ne kadarının karşılandığı ortaya konulmadan davacı adına ortak sıfatıyla takibat yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirkete ait alacağın tahsili için yurt çapında malvarlığı araştırması yapıldığı ve vadesi geçmiş borçları karşılayacak malvarlığı bulunamaması sebebiyle şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağı kalmadığı anlaşılan kamu alacağı için davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağının asıl borçlu şirket tarafından vadesinde ödenmemesi üzerine yapılan malvarlığı araştırması sonucunda şirket tüzel kişiliği adına kayıtlı olduğu tespit edilen zirai traktör cinsi 3 adet araç üzerinde birden fazla haciz şerhleri bulunduğunun görülmesi üzerine şirketin borcunu karşılayacak başka mal varlığına rastlanmadığından bahisle amme alacağının tahsili amacıyla davacının şirket ortağı sıfatıyla takibine başlandığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanunun 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Ortakların şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulmasını gerektirir. Söz konusu araçlar üzerinde çeşitli vergi dairesi müdürlükleri, icra müdürlükleri ve Sosyal Güvenlik Kurumunun haciz şerhlerinin bulunması karşısında, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde kamu alacağının şirketten tahsil olanağı bulunmadığı anlaşıldığından davacının söz konusu kamu alacağından ortak sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere aksi yöndeki gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 27/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.