10. Hukuk Dairesi 2023/10321 E. , 2023/12078 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1692 E., 2023/1685 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi SAYISI : 2021/235 E., 2023/152 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince b…
**10. Hukuk Dairesi 2023/10321 E. , 2023/12078 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1692 E., 2023/1685 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi SAYISI : 2021/235 E., 2023/152 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette işçi olarak çalışırken 25.12.2013 tarihinde ayağına demir palo düşmesi sonucunda sol ayağından ağır bir şekilde yaralandığını, bu iş kazasından dolayı davacının vücudunda ağır kayıplar olduğunu, ayrıca davacının sigortasının da yapılmadığını, davacının çalıştığı dönem boyunca hiçbir iş güvenliği eğitimi almadan çalıştırıldığını, işbaşı eğitimi yaptırılmadığını, davacının iş kazası geçirdiği işi en az iki kişinin yapması gerekirken müvekkiline tek başına yaptırmalarından dolayı iş kazasının meydana geldiğini, davacının iş kazasından sonra önce Sarıveliler Devlet Hastanesine ardında Ermenek Devlet Hastanesi ile Karaman Devlet hastanesinde iş kazasından kaynaklı olarak tedavi olduğunu, akabinde davacı tarafından iş kazasından kaynaklı olarak şirketten şikayeti olmuş ve Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/2034 Soruşturma dosyası ile soruşturma yürütülmüş ve davcının iş kazası geçirdiğinin sabitleştiğini, akabinde açılan Manavgat 2. ASCM'nin 2016/124 esas sayılı dosyası içeriği ile de netlik kazandığını, davacı adına söz konusu iş kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik geliri istemleriyle Antalya SGK İl Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğunu, Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 03.03.2021 tarih 21256755 sayılı yazısı ile iş kazası kabul edilmediğini, ceza dosyası ile sabit olmasına rağmen SGK'nın eksik tahkikat yaptığını, bu iş kazasından sonra davalı şirketin iş kazası bildiriminde dahi bulunmadığını, davacı ile hiç ilgilenilmediğini beyanla; özellikle ceza dosyası da olduğu dikkate alınarak dava konusu 25.12.2013 tarihli olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının iş kazası geçirdiğiyle alakalı olarak ilk iddiasını kaza tarihinden tam 22 gün sonrasında Sarıveliler Karakoluna verdiği ifadeyle dile getirdiğini, ancak davacının kaza geçirdiğini iddia ettiği dönemde yani 25.12.2013 tarihinde olayla ilgili olarak herhangi bir fotoğraf, kroki, tutanak, iş kazası bildirim tutanağı, sonrasında kolluk tarafından tutulan herhangi bir olay yeri tespit tutanağı, ambulans veya hastane kaydına rastlanılmadığını, öyle ki konuyla ilgili hiçbir iz bulunmadığını, bu durum davacının şikayeti üzerine başlatılan Manavgat C. Başsavcılığının 2014/2034 Soruşturma nolu hazırlık dosyasındaki bilirkişi raporlarında ve hem de Kurum denetim elemanlarından Kadir Duman’ın olaya ilişkin hazırladığı 17.02.2021/12 sayılı denetmen raporunda da belirtildiğini, bu nedenle de davacının diğer davalıya ait işyerinde çalıştığına ilişkin ortada resmi nitelikte herhangi bir kayıt olmaması, kaza anında herhangi bir ambulans, hastane kaydı bulunmaması, kolluk tutanağı bulunmaması,davacının soyut ithamlarının dışında delil vasfını taşıyacak herhangi bir resmi belge veya evrakın bulunmaması nedeniyle kurum müfettişince “...’in geçmişe yönelik iddialarında ısrarcı ise 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi uyarınca mahkemeye başvurebileceği “ yönünde rapor tanzim edildiğini, bununla birlikte sayın mahkemenin dikkatinde olması gereken en önemli husus ise davacıyla ilgili olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu Konya Adli Tıp Şube Müd. 23.07.2014 tarihli raporu olduğunu, rapor incelendiğinde 3. paragrafında “ Gösterdiği sol ayak bölgesinde yara izi bulunmadığı, yürüme patolojisi bulunmadığı, her iki ayak üzerinde ayrı ayrı durabildiği, her iki ayakta eklem hareket açıklıklarının eşi ve tam olduğu,deformasyon bulunmadığı…” ifadesinin geçtiğini, kanunilik ilkesinin geçerli olduğu bir resmi devlet kurumu olan vekil eden SGK’nın kendiliğinden, ortada geçerli resmi deliller ve emareler bulunmadan işlem yapabilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle Kurum böylesi bir davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden ötürü, Mahkemece davalı lehine bir soruca gidilmesi durumunda dahi Kurum aleyhine masraf ve vekalet ücreti yüklemesi yapılamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 25.12.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, usul ve Kanun'a aykırı olduğunu belirttiği İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıklar ... ve ...'nun beyanları ile davacıya ilişkin tedavi evrakları ve davalı şirket yetkilisinin yargılandığı ceza dosyası ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, hastane kayıtları, ceza dosyası, dinlenilen bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.