Başvuru, haksız gözaltı tedbiri için açılan tazminat davasında yetersiz tazminata hükmedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; haksız gözaltı tedbiri için açılan tazminat davasında yetersiz tazminata hükmedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/6/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Hâkim olarak görev yaparken başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasında (FETÖ/PDY) yer aldığı iddiasıyla ceza soruşturması başlatılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 16/7/2016 tarihinde başvurucunun görevden uzaklaştırılmasına karar vermiş, 29/11/2016 tarihinde ise başvurucuyu meslekten çıkarmıştır. Başvurucu 17/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu, üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle Sakarya Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Başvurucu, Sakarya Sulh Ceza Hâkimliğinin kararıyla yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesiyle başvurucu hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan kamu davası açılmıştır. İddianamede, başvurucunun FETÖ/PDY hiyerarşisi içinde yer aldığı ileri sürülmüştür. İddianamede bu suçlamaya esas alınan olgular şöyle özetlenebilir: i. HSYK'nın 16/7/2016 tarihli kararı ile başvurucunun görevinden uzaklaştırıldığı, ardından meslekten ihraç edildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiştir. ii. Başvurucunun Mudanya hâkimi olarak görev yaparken 2014 yılındaki HSYK üyeliğine ilişkin seçimden sonra Diyarbakır hâkimliğine görevlendirildiği ancak bu karara FETÖ/PDY üyesi oldukları iddiasıyla haklarında soruşturma yürütülen HSYK Birinci Dairesi üyelerinden T.G.nin muhalefet şerhi koyduğu belirtilmiştir. İddianamede, bu durumun örgüt içindeki hiyerarşi dâhilinde başvurucuyu korumaya yönelik bir hareket tarzı olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. İddianameyi kabul eden İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargılama sonucunda 14/11/2018 tarihinde başvurucunun atılı suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraatine karar vermiştir. Beraat kararı istinaf edilmeden 22/11/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Beraat kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu, haksız gözaltı tedbiri nedeniyle 000 TL manevi tazminatın ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Dava dilekçesi ile istinaf başvurusunda başvurucu gözaltına alınmasını gerektirecek hiç bir delil bulunmadığını ve gözaltı tedbirinin koşullarının oluşmadığını belirtmiştir. Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi 8/11/2019 tarihinde başvurucunun beraat etmiş olması nedeniyle tazminat hakkına sahip olduğunu ifade etmiş ve gözaltı tedbirine bağlı olarak başvurucuya 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararı hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu kesin nitelikte kararla reddetmiştir. Bu karar 12/3/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. İlgili hukuk için bkz. A.A. [GK], B. No: 2017/34502, 21/10/2021, §§ 22-46; Faik Deniz Şar, B. No:2014/1643, 4/11/2014, §§ 15-