Başvuru, daimî işçi kadrosuna geçirilmeme yönündeki idari işlemlerin iptali talebiyle açılan davaların reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, daimî işçi kadrosuna geçirilmeme yönündeki idari işlemlerin iptali talebiyle açılan davaların reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucular, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) nezdinde, şoförlü araç kiralama hizmeti satın alınması ihalesi kapsamında taşeron işçi sıfatıyla şoför olarak çalışmakta iken 20/11/2017 tarihli ve 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) maddesi ile 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici ve maddelere istinaden sürekli işçi kadrosuna geçmek için idareye başvurmuştur. İdare tarafından talepleri reddedilen başvurucular, DSİ Bölge Müdürlüğü Tespit Komisyonuna başvurmuş; bu başvuruları da olumsuz neticelenince Kahramanmaraş İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Dava dilekçelerinde kadroya geçmek için ilgili mevzuatta yer alan tüm şartların sağlandığını ileri süren başvurucular, 375 sayılı KHK'nın geçici maddesinin onuncu fıkrasının hatalı yorumlandığına dair itirazda bulunmuştur. 375 sayılı KHK'nın geçici maddesinde daimî işçi kadrosuna geçirilmeyle ilgili şartlar düzenlenmiştir. Anılan maddenin onuncu fıkrası şöyledir:"Bu maddenin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı ve yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu, yıl boyunca devam eden ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez." Başvurucular, ilgili maddede hizmet alım sözleşmesi kapsamında, niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması hâlinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirmenin her hizmet türü için ayrı ayrı yapılacağının belirtildiğini, davaya konu olan şoförlü araç kiralama hizmeti satın alınması yönündeki ihalenin araç kiralama ile birlikte şoför alımını da kapsadığını ileri sürmüştür. Mahkeme, davaların reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararlarda ilgili mevzuat hükmü ile ihaleye ait dokümanları inceleyen Mahkeme, 375 sayılı KHK'nın maddesinin onuncu fıkrası hükmüne göre talebe konu ihalenin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı niteliğinde olması gerektiğini, somut davalara konu ihalenin ise bu nitelikte olmadığını, bu kapsamda idari işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Kararlarda başvurucuların ilgili mevzuatın yorumlanmasına dair itirazlarına ayrıca yer veren Mahkeme, 375 sayılı KHK'nın maddesinin onuncu fıkrasından anlaşılması gerekenin birbirinden her yönüyle tamamen bağımsız, farklı iş kollarına/farklı faaliyet alanlarına/farklı hizmet türlerine ait iki ayrı hizmet alım işinin aynı ihaleye konu edilmesi olduğunu, taşeron işçi istihdamına dayanak olan ihalenin ise şoförlü araç kiralama hizmet alımı olduğunu, şoförlü araç kiralanmasında aynı hizmetin parçası olan şoför ve aracın birbirinden farklı hizmet türü olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağını ifade etmiştir. Mahkeme ayrıca gerekçeli kararda 1/1/2018 tarihli Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslara İlişkin Tebliği (Tebliğ) de referans almıştır. Buna göre Tebliğ'in "Hizmet alımı sözleşmesi açısından kapsamın belirlenmesi" kenar başlıklı maddesine atıf yapan Mahkeme, (3) numaralı fıkrada yer verilen örneğin somut olay açısından açıklayıcı olduğunu ifade etmiştir. Tebliğ'in maddesinin (3) numaralı fıkrasında bir hizmet alımında malzemeli yemek ve temizlik işinin birlikte ihale edilmesi durumunda malzemeli yemek ve temizlik işlerinin ayrı ayrı değerlendirileceği belirtilmiştir. Başvurucuların anılan kararlara yönelik istinaf talepleri Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucular, nihai kararların tebliği üzerine süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 2020/37856, 2020/38343, 2020/38348 sayılı başvuruların konu yönünden irtibatı nedeniyle 2020/37871 numaralı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin 2020/37871 numaralı başvuru üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.