Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/2/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, boyun ağrısı şikâyetiyle İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Hastane) müracaat etmiştir. Burada yapılan tetkikler sonucunda başvurucunun fizik tedavi bölümüne yönlendirilerek boynuna enjeksiyon yapılması gerektiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda, başvurucunun boyun bölgesine 13/10/2011 ve 5/12/2011 tarihlerinde enjeksiyon yapılmıştır. Başvurucu, boyun ağrılarının devam etmesi nedeniyle 25/7/2013 tarihinde Ankara Sincan Devlet Hastanesine müracaat etmiştir. Bu hastanede yapılan tetkikler sonucunda başvurucunun boynunda iğne ucuna benzer metal bir cisim bulunduğu belirlenmiştir. Başvurucu, anılan tıbbi müdahale nedeniyle oluşan zararlarının tazmini amacıyla idareye yaptığı müracaatın olumsuz sonuçlanması üzerine 22/8/2014 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) Sağlık Bakanlığı (İdare) aleyhinde tam yargı davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde; hatalı tıbbi müdahale sonucunda uzun süredir ağrı içinde yaşadığını, gündelik temizlik işlerinde çalışarak geçimini sağlamasına rağmen bu olay nedeniyle çalışamadığını beyan etmiştir. Başvurucu dilekçede ayrıca boynunda bulunan iğne ucunun çıkarılması için yapılacak ameliyatın hayati risk taşıması nedeniyle müracaat ettiği kurumların bu operasyonu yapmak istemediklerini, bu nedenle boyundaki cismin hâlen çıkarılamadığını belirterek sürekli ölüm korkusu içinde olduğunu ifade etmiştir. İdare vekili cevap dilekçesinde, başvurucunun zararı ile idarenin eylemleri arasında nedensellik bağının olmadığını ve olayda hizmet kusuru bulunmadığını belirtmiştir. Mahkeme, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Kurulundan (ATK) bilirkişi raporu almıştır. 7/11/2016 tarihli raporda; Sincan Devlet Hastanesindeki tetkikler sonucunda belirlenen yabancı cismin aidiyetinin tespit edilemediği belirtilmiştir. Raporda, bu cismin iğne ucu olduğunun kabulü hâlinde; enjeksiyon tarihleri ile tespit tarihi arasındaki süre itibarıyla başvurucunun başka bir kurumda da enjeksiyon yaptırmış olabileceği belirtilmiştir. ATK ayrıca iğne ucu kırılmasının tıbbi komplikasyon olduğunu; ancak bu durumun kişiye bildirilmemesinin özen eksikliği olarak nitelendirilebileceğini vurgulamıştır. Başvurucu, bu rapora itiraz ederek farklı bir sağlık kurumuna müracaatının olmadığını ve enjeksiyon yaptırmadığını ileri sürmüştür. Mahkeme, 10/5/2017 tarihli kararı ile davanın reddine hükmetmiştir. Karar gerekçesinde; ATK raporuna atıfta bulunarak başvurucunun boynunda iğne ucu kaldığına ilişkin teşhisin 25/7/2013 tarihinde konulduğu, oysa enjeksiyon tarihlerinin 13/10/2011 ve 5/12/2011 olduğu belirtilerek zarara neden olan eylemin idarenin kusurundan kaynaklandığının saptanmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu; istinaf yoluna müracaat etmiştir. İstinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek Mahkemenin resen araştırma yükümlülüğü bulunduğunu, Hastanede yapılan enjeksiyonlardan sonra farklı bir sağlık kuruluşuna gidip gitmediğinin veya hangi ilaçları kullandığının araştırılmadığını beyan etmiştir. İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi (Daire) 28/12/2017 tarihinde istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir. Gerekçede, istinaf başvurusuna konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Nihai karar, başvurucu vekiline 26/1/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 20/2/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Fındık Kılıçaslan, B. No: 2015/97, 11/10/2018, §§ 19-27; Cihan Beyribey, B. No: 2014/19450, 26/12/2018, §§ 23-28; Fesih Aydar, B. No: 2015/4259, 10/1/2019, §§ 24-