Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4560 E. , 2024/2823 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4560 Karar No : 2024/2823 DAVACI : ... Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... Bakanlığı DAVANIN_ÖZETİ:Davacı şirket tarafından, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin ek 5. maddesinin birinci fıkrasının, 07/01/2023 tarih ve 32066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetme…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4560 E. , 2024/2823 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4560 Karar No : 2024/2823 DAVACI : ... Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... Bakanlığı DAVANIN_ÖZETİ:Davacı şirket tarafından, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin ek 5. maddesinin birinci fıkrasının, 07/01/2023 tarih ve 32066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle değiştirilen (ı) bendinde yer alan "Hastaya sunulan teşhis ve tedavi hizmetlerinden muayenehane hekimi ve özel hastane müştereken sorumludur.'' düzenlemesinin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin 4. fıkrasında, “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler.” hükmü yer almakta olup, anılan hükümde bahsedilen “düzenleyici işlemin uygulanması”ndan maksat, ilk etapta ve kural olarak, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler ise de, idarenin faaliyet alanının sürekli genişlediği ve bu alanlardaki kamu hizmetini yeknesak bir şekilde yerine getirmek amacıyla çok sayıda ve farklı konumlarda kişi, kuruluş vb. hakkında düzenleyici kurallar yürürlüğe koyduğu dikkate alındığında, özellikle ülke çapında uygulanacak idari düzenlemelerin uygulamasının yalnızca idari makamlarca yapılabileceğinden bahsedilemeyeceği açıktır. Bu itibarla, kanun koyucunun da “düzenleyici işlemin uygulanması”ndan maksadının idari işlem tesisi ile sınırlı olduğunun kabulü mümkün değildir. Örneğin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, idarece tesis edilen ve ülke çapında uygulanan bir düzenleyici işlem olmakla birlikte, anılan düzenlemenin uygulamasını sıklıkla sigorta şirketleri veya adli yargı makamları gerçekleştirebilmektedirler. Bu bakımdan, söz konusu düzenlemenin sadece idare dışı kişi veya kurumlarca uygulanmasının, idarece herhangi bir uygulama işlemi tesis edilememesinin ihtimal dâhilinde olduğu da gözetildiğinde, bu gibi hallerde dava açılamayacağını veya açılan davanın süresinde olmayacağını söylemek; diğer bir anlatımla anılan Kanun hükmünü, yalnızca idarenin uygulama işlemleri üzerine dava açma süresinin yeniden başlayacağı şeklinde yorumlamak, hak arama hürriyetine açıkça aykırılık teşkil edecektir. Bu itibarla, davacı şirkete, hakkında açılan davada husumet yöneltilmesinin, dava konusu Yönetmelik hükmünün uygulaması niteliğinde olduğu ve davacı şirketin bu durumu dava dilekçesinin tarafına tebliğ edildiği 14/07/2024 tarihinde öğrenmesi üzerine 02/09/2024 tarihinde bakılan davayı açtığı anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda anılan hükmü uyarınca süresinde bulunan davanın esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dosyası 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi yönünden incelenerek işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı; 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, bu işlemin ise dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında idarece tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik yaratan, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikteki bireysel işlemleri ifade etmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından, mesleğini muayenehanesinde serbest olarak icra eden ancak muayenehanesinde hastalarına yeterli ekipmanı ve şartları sağlayamayan hekimlerle, yeterli araç, gereç ve ekipman ile bakım hizmetlerinin sağlanması amacıyla hastalarının teşhis ve tedavisini gerçekleştirmek için sözleşmeler yapıldığı, bu kapsamda davacı şirket ile Op. Dr. ... arasında sözleşme yapıldığı, sonrasında anılan doktor tarafından A.Ç. isimli kişiye yönelik gerçekleştirilen burun, vajina ve karın estetiği ameliyatlarının vadedilen nitelikte olmadığı, hastanın vücudunda kalıcı iz kalmasına ve telafisi mümkün olmayan maddi ve manevi zarara sebebiyet verdiğinden bahisle dava konusu Yönetmelik kuralı uyarınca hem ameliyatı gerçekleştiren hekime hem de davacı şirkete karşı ... Tüketici Mahkemesi'nin E:...sayılı dosyasında dava açıldığı, söz konusu davaya ilişkin dava dilekçesinin ... tarihinde davacı şirkete tebliği üzerine davacı şirket tarafından, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin iptali istemiyle ... tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin 07/01/2023 tarih ve 32066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişikliğe uğradığı, bu maddeye karşı anılan değişiklik tarihinden itibaren yasal dava açma süresi olan 60 gün içinde davanın açılmadığı görülmektedir. Öte yandan, ... Tüketici Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasına kayıtlı davada, dava dilekçesinin davacı şirkete tebliğ edilmesinin, davaya konu Yönetmelik maddesinin uygulanmasına ilişkin idarece tesis edilmiş bir uygulama işlemi niteliğinde olmadığı, dolayısıyla anılan durumun Yönetmelik maddesinin iptali istemi yönünden dava açma süresini canlandırmayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, bakılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle DAVANIN REDDİNE, 2- Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3- Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 11/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.