Başvuru, velayet altında bulunan başvurucudan mükerrer topuk kan örneği alınmasına ebeveyn tarafından rıza gösterilmemesi üzerine bu hususta mahkemece sağlık tedbiri uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, velayet altında bulunan başvurucudan mükerrer topuk kan örneği alınmasına ebeveyn tarafından rıza gösterilmemesi üzerine bu hususta mahkemece sağlık tedbiri uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/8/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Aile sağlığı merkezi görevlilerince aşı yapılması ve mükerrer topuk kan örneği alınması talepleri yeni doğan başvurucunun ebeveyni tarafından reddedilmiştir. Aşıyla ilgili herhangi bir evrak düzenlenmemekle beraber mükerrer topuk kan örneği alımının reddi tutanakla tespit edilmiştir. Anılan tutanakta başvurucunun temsilcileri doğum sonrası hastanede topuk kan örneği alındığını ve mükerrer kan örneği alımını gerektiren bir durum olmadığını belirtmiştir. Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yeni doğan başvurucunun Neonatal Tarama Programı kapsamında 48 saatlik kan numunesinin alındığı ancak ebeveynin mükerrer numune alınmasını reddettiği hususunda yazı yazılmış, bunun üzerine Kayseri Aile Sosyal ve Politikalar Müdürlüğünce başvurucu hakkında 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca sağlık tedbiri kararı verilmesi talep edilmiştir. Kayseri Çocuk Mahkemesi (Mahkeme), gerekli bilgilendirme yapılmış olduğu hâlde ebeveynin yeni doğan başvurucuya neonatal tarama testi yapılmasına rıza göstermemesinin çocuğun yüksek yararına açıkça aykırı olduğunu ve bu durumda rıza aranmaması gerektiğini belirterek 21/7/2020 tarihinde sağlık tedbiri talebinin kabulüne karar vermiştir. Kararda, ebeveynin aydınlatıldıkları hâlde haklı bir sebep göstermeksizin küçüğe yapılacak tıbbi müdahaleye karşı çıkmalarının çocuğun üstün yararına açıkça aykırı olması durumunda rıza aranmayacağına ilişkin aşı ile ilgili Yargıtay kararına ( Ceza Dairesi, E.2015/87, K.2015/6676, 5/11/2015) atıf yapılmıştır. Kararın gerekçesinde ayrıca yenidoğan topuk kan örneği veya sonucun pozitif çıktığı durumlarda mükerrer kan örneği alınmasına ailelerin rıza göstermemesi hâlinde yenidoğanın "korunmaya ihtiyacı olan çocuk" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin 13/1/2012 tarihli Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirliği yazısına yer verilmiştir. Başvurucu temsilcileri; hastanede doğum sonrası neonatal tarama için topuk kan örneği alındığını, kan örneği alınırken yeni doğan başvurucunun bir hayli zorluk ve sıkıntı yaşadığını, yeniden kan örneği alımını gerektirir bir durum olmadığını, yasal hakları çerçevesinde yeniden kan örneği alımına muvafakat vermediklerini belirterek tedbir kararına itiraz etmiştir. Başvurucu temsilcileri itiraz dilekçesinde ayrıca tedbir kararında Yargıtayın aşıya ilişkin içtihadına dayanıldığını ancak mevcut durumda zorunlu aşı uygulamasının ya da kendilerinin buna muvafakat vermemelerinin söz konusu olmadığını ifade etmiştir. Kayseri Çocuk Mahkemesi tedbir kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle 29/7/2020 tarihinde itirazı reddetmiştir. Nihai karar 30/7/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5395 sayılı Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:“(1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi; bu kapsamda, Korunma ihtiyacı olan çocuk: Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuğu, İfade eder.” 5395 sayılı Kanun’un “Koruyucu ve destekleyici tedbirler” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “(1) Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan; … d) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına, Yönelik tedbirdir.” 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (7) numaralı bentleri ile maddesi şöyledir:“Madde3 – Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti bütçeleriyle muayyen hatlar dahilinde olarak aşağıda yazılı hizmetleri doğrudan doğruya ifa eder: 1 - Doğumu (......) teshil ve çocuk ölümünü tenkis edecek tedbirler ... 7 - Çocukluk ve gençlik hıfzıssıhhasına ait işlerle çocuk sıhhat ve bünyesinin muhafaza ve tekamülüne ait tesisatın murakabesi. ... Madde 151 – Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti küçük çocuk hıfzıssıhhası ve bunlarda görülen vefiyatın azaltılması için lazım gelen müesseseler açarak idare eder ve çocuk hıfzıssıhhası faydalarının halk arasında intişar ve tatbikını teshil edecek tedbirleri ittihaz eyler.” 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun “Temel esaslar” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi şöyledir:“Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar şunlardır: … (l) Engelli çocuk doğumlarının önlenmesi için, gebelik öncesi ve gebelik döneminde tıbbi ve eğitsel çalışmalar yapılır. Yeni doğan bebeklerin metabolizma hastalıkları için gerekli olan testlerden geçirilerek risk taşıyanların belirlenmesine ilişkin tedbirler alınır. Sağlık Bakanlığının 2014/7 sayılı "Yenidoğan Tarama Programı" konulu Genelge’sinin (Genelge) , , ve maddeleri şöyledir: “ Tarama programı kapsamında dogan her bebekten doğumu takiben 48 saat sonra (oral beslenmenin ardından) topuk kan örneği alınması esastır. Ancak mümkün olduğunca çok sayıda bebeğe ulaşabilmek için sağlık kurumlarında doğan bebeklerin sağlık kurumunu terk ettigi son anda topuk tanı örneği alınmalı, eger bu örnek bebek yeterince oral beslenmeden alınmışsa hastaya ilk hafta içinde aile hekimlerine ya da en yakın sağlık kurumuna başvurarak yeni topuk kanı örneği aldırması gerektiği söylenmelidir. ... Bebeklerden mükerrer veya yeni numune alınırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus numunenin 48 saatlik oral beslenmeyi takiben alınmasıdır. Bebek hastaneden ayrılırken henüz 48 saatlik oral beslenme süresi dolmamışsa mutlaka uygun zamanda mükerrer numune alınmalıdır. Mükerrer numunede test sonuçları "normal" ise başka topuk kanı örneği alınmamalıdır. 7 gün içerisinde mükerrer numunenin gönderilmesi zorunludur. ... 48 saatlik oral beslenmeyi takiben alınan numunelerden sonra mükerrer kanörneği alınmamalıdır.”