T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1322 KARAR NO : 2025/1336 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2025 NUMARASI : 2024/14 Esas 2025/439 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1322 KARAR NO : 2025/1336 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2025 NUMARASI : 2024/14 Esas 2025/439 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 02/06/2015 başlangıç tarihli, 02/06/2016 bitiş tarihli olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında sigortalandığını, müvekkiline ait sigorta kapsamındaki aracın, poliçe süresi içerisinde ölümlü trafik kazasına karışması nedeniyle, söz konusu davanın taraflarının davalı şirkete maddi zararları kapsamında dava öncesinde başvurduğunu, bu başvuru neticesinde davalı şirket tarafından tazminat hesaplaması yapıldığını ve hasar dosyası için aktüer tarafından ... için belirlenen 6.421,70-TL tazminatın 13/10/2016 tarihinde, ... için belirlenen 4.189,42-TL tazminatın 12/10/2016 tarihinde, ... için belirlenen 118.310,22-TL tazminatın 12/10/2016 tarihinde olmak üzere toplam 128.921,34-TL'nin ödendiğini, davalı şirket tarafından yapılan bu hesaplamanın eksik yapıldığından hak sahiplerince maddi tazminat bedelinin dava konusu yapıldığını, açılan tazminat davasında yargılamanın Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/641 E. sayılı dosyası kapsamında yapıldığını, tacir olan davalı şirketin maddi tazminat hesaplamalarını yargı kararları ve yüksek mahkeme kararları doğrultusunda eksiksiz yapması gerekirken eksik hesaplama yapması nedeniyle Borçlar Hukuku anlamında kusurlu olduğunu, davalı şirketin eksiksiz hesaplama yapması durumunda maddi tazminatı dava dışı ödemiş olacağından bu talebin hak sahipleri tarafından dava konusu yapılamayacak olduğunu, davalı şirketin ikinci kusurunun ise yukarıda belirtilen maddi tazminat kapsamındaki ödemelerin yapılması sonrasında hak sahipleri ile ibralaşmaması olduğunu, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/641 Esas sayılı dosyasının yargılaması aşamasında taraflarınca davanın ihbar edildiğini, davalı şirketin Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/641 Esas sayılı dosyasına 15/11/2018 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile; “toplam 128.921,34-TL'nin ödendiği, yapılan ödemeler ile sorumluluğunun sona erdiği” şeklinde beyanda bulunduğunu, mahkemenin ve kendilerinin gerçeğe aykırı bu bilgi neticesinde yanıltıldığını, davalının vermiş olduğu bu bilgiye güvenerek müvekkilinin tarafı olduğu birleşik kasko sigorta poliçesi kapsamında Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2019/16396 esas sayılı dosyasının maddi ve manevi tazminat ile tüm ferilerinin ödenmesi için müracaat edildiğini, sigorta şirketlerinin tamamının çalışma usulü gereği kasko poliçe şirketi olan ... Sigorta Şirketinin ödemelerin yapılabilmesi için ilama konu Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/641 Esas sayılı dosyası kararının kesinleşmesi veya davacılar vekili ile kendilerinin istinaf ve temizden feragat etmesi gerektiğini taraflarına bildirdiğini, bunun üzerine davacılar vekili ve kendilerinin istinaf ve temyizden feragat ederek durumu ... Sigorta Şirketine bildirdiklerini, buradaki amacın kasko şirketi tarafından maddi ve manevi tazminatın ödenmesini sağlamak olduğunu, bunun üzerine ... Sigorta Şirketinin yaptığı inceleme neticesinde, 26/12/2019 tarihli bildirimiyle ödenmesi gereken bakiye (... tarafından eksik ödenen) destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı ve kaza anında geçerli olan trafik sigortası teminat limitinin 310.000,00-TL olduğu, ...'ın teminat limitinin tükenmediğini, bakiye trafik poliçesi teminat limitinin 181.078,66-TL olduğunu, bu nedenle hükmedilen maddi tazminat için ... Sigorta'nın sorumluluğunun devam etmekte olduğunun bildirildiğini, bu bildirim üzerine davalının poliçe kapsamında sorumluluğunun devam ettiği belirtilerek müracaat edildiğini, bu kez davalı tarafça 02/01/2020 tarihli bildirimle; “konu dosyaya ilişkin evrakların incelenmesinde mahkemece alınan bilirkişi raporunda sigortalımız olan ... plakalı aracın % 70 kusurlu tespit edildiğini, 21/05/2019 tarihli aktüer raporunda ise %100 kusura göre tazminat hesaplaması yapıldığını, sigortalı aracımızın kusuru oranında sorumluluğumuz söz konusu olacağından hükmedilen 72.483,56-TL'nin %70'ine denk gelen 50.738,50-TL ile 24.670,14-TL'nin %70'ine denk gelen 17.269,09-TL'nin ödenmesi uygundur, bu durumda müvekkil şirketçe ödenecek toplam maddi tazminat asıl alacağı 68.007,58-TL olduğunu, ferilerle birlikte icra dosyasına yapılacak toplam ödeme 103.069,49-TL olup ayrıntılı hesap aşağıdaki gibidir” şeklinde beyanda bulunulduğunu, bu kez bilirkişi raporundaki kusur oranında ödeme yapılacağının bildirildiğini, söz konusu bilirkişi raporunda takdirin mahkemeye bırakıldığını, mahkemenin takdir hakkını kullanarak davacılar lehine maddi tazminata hükmettiğini, kaldı ki Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davacılar vekilinin de istinaftan feragat ederek manevi tazminat miktarını da istinaf konusu yapmadığını, söz konusu mahkeme kararının hukuken incelendiğinde de manevi tazminat miktarlarının örnek mahkeme kararlarına göre düşük miktarlarda olduğunu, davalı şirketin eksik ödemeye gerekçe yaptığı bilirkişi raporuna davada ihbar edilen asli müdahil olmasına rağmen beyanda bulunmaması ve itirazlarını dile getirmemesi duruşmalara katılmamasının da kusuru olarak açıkça göze çarptığını, şu haliyle davayı takip etmeyip ödeme aşamasında üstelik mahkemenin takdirinde olan bilirkişi raporunu gerekçe yaparak eksik ödeme yapmasının Medeni Kanunun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporu çerçevesinde yapmış oldukları maddi tazminata dair hesaplamaların da hatalı olup kusur oranındaki kısımda İcra dosyasına eksik ödendiğini, davalının kusurları ve yapmış olduğu kusur oranındaki hesaplamanın hatası neticesinde müvekkilince Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16396 sayılı dosyasına ödenen maddi tazminata dair 65.389,57-TL ödendiğini, bunun üzerine davalı hakkında Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2020/884 sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde; bahsi geçen 13/03/2016 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirketçe 02/06/2015 ve 02/06/2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 310.000,00-TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası altında toplam 128.921,34-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, daha sonra iş bu davaya konu icra takibi üzerine Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunun incelendiğini ve rapordaki % 70 kusur oranına istinaden icra dosyasına 07/01/2020 tarihinde ferileri ile beraber 103.064,49-TL ödendiğini, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumlulukları doğacak ise ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılarak söz konusu ödemenin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, söz konusu olayda Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesince alınmış olan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kusurunun % 70 olarak belirlendiğini, sigorta şirketi tarafından %70 kusur oranından davacıya yeterli ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, bakiye miktarın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, Ankara 24. Asliye Hukuk mahkemesince alınan kusur raporunda sigortalı araç olan ... plakalı aracın kusurunun %70 olmasına rağmen 21/05/2019 tarihli aktüer raporunda %100 kusura göre tazminat hesaplaması yapıldığını, bu fahiş hataya rağmen sigortalı araç sürücüsünün kendi savunma hatasından kaynaklı olarak söz konusu kararın kesinleştirildiğini, dolayısıyla hatalı yürütülen yargılamadan dolayı müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bakiye tazminat kabul edilmemekle birlikte tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında kanuna ve Yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, bakiye tazminatı kabul etmemekle birlikte hesap yapılacaksa hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini şikayete konu uyuşmazlığın tamamen haksız fiilden kaynaklandığını haksız fiilden kaynaklanan taleplerde de uygulanacak faiz oranının yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Dairemiz Kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda; “1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-Davalı yanın Ankara 2. İcra Dairesi'nin 2020/884 İcra Dosyasındaki 62.326,48-TL asıl alacak miktarı ve 61,47 TL işlemiş faiz alacağına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden takip tarihinden itibaren talep edilen yasal faiz oranı üzerinden aynen devamına, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-62.326,48 TL asıl alacak miktarı üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin sigortalısının %70 kusuruna isabet eden miktarı icra dosyasına ödediğini, sorumluluğunun kalmadığını, kalan %30’luk kısmı talep etmenin doğru olmadığını, sigortanın sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, fer’ilerden sorumlu olmadığını, icra inkar tazminatı koşulunun oluşmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, davacı tarafça dava dışı hak sahiplerine ödenen tazminat miktarının davacıya ait aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacıya ait aracın(tırın) sürücüsünün, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/641 esas, 2019/525 karar sayılı dosyası davacılarının yakını ...’ın içinde bulunduğu araçla çarpışması şeklinde gerçekleşen kazada ...’ın ölümüne neden olduğu, bu olay nedeniyle ...’ın eşi ve çocukları tarafından bahsedilen Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında davalılar ... Oto İnş. Gıda…Ltd. Şirketi ile sürücü ... hakkında destekten yoksunluk tazminatı ve manevi tazminat davası açıldığı, bu dosyada ... Sigorta şirketinin ihbar edilen sıfatıyla yer aldığı, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/641 Esas - 2019/525 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, “…davalı araç sürücüsü ...'in kavşakta sola dönüşe geçerken trafik kurallarına uymaması nedeniyle %70 oranında, davacıların yolcu olduğu dava dışı araç sürücüsü ...'ın ise kavşaklara yaklaşırken aşırı hızlı oluşu gözetilerek %30 oranında kusurlu olduğu… sigorta şirketinin poliçe kapsamında davacılara ödemiş olduğu miktarlar indirildikten sonra davacı eş ...'ın bakiye 72.483,56 TL, davacı çocuklardan ...'ın 24.670,14 TL destekten yoksun kalma zararlarının bulunduğu, diğer iki çocuğun ise sigorta ödemesi yapıldıktan sonra kalan bakiye bir destekten yoksun kalma zararlarının bulunmadığı… dava dışı araçta yolcu olarak bulunduklarından bilirkişi tarafından herhangi bir kusur indirimi yapılmamış olup, müşterek sorumlu davalılardan yalnızca talepte bulunduklarından kusur indirimi yapılmamış olması mahkememizce de doğru bulunmuştur.... Davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddine, Davacılardan ... için 72.483,56TL maddi, 25.000,00TL manevi tazminatın, Davacılardan ... için 24.670,14TL maddi, 20.000,00TL manevi tazminatın, Davacılardan ... için 10.000,00TL manevi tazminatın, Davacılardan ... için 10.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi 13/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacılara ödenmesine, Davacılardan ... ve ...'ın maddi tazminat istemleri ile, diğer davacılar ... ve ...'ın fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine,” karar verildiği ve kararın davalıların istinaftan feragati ile kesinleştiği, bu dosyadaki davalıların aracının ZMMS düzenleyicisi olan ... Sigorta Şirketinin “ihbar edilen” sıfatıyla yer aldığı, iş bu mahkeme kararının infazı için dosya davalıları hakkında Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2019/16396 esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibi dosyasına ... Sigorta tarafından toplam 103.064,49 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının, eldeki davaya esas Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2020/884 esas sayılı icra takibinin dayanağının ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı ... şirketinin limitten eksik ödeme yaptığı ve dolayısıyla da Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının icra takibine konu edilmesi (Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2019/16396 esas) sonucu fazla ödeme yapmak durumunda kaldığı iddiasıyla 65.389,57 TL asıl alacak ve 161,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.550,80 TL alacağının bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkemece “Davanın Kabulüne” dair verilen kararın Dairemizce HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılması üzerine mahkemece kaldırma kararı gereğinin yerine getirildiği, usulüne uygun ve denetime elverişli bilirkişi ek raporu gereğince davacının davalı ... şirketinden talep edebileceği (takibe konu yapabileceği) bakiye tazminat/alacak miktarının ve sigortanın ilk ödeme tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek talep edilebilecek işlemiş faiz miktarının belirlendiği, üçüncü kişinin zararını kesinleşmiş mahkeme kararına göre müteselsilen ödeyen davacının, ödediği tazminatı ve fer’ilerini poliçe limiti dahilinde davalı ... şirketinden isteyebileceği ve davalının da ödedikten sonra kusur oranları nispetinde diğer sorumlulara yönelebileceği, davacının müteselsil sorumluluk kapsamında ödemek durumunda kaldığı tüm tazminatın sigorta poliçesi şartları ve muafiyet hükümleri ile poliçe limitleri gözetildiğinde davalı tarafından karşılanması gerektiği, buna göre mahkemece davacının olaydaki kusur oranı dikkate alınmadan verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalının sigortalının kusur oranına tekabül eden miktardan daha fazla sorumlu olmadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı ve bu kapsamda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşıldığından davalının bu hususlara yönelik istinafına itibar edilmemiştir. Ancak; dava konusu edilen alacak miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden ve bu suretle alacak miktarı likit olmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile mahkemece davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmemiş, davalının buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve icra inkar tazminatının reddine karar verilerek hükmün düzeltilmesine, esasa yönelik kaldırma yapılmadığından vekalet ücretinin ilk karardaki haliyle bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 18/06/2025 tarihli, 2024/14 Esas – 2025/439 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-Davalı yanın Ankara 2. İcra Dairesi'nin 2020/884 İcra Dosyasındaki 62.326,48 TL asıl alacak miktarı ve 61,47 TL işlemiş faiz alacağına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden takip tarihinden itibaren talep edilen yasal faiz oranı üzerinden aynen devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.261,72 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 1.119,45 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.142,27 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 293,31 TL tebligat-müzekkere gideri ve 3.200,00 TL bilirkişi ücreti, 54,40 TL başvurma harcı, istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70 TL, istinaf karar harcı 80,70 TL olmak üzere toplam 3.849,11 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul ve ret oranları dikkate alınarak takdiren, 3.660,50 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL posta masraf, istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70 TL, istinaf karar harcı 307,29 TL olmak üzere toplam 577,99 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul ve ret oranları dikkate alınarak takdiren, 28,32 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan peşin harç 1.119,45 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı vekille temsil olunduğundan kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9- Davalı vekille temsil olunduğundan kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 3.162,85 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 64,68 TL'sinin davacıdan, 1.255,32 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 12-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-İstinaf talebi kabul edilen davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ve 300,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.983,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.