(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11138 E. , 2008/11462 K. "" MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.02.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11138 E. , 2008/11462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.02.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi istemi ile açılmıştır.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacının maliki olduğu 231 parsel üzerindeki zeytin ağaçlarının davalıya ait olduğu hükmen tespit edildiğinden dava reddedilmiştir.Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 683. maddesi hükmünce bir şeye malik olan kimse o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yasanın 718. maddesine göre de arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Kısaca ifade etmek gerekirse, yasadan kaynaklanan nedenler ayrık olmak üzere arazi mülkiyetini ayrı, üzerindeki bitkileri ayrı düşünme olanağı yoktur. Her ne kadar, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi uyarınca tapuda kayıtlı taşınmaz malın üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhtesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkün ise de, anılan yasanın 33. maddesine göre Kadastro Kanununun 19. maddesi kanunun uygulandığı yerler dışında bulunan taşınmaz mallar hakkında uygulanamaz. Bu nedenle tespit hükmü alınarak yasaların muhtesat sahibine tanımadığı bir hakkın hükmen davalıya tanınması doğru olmamıştır. Ne var ki; Sulh Hukuk Mahkemesinin davacının da taraf olduğu 2006/356 esasında kayıtlı davada davalı yararına tespit kararı verilmiş, bu karar o davanın davalısı ..tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiş ve kesin hüküm haline gelmiştir. Ortaya çıkan bu hukuki durum karşısında kesin hükmün sonuçları eldeki bu davada davacı malik ....’ı da bağlayacağından mahkemece davanın reddedilmiş olması mevcut hukuki durum karşısında doğrudur. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve özellikle Soma Sulh Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 11.04.2007 tarih 2006/356- 2007/206 sayılı tespit hükmüne göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 13.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.