4. Hukuk Dairesi 2022/4348 E. , 2023/13565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/302 E., 2021/317 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmişt
**4. Hukuk Dairesi 2022/4348 E. , 2023/13565 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/302 E., 2021/317 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin dava dışı bankadan kredi kullandığını, kredinin teminatı amacıyla davalı ile muris arasında hayat sigorta poliçesinin düzenlendiğini, murisin poliçenin vade tarihi içerisinde öldüğünü açıklayıp poliçe teminat bedeli olan 31.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilkekçesinde; murisin poliçe tanzimi sırasında doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, ölüm ile bildirilmeyen hastalık arasında illiyet bağı bulunduğunu, talebin teminat dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli kararıyla davanın kabulüne 31.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.06.2019 tarih, 2016/17561 Esas, 2019/7472 Karar sayılı ilamıyla hükmün "Tüm dosya kapsamına göre; murisin poliçe tanziminde önce hiperlipidemi ve diyabet hastası olduğu, Kalp ve Damar Cerrahisi ve Nöroloji bölümlerinde tedavi gördüğü, düzenli olarak ilaç kullandığı, kardiyak arrest nedeni ile öldüğü, buna göre poliçe tanzimi sırasında hiç bir rahatsızlığı bulunmadığını bildiren sigortalı/murisin doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabittir. Beyan yükümlülüğünün ihlali nedeni ile açılan davanın reddi gerekirken..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Anılan Yargıtay bozma ilamına karşı davacılar vekilince ölüm ile poliçe tanzimi sırasında bildirilmeyen mevcut hastalıklar arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarih, 2019/6056 Esas, 2020/5833 Karar sayılı ilamıyla, davacılar vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin reddiyle, poliçe üzerinde dain mürtehin hakkı bulunan dava dışı bankanın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamının kaldırılarak hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ölüm ile poliçe tanzimi sırasında bildirilmeyen hastalık arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın kabulüne 31.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, talebin teminat dışında kaldığını, ölüm ile poliçe tanzimi sırasında mevcut olan ve bildirilmeyen hastalıklar arasında illiyet bağı bulunduğunu, Yargıtayın karar düzeltme ilamıyla davacıların sair temyiz itirazlarının reddedildiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu, 1435 inci vd maddeleri, 1487 nci maddesi, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece; davacıların murisinin poliçe başlangıç tarihinden önce hiçbir hastalık bildirmediği buna rağmen Kalp ve Damar Cerrahisi ve Nöroloji bölümlerinde birçok kez tedavi görmüş ise de davacıların murisinin ölümü ile mevcut rahatsızlıkları arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Anılan karar ve kararın dayandığı gerekçeler somut dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda beyan yükümlülüğü, kapsamı ve sonuçları 1435, 1436, 1437 ve 1439/2 maddelerinde düzenlenmiştir. Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder şeklindedir. Bu düzenlemeler kapsamında; sigorta sözleşmelerinde beyan yükümlülüğü sigortalı/sigorta ettirene getirilen bir mükellefiyettir. Hayat sigortaları vefat riskinin üstlenildiği sözleşmeler olup, riske yönelik değerlendirmeler akdin kurulup kurulmamasına da etki eden en önemli unsurdur. Bu bağlamda sorulara verilen cevapların doğruluğu akdin kuruluşuna esas teşkil etmektedir. Somut olayda davacıların murisi ile davalı arasında poliçe düzenlenirken sigortalıya daha önceden geçirmiş olduğu bir hastalık veya süregelen bir hastalık veya rahatsızlığı olup olmadığı, tedavi görüp görmediği, düzenli olarak ilaç kullanıp kullanmadığı hususu sorulmuş, sigortalı/muris ise başvuru formunu imzalarken hiçbir hastalığı bulunmadığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; murisin poliçe tanziminde önce hiperlipidemi ve diyabet hastası olduğu, Kalp ve Damar Cerrahisi ve Nöroloji bölümlerinde tedavi gördüğü, düzenli olarak ilaç kullandığı, kardiyak arrest nedeni ile öldüğü, buna göre poliçe tanzimi sırasında hiçbir rahatsızlığı bulunmadığını bildiren sigortalı/murisin doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabittir. Beyan yükümlülüğünün ihlali nedeni ile açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.