T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/175 - 2025/1667 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/175 KARAR NO : 2025/1667 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2024 NUMARASI : 2022/874 Esas 2024/859 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/12/2025 Mahalli mahkemesince ve…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/175 - 2025/1667 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/175 KARAR NO : 2025/1667 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2024 NUMARASI : 2022/874 Esas 2024/859 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından ... plaka sayılı araca 16/09/2020 ve 16/09/2021 tarihleri arasını kapsayan ZMSS poliçesi tanzim edildiğini, 03/02/2021 tarihinde saat 19:30 sıralarında Batıkent-Keçiören minibüs hattında çalışan sürücü ... sevk ve idaresindeki davalıya ait araçta yolcu konumunda seyahat eden dava dışı ...'nun yere düşmesi sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirketçe kazaya ilişkin olarak dava dışı şahsa 90.000,00-TL hasar miktarının 23/05/2022 tarihinde ödendiğini, olay akabinde kazaya karışan araç sürücüsü ... ehliyetsiz olduğu ve alkol raporunun eksik olduğunun tespit edildiğini, dava konusu hasarla ilgili olarak davalılara rücu mektubu gönderildiğini, akabinde olumlu cevap alınamaması neticesinde, Ankara 6. İcra Müdürlüğü 2022/15924 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe girişildiğini, borçlunun borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...'ı tanımadığını, ...'ın kusurundan söz edilemeyeceğinden, müvekkilinin de söz konusu tazminattan sorumlu tutulamayacağı, ...'ın hiçbir zaman müvekkilinin şoförü olmadığını, olay tarihinde müvekkiline ait aracın genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu kapsamda huzurdaki davanın ... Sigorta Şirketi'ne ve ... Sigorta A.Ş'ye ihbarı gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Ankara 33. ASCM 2021/1215 esas nolu dosyasında dava dışı sürücünün taksirli adam yaralamaktan mahkumiyet kararı aldığı ve bu kararın 12/10/2022 tarihinde kesinleştiği, celp edilen poliçeye göre, kaza tarihinde sigortalı aracın davalı adına kayıtlı olduğu, 26/08/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda; meydana gelen olayda, dava dışı sürücü ... ile araçta yolcu olarak bulunan ...'nun %50'şer eşit oranda kusurlu olduklarının rapor edildiği, 27/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, meydana gelen dava konusu olayda dava dışı sürücü ...’ın yönetimindeki toplu taşıma aracından (dolmuş) yolcu indirmek istediğinde araç durmadan kapıyı açması, indirme-bindirme, kapı açılma kurallarına uyması gerekirken, aksine dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sonucunda kazanın oluştuğuna sebebiyet verdiği olayda, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 110. maddesinin a-b,1. 2. ve 3. bentleri gereğince, birinci derecede %85 oranında kusurlu olduğu, dava dışı yolcu ..., hareket halindeki araçta kendi can güvenliği içi araç durana kadar ayağa kalkmaması gerekirken, aksine hareket halindeki araç yerinden kalkarak iniş kapısı boşluğuna gelmesiyle, henüz durmadan açılan kapıdan inmeye çalışarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürerek, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sonucunda araçtan yere düşüp yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, Trafik Yönetmeliği 110/a bendine aykırı davranmakla ikinci derecede %15 oranında kusurlu bulunduğu, olaydaki sigorta konusu uzmanlık alanı olmamakla birlikte, bu konuya ilişkin birden fazla uzmandan yapılan araştırmalarda, meydana gelen dava konusu olayda dava dışı sürücü ... yönetimindeki toplu taşım aracından (dolmuş) yolcu indirmek istediğinde araç durmadan kapıyı açması, indirme-bindirme, kapı açılma kurallarına uyması gerekirken, aksine dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sonucunda kazanın oluştuğuna sebebiyet verdiği olayda, Karayolları Trafik Yönetmeliği 110. maddesinin a-b,1. 2. ve 3. bentleri gereğince; birinci derecede %85 oranında kusurlu olduğu, dava dışı yolcu ..., hareket halindeki araçta kendi can güvenliği için araç durana kadar ayağa kalkmaması gerekirken, aksine hareket halindeki araçta yerinden kalkarak iniş kapısı boşluğuna gelmesiyle, henüz durmadan açılan kapıdan inmeye çalışarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürerek, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sonucunda araçtan yere düşüp yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, Trafik Yönetmeliği'nin 110/a bendine aykırı davranmakla ikinci derecede %15 oranında kusurlu bulunduğu, olaydaki sigorta konusu uzmanlık alanı olmamakla birlikte, bu konuya ilişkin birden fazla uzmandan yapılan araştırmalarda; ağır kusur kasta çok yakın bir kusur hali olup, B.4.a maddesindeki ağır kusuru burada ancak bu sonucu gerçekleştirme kasti olmadığı anlaşılmakla “ağır kusurlu” sayılamayacağının belirtildiği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebilmesi için kasıt veya ağır kusurdan söz edildiği, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde belirtilen ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmekte, aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en basit dikkat ve özenin gösterilmemesi şeklinde tanımlandığı, dava konusu olayda dava dışı sürücü ..., yönetimindeki toplu taşım aracından (dolmuş) yolcu indirmek istediğinde araç durmadan kapıyı açması, indirme-bindirme, kapı açılma kurallarına uyması gerekirken, aksine dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ucunda kazanın oluştuğuna sebebiyet verdiğİ, dava dışı yolcu ..., hareket halindeki araçta kendi can güvenliği içi araç durana kadar ayağa kalkmaması gerekirken, aksine hareket halindeki araç yerinden kalkarak iniş kapısı boşluğuna gelmesiyle, henüz durmadan açılan kapıda, inmeye çalışmakla, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmekle, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sonucunda araçtan yere düşüp yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, sigortalı aracın sürücüsünün %85 oranında, dava dışı yolcunun ise %15 oranında kusurlu olduğu, sürücünün meydana gelen kazaya ilişkin kasıtlı hareket etmediği, incelenen Ankara 33.ASCM 2021/1215 esas nolu dosyasında taksirli adam yaralamaktan mahkumiyet kararı aldığı ve bu kararın 12/10/2022 tarihinde kesinleştiği de nazara alındığında, sürücünün olaya ilişkin Yargıtayın aradığı şekilde kasta yakın bir ağır kusurundan da bahsedilemeyeceği, dava dışı sürücünün Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nün 04/05/2023 tarihli yazı cevabına göre, kaza tarihi itibari ile hem B hem de C sınıfı sürücü belgesine haiz olup, olay günü kazaya karışan dolmuşu (minibüs) kullanmaya uygun sürücü belgesine sahip olduğu, sürücünün alkollü olduğuna dair tespitin bulunmadığı, aksi durumun davacı yanca kanıtlanmadığı, nitekim Yargıtayın bir çok kararında sırf alkollü şekilde araç sürülerek ya da kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verilmesi halinde bile sürücülerin ağır kusurlu sayılmadıkları, (Yargıtay 17.HD 2016/5264 E. -2019/1876 K.) bu nedenle sigortacının, sigortalısına rücu şartları eldeki davada gerçekleşmediği gerekçesiyle, "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, sigortacı tarafından rücu şartları sayma yoluyla tek tek belirtildiğini, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi, yeterli sürücü belgesine sahip olmaması, alkol ve kaza tespit raporunun düzenlenmesinde eksiklik veya aykırı davranışı ve maddede yer alan diğer sair nedenlerle rücu şartlarının oluşacağını, mevzuatta açıkça alkol raporu eksikliği ve geçerli sürücü belgesine sahip olunmaması durumlarında sigortacı nezdinde rücu şartlarının oluşacağı açıkça belirtilmiş olmasına karşın yerel mahkemece ve bilirkişilerce değerlendirmeye dahi alınmadığını, dava dilekçesinde ve itirazın iptaline konu Ankara 6. İcra Dairesi 2022/15924 E. sayılı dosyasında da açıkça geçerli sürücü belgesine sahip olunmaması nedeniyle rücu talebinin olduğu belirtilmesine rağmen yerel mahkeme ve bilirkişilerce talep yönünde herhangi bir inceleme gerçekleştirilmediğini, aksine dosya muhteviyatında taraflarınca herhangi bir talepte bulunulmadığını, sürücünün ağır kusur durumu üzerinde yoğunlaşıldığını ve davanın reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere sürücünün kaza tarihi itibariyle geçerli sürücü belgesine sahip olmaması ve kaza sonrası alkol raporu eksikliği nedeniyle müvekkil şirket nezdinde rücu şartlarının oluştuğunun aşikar olduğunu, ağır kusur yönünden inceleme yapılsa bile rücu şartlarının oluştuğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Davacı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davacı sigorta şirketi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Medeni hukuk yargılamasına hâkim olan ilkelerden biri de taleple bağlılık ilkesidir. Tasarruf ilkesi ve taraflarca getirilme ilkesi, hâkimin, tarafların bildirdiği vakıalarla bağlı olmasını ve onların talepleri doğrultusunda hareket etmesini ifade eder. Davacı vekili, dava dilekçesinde vakıa olarak alkollü araç kullanma ve yeterli ehliyetnameye sahip olmama maddi vakıalarına dayanmış olup, mahkemece rücu sebebi olarak “ağır kusur”a konusunda değerlendirme yapması isabetsiz olup, diğer sebepler yeterince incelenmemiştir. Poliçe tanzim tarihinde uygulanan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. c. Maddesinde “tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi” nedeniyle meydana gelmesi halinde sigorta şirketinin sigortalısına üçüncü kişiye ödediği tazminatı rücu edebileceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 75. maddesinde, "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" düzenlenmiş olup, 85. Maddesinde ise, “Araçların Sürülmesinde Yetki Durumu” düzenlenmiştir. Poliçede aracın minibüs (sürücü dahil 10-17 koltuk) olduğu belirtilmiş olup, sürücünün B ve C sınıfı sürücü belgesi bulunduğu saptanmışsa da, bu durumda davacı sürücünün olay tarihi itibari ile anılan minibüsü kullanmak için gerekli ve yeterli sürücü belgesine sahip olmadığının tartışılıp değerlendirilmesi, alkollü araç kullanma ile ilgili varsa delillerin toplanması gerekir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/12/2024 tarihli, 2022/874 Esas - 2024/859 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 1. Genel İcra Dairesinin 2025/4756 Esas sayılı dosyasına yatırılan 47.000,00 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.