3. Hukuk Dairesi 2025/2434 E. , 2025/6064 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1702 E., 2024/3404 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalın…
3. Hukuk Dairesi 2025/2434 E. , 2025/6064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1702 E., 2024/3404 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının 1993 yılından beri davacıya ait dükkan nitelikli taşınmazda kiracı olduğunu, taraflar arasında 18.05.2008 tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, 2014 yılı Mart ayı ile 2015 yılı Mart ayı arasındaki döneme ilişkin 13 aylık kira bedelinin ödenmediğini, ödenmeyen kira bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edilmesiyle takibin durduğun ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, kiralananın tahliyesine ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu yerde kiracı olarak hiç bulunmadığını, 26.03.2009 tarihinden beri söz konusu yerde dava dışı ...'nün kiracı olduğunu ve kiracılık ilişkisinin devam ettiğini, kira bedellerinin bu kişi tarafından öendiğini, resmi kayıtlarda da adı bulunduğunu, davacı tarafça sunulan kira sözleşmelerinin hiç yürürlüğe girmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 21.01.2016 tarihli kararla; dava konusu yer ile ilgili olarak geçerli kira ilişkisinin taraflarının davacı ile dava dışı .... olduğu, davalının kira ilişkisinin tarafı olduğu hususunun davacı tarafça kanıtlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 12.12.2018 tarihli ilamla; davalının temyiz itirazının reddine karar verildikten sonra, Mahkemece eksik ödenen harcın ikmali için mehil verilmediği, davacı taraf davalının dayandığı yazılı kira sözleşmesindeki kiraya veren imzasına itiraz ettiği halde imza incelemesi yapılmadığı, Mahkemece davacının dosyaya sunmuş olduğu belgeler de dikkate alınarak bilirkişi raporu alınarak ve davacının imzaya itirazı hakkında bir karar verildikten sonra oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. 2. Asli müdahale talep eden vekili; dosyanın Yargıtay incelemesinde bulunduğu sırada dava konusu kiralananın davacı tarafından müvekkiline satıldığını, yeni malik olması nedeniyle doğan halefiyet ilişkisi sebebiyle davacı yanında davaya müdahale zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 3.Mahkemenin 23.11.2022 tarihli kararıyla; 18.05.2008 tarihli sözleşmenin feshine veya ortadan kaldırıldığına dair bir belge sunulmadığı, kira sözleşmesi ve dosyaya kazandırılan bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda bakiye kira alacağının 23.808,00 TL, faizinin 1.639,57 TL olduğu, yeni malikin kiracılık ilişkisinin halefi olduğu, kira bedellerinin verilen otuz günlük süre içerisinde ödendiği hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibin 23.808,00 TL asıl alacak ve 1.639,57 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş; karar, dahili davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4.Dairece verilen 21.02.2024 tarihli ilamla; dahili davacılar vekilinin 26.05.2021 tarihli duruşmaya gelmediği ve mazeret dilekçesi de sunmadığı, Mahkemece; dahili davacılar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayıl Kanun) 150. maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek işlem tesis edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, temerrüt sebebiyle tahliye isteme hakkının ancak temerrüde esas olan alacağın alacaklısı bulunan kiraya verene ait olduğu, yeni malikin satın alma tarihinden sonraki kira alacağının kendisine ödenmesi için ihbar ve daha sonra da temerrüt ihtarı göndermek suretiyle temerrüt nedeniyle tahliye davası açabileceği, önceki malikin kiralananı satarken yeni malike ödenmemiş kira alacaklarını temlik edebileceği, temerrüt nedeniyle tahliye davasına konu alacak hakkı ile tahliye davası açma haklarının birlikte yeni malike temlik edilmesi halinde yeni malikin davaya devam edeceği, temerrüt nedeniyle tahliye isteme hakkının alacak hakkından ayrı olarak temlik edilemeyeceği, somut olayda eski malik ve kiraya veren davacı ... vekilinin davaya kira alacağı üzerinden devam ettiklerini, yeni malik .... vekilinin ise davaya yeni malik sıfatıyla tahliye yönüyle devam ettiklerini bildirdikleri; alacağın temlik edilmemiş olduğu, davanın açılmasından sonra kiralananın satılmasıyla önceki malikin kiraya veren sıfatı kalmadığından tahliye isteminin reddi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. 5.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı arasındaki 18.05.2008 başlangıç tarihli, aylık 2.500,00 TL bedelli ve 1 yıl süreli sözleşmesinin geçerli olduğu, davalı kiracının takip tarihine kadar ödemiş olması gereken toplam 32.500,00 TL kira bedelinden davalının dava dışı kızı tarafından yapılan 8.692,00 TL kira ödemesinin mahsubu ile davacının 23.808,00 TL kira ve 1.639,57 TL temerrüt faizi alacağı bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile 23.808,00 TL asıl alacak ve 1.639,57 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden takibin devamına, 23.808,00TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Dahili davacılar vekili; ödeme varsa bile bunların devam eden aylara ait olduğunun dikkate alınması ve davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; 26.03.2009 tarihinden itibaren kiracının dava dışı .... olduğunu, öncesinde de dava dışı şirketin kiracı olduğunu, kira sözleşmelerinin müteakip yıllarda yenilenmediği takdirde 5 yılda zamanaşımına uğradığını, davalı kiracı olmadığından kira borcu bulunmadığını, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, ödenmeyen kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar doğrultusunda karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının mahallinden davacıdan alınmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.