8. Hukuk Dairesi 2013/14267 E. , 2013/13456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil Faris Kalkan ile ... ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.07.2012 gün ve 609/204 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan
**8. Hukuk Dairesi 2013/14267 E. , 2013/13456 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil Faris Kalkan ile ... ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.07.2012 gün ve 609/204 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevki ve sınırları belirtilen taşınmaz bölümlerinin adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, niza konusu taşınmazın dere yatağı olarak tespit dışı bırakıldığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddi ile ... adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın her zaman sel tehlikesi altında olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 16.6.2011 tarihli rapor ve krokisinde F harfiyle gösterilen 7.007,93 m2 ve G harfiyle gösterilen 1.297,921 m2 taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu taşınmaz 1976 yılında yapılan tapulama çalışmalarında "dere yatağı" olarak tespit dışı bırakılmıştır. Kural olarak, dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin kazanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, aktif dere yatağında ve etki alanında kalmayan bir yer, koşulları mevcut olduğu takdirde zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılabilir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar uyuşmazlık konusu taşınmazın boşluk vasfında iken davacı tarafından temizlenmek suretiyle ev yapılarak ve ağaç dikilerek tasarrufa başlanıldığını bildirmiş ise de, taşınmazın ne şekilde ve hangi tarihler arasında imar ihyaya başlanılıp tamamlandığı, ekonomik amacına uygun zilyetliğin başlangıç ve süreci açıklığa kavuşturulmamış, hava fotoğrafları usule uygun şekilde uygulanmamıştır. -2- Bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının kadastro tespitinden sonraki, dava tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava tarihinden geriye doğru 20 – 30 yıl öncesine ait (1980-1990 yılları arası) en az iki farklı tarihe ait stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması gerekir. Mahkemece yapılacak iş, tespit tarihinden sonra ve dava tarihinden geriye doğru 20–30 yıl öncesine ait (1980-1990 yılları arası) en az iki farklı tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan; fotoplan, fotometrik ve fotoğrametrik paftaların İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosyaya eklenmesi, mahallinde yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince usule uygun şekilde çağrılması, hava fotoğrafları, fotometrik ve fotoğrametrik paftaların daha önce götürülmeyen iki jeodezi ve fotoğrametri uzmanı mühendis ile teknik bilirkişiden kurulu heyet aracılığıyla yapılacak keşifte uygulanması, hava fotoğraflarının uzman bilirkişilerce incelemeye tabi tutulması, çekildikleri tarihlere göre tesciline karar verilen taşınmazların imar ve ihya edilip edilmedikleri, kültür arazisi haline getirilip getirilmedikleri veya hangi konumda bulundukları hususunda bilirkişi kurulundan tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, topoğrafik haritaya ait bilgilerin rapora aktarılmasının sağlanması, taşınmazın hangi tarihler arasında imar ve ihyasının tamamlandığı, tarımsal amaçlı zilyetliğin başladığı tarih ve zilyetliğin kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğünün yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nun 261 maddesi gereğince giderilmeye çalışılması, HMK'nun 290/2. maddesi gereğince birlikte keşfe götürülecek uzman bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan panoramik fotoğraflarının çektirilerek, Mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması ve toplanacak delillere göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17/son maddesi de dikkate alınarak değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesidir. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, Usul ve Yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine. 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.