Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/909 E. , 2024/4319 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/909 Karar No : 2024/4319 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1- Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin, 2- Davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararnam…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/909 E. , 2024/4319 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/909 Karar No : 2024/4319 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1- Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin, 2- Davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de (KHK), bağımsız denetçi olarak yetkilendirme talebinde bulunan meslek mensuplarının bu taleplerinin, geçmişte aldıkları cezalar nedeniyle kabul edilmeyeceği yönünde bir düzenlemenin yer almadığı, ancak dava konusu işleme dayanak yapılan Yönetmelik kuralında 660 sayılı KHK'yı aşan bir düzenleme yapıldığı, bu durumun normlar hiyerarşisine aykırılık oluşturduğu, Yönetmeliğin dava konusu kuralının, infaz edilen suç ve cezaların etki ve sonuçlarını Türk Ceza Kanunu'nda öngörülmeyen bir şekilde genişletmek suretiyle çalışma özgürlüğünü kısıtladığı ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Usul yönünden, dava konusu işlemin bildirim mahiyetinde olduğu, idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte olmadığı, davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise, Bağımsız Denetim Yönetmeliği ile bağımsız denetçilerin yetkilendirme şartlarının belirlendiği, davacıya ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından "Hususi Evrakta Sahtecilik" suçundan 1.825.000 TL ağır para cezası verildiği, yine davacıya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce "Sahte Hususi Belgeyi Kullanmak" suçundan bir yıl hapis cezası verildiği ve bu cezaların kesinleştiği, davacının memnu hakların iadesi kararı almış olmasının yetkilendirme şartını sağladığı anlamına gelmediği, davacının işlediği ve ceza aldığı sahtecilik suçu nedeniyle Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendindeki şartı sağlamadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine göre Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunlu olduğundan davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilme istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden de davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin ve davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; Danıştay 13. Dairesinin 27/12/2022 tarih ve E:2016/2641, K: 2022/5001 sayılı kararı ile Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yönünden davanın reddine, davacının bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden ise, ... Asliye Ceza Mahkemesi ve ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce memnu haklarının iadesine karar verilen davacının, bu kararın niteliği gereği mahkûmiyet hükmünden doğan süresiz hak yoksunlukları hukuken ortadan kalktığından, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilme isteminin önceki mahkûmiyet hükümlerinden bahisle değerlendirmeye alınmaksızın zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği, davalı idarenin temyiz talebi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/01/2024 tarihli, E:2023/1846, K:2024/43 sayılı kararı ile; davalının temyiz isteminin kabulüne, karar verilerek; memnu hakların iadesi kararı, kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma gibi temel hak ve özgürlükler alanındaki ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldırarak, ilgiliye kullanılması men edilen hakları kullanma yetkisi verdiği, ancak Yönetmeliğin dava konusu 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde aranan koşullardan biri olan "sahtecilik suçundan dolayı mahkum olmama" durumunu ortadan kaldırmadığı, anılan maddede, sayılan suçlardan dolayı hüküm giymiş bulunanlara affa uğramış olsalar bile bağımsız denetçi olarak yetkilendirilemeyeceği hükme bağlanmış olduğundan, uyuşmazlıkta, memnu hakların iadesi kararının, söz konusu suçtan dolayı mahkumiyet kararı bulunan davacı yönünden, Yönetmelikte aranan koşulları sağlama bakımından bir hak doğurmadığı, bu itibarla, temyize konu Daire kararının, davacının, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi isteminin reddine dair işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle BOZULDUĞU anlaşılmaktadır. 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında da, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında ise; Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ile; Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili Dava Daireleri Kurulunun bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmadığı açıktır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Dairemizin 27/12/2022 tarih ve E.2016/2641, K.2022/5001 sayılı kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının iptale ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/01/2024 tarih ve E.2023/1846, K.2024/43 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozulan kısımla sınırlı olarak gereği yeniden görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvuru, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun (Kurul) 19/06/2014 tarih ve 3/125 sayılı kararı ile, davacıya ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından "Hususi Evrakta Sahtecilik" suçundan 1.825.000 TL ağır para cezası verildiği, yine davacıya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce "Sahte Hususi Belgeyi Kullanmak" suçundan bir yıl hapis cezası verildiği ve bu cezaların kesinleştiğinden bahisle Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca reddedilmiş, davacı tarafından aynı kapsamda yapılan 01/02/2016 tarihli başvurunun ise cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi üzerine bu zımni ret işlemiyle birlikte Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dairemizin 27/12/2022 tarih ve E.2016/2641, K.2022/5001 sayılı kararıyla, Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istemi yönünden davanın reddine, davacının 01/02/2016 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın iptale ilişkin kısmına yönelik davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/01/2024 tarih ve E.2023/1846, K.2024/43 sayılı kararıyla; "Temyize konu Daire kararında, dava konusu edilen Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan kısma karşı temyiz isteminde bulunulmadığından, Daire kararının, "davanın reddine" ilişkin kısmı kesinleşmiştir. 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu hükmüne göre, meslek mensubu olabilmek için ilgilinin, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmaması gerekmektedir. Öte yandan 660 sayılı KHK hükümlerine göre de "bağımsız denetçi" olabilmek için 3568 sayılı Kanun uyarınca meslek mensubu olma şartı getirilmiştir yani "bağımsız denetçi" olabilmek için de anılan suçlardan hüküm giymemiş olmak gerekmektedir. Davacının, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi isteminin zımnen reddine ilişkin dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan ve davacı tarafından iptali istenilen Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde ise, 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış (Mülga ibare:RG-21/10/2014-29152) (…) olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (Mülga ibare:RG-21/10/2014-29152) (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyeti olmaması şartı yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacının, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile “Hususi Evrakta Sahtecilik” suçundan 765 sayılı TCK 345. maddesi uyarınca 1.825.000 TL (eski para birimi) Ağır Para Cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği ve 03/06/1997 tarihinde kararın kesinleştiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK 345. maddesi uyarınca “Sahte Hususi Belgeyi Kullanmak” suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu cezanın kesinleştiği ve 25/09/2008 tarihinde infaz edildiği; davacı tarafından, memnu hakların iadesi talebiyle başvuru yapılması üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararıyla "Yasaklanmış Haklarının Geri Verilmesine" kararıyla ve ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararıyla "Memnu Haklarının İadesine" karar verildiği görülmüştür. Memnu hakların iadesi kararı, kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma gibi temel hak ve özgürlükler alanındaki ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldırarak, ilgiliye kullanılması men edilen hakları kullanma yetkisi vermekte, ancak Yönetmeliğin dava konusu 14. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde aranan koşullardan biri olan "sahtecilik suçundan dolayı mahkum olmama" durumunu ortadan kaldırmamaktadır. Anılan maddede, sayılan suçlardan dolayı hüküm giymiş bulunanlara affa uğramış olsalar bile bağımsız denetçi olarak yetkilendirilemeyeceği hükme bağlanmış olup; uyuşmazlıkta, memnu hakların iadesi kararının, söz konusu suçtan dolayı mahkumiyet kararı bulunan davacı yönünden, Yönetmelikte aranan koşulları sağlama bakımından bir hak doğurmayacağı açıktır. Bu itibarla, temyize konu Daire kararının, davacının, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi isteminin reddine dair işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle Dairemiz kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştayda temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4 ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır. Aktarılan kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle davacının 01/02/2016 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının 01/02/2016 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden de DAVANIN REDDİNE, 2. Dava ret ile sonuçlandığından, aşağıda ayrıntısı gösterilen davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Davalı idare tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Dairemizin 27/12/2022 tarih ve E.2016/2641, K.2022/5001 sayılı kararında davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.