2. Hukuk Dairesi 2017/2115 E. , 2018/62 K. "" .... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarları ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Davalı kadın temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişk…
**2. Hukuk Dairesi 2017/2115 E. , 2018/62 K.** **"İçtihat Metni"** .... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarları ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Davalı kadın temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davalının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davalı kadının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından davalı kadının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2- Mahkemece davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de, toplanan delillerden davalı kadına mahkemece kusur olarak yüklenen müşterek konutu sebepsiz terk etmesi vakıasının kanıtlanmadığı, tam tersi davacı erkeğin kadını bırakıp ..... gittiği, davalı kadından kaynaklı boşanmayı gerektiren kusurlu bir davranışın varlığının ispatlanmadığı anlaşılmakladır. Açıklanan sebeple davanın reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki, hükmün bu bölümü temyizin kapsamı dışında bırakıldığından bu husus bozma sebebi yapılmamış, tenkit edilmekle yetinilmiştir. 3- Temyiz nedenlerine hasren yapılan incelemeye gelince; a) Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle mahkemece ortak çocuklar yararına hükmedilen nafakaların dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra iştirak, davalı kadın yararına hükmedilen nafakanın dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olduğunun anlaşılmasına göre aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.