12. Ceza Dairesi 2025/8638 E. , 2026/1530 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/56 E., 2025/79 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.11.2025 tarihli ve 2025/5795 E., 2025/7708 K. İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/5795 E., 2025/7708 K. sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Ba…
12. Ceza Dairesi 2025/8638 E. , 2026/1530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/56 E., 2025/79 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.11.2025 tarihli ve 2025/5795 E., 2025/7708 K. İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/5795 E., 2025/7708 K. sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KD-2025/72706 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesi uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.03.2018 - 03.04.2018 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kalan davacının 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulü ile 313,60 TL maddi, 450,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine kararın davalı vekili ve davacı vekilince istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, Dairemizce davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli, 2021/58850 başvuru numaralı kararı ile hükmedilen manevi tazminat miktarının Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda ödenmesine hükmettiği ya da hükmedebileceği tazminat miktarına göre düşük olduğu sonucuna varılarak Anayasa'nın 19. maddesinin -üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiğine hükmedilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 313,60 TL maddi, 21.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve davacı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince dosyada Dairemizin ilamı yer aldığından kanun yolu incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması gerektiğine karar verildiği ancak dosya kapsamında Dairemizin onama ilamının yer almasının istinaf yasa yolunun atlanması sonucunu doğurmayacağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesi gereğince hükmün istinaf yoluna tabi bulunduğu anlaşılmakla, dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, daha önce Yargıtay denetiminden geçen dosyalarda yargılamanın yenilenmesi kararları yönünden istinaf yoluna başvurulmadan doğrudan temyiz incelemesi yapılmasının denetim hiyerarşisine ve ilkelerine uygun olduğu, ayrıca davanın makul sürede sonuçlandırılması amacına da işlerlik kazandıracağı belirlenerek incelenmeksizin iade kararının kaldırılmasına ve davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; talep sahibinin dayandığı delillerin ve zararın nelerden ibaret olduğunun somut şekilde belirtilmesi gerektiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.06.2022 tarihli ve 2019/13-219 E., 2022/400 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, daha önce Yargıtay denetiminden geçen dosyalarda yargılamanın yenilenmesi kararları yönünden istinaf yoluna başvurulmadan doğrudan temyiz incelemesi yapılmasının kesin hüküm otoritesinin sarsılmazlığı ve denetim hiyerarşisi ilkelerine uygun olduğu, ayrıca davanın makul sürede sonuçlandırılması amacına da işlerlik kazandıracağı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/179 E., 2018/353 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.03.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 03.04.2018 tarihinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 02.01.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/5795 E., 2025/7708 K. sayılı incelenmeksizin iade kararının KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden incelenmesi neticesinde; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 29.000,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.03.2018 - 03.04.2018 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kalan davacının 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 313,60 TL maddi, 21.000,00 TL manevi tazminat tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi nedeniyle, hükmedilen toplam 21.313,60 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile hükmedilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298/1. maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2025 tarihli ve 2025/56 Esas, 2025/79 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekilince belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, İtiraznameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.