T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1572 Esas KARAR NO: 2026/52 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2025/401 D.İş. Esas, 2025/401 D.iş Karar, 20.10.2025 Tarihli DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriği…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1572 Esas KARAR NO: 2026/52 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2025/401 D.İş. Esas, 2025/401 D.iş Karar, 20.10.2025 Tarihli DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: İhtiyati tedbir isteyen vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 2022–2025 yılları arasında, ticari ilişkisi bulunmayan kişiler tarafından baskı, tehdit ve ekonomik zorlamayla çek keşide etmeye zorlandığını, bu çeklerin hiçbirinin dayanağında ticari mal veya hizmet ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin bu çekleri iradesi dışında düzenlendiğini, bu durum ileride açılacak menfi tespit davasının temelini oluşturduğunu, davalıların elinde bulunan ve aşağıda bilgileri sunulan çeklerin, her an icra takibine konu edilmesi kuvvetle muhtemel olduğunu, bu çeklerin hiçbir hukuki dayanağı bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin bu çekleri baskı, tehdit ve ekonomik zorlamayla keşide ettiğini, davalıların elinde bulunan çeklerin toplam tutarı 8.556.000,00 TL olup, bu belgelerin her an icra takibine konu edilmesi kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkilinin bu çeklere ilişkin borçlu olmadığını ileri sürecek ve en kısa sürede menfi tespit davası açacağını, çeklerle ilgili karşılık çek keşide etmekten kaynaklanan icra ceza mahkemelerinde davaların davalılar tarafından ikame edildiğini, Bakırköy 3.İcra Ceza Mahkemesi 2025/.. E, Bakırköy 2.İcra Ceza Mahkemesi 2025/236, Bakırköy 9.İcra Ceza Mahkemesi 2025/2012 E. sayılı dosyalarında müvekkili hakkında şikayet dosyaları derdestt olduğunu, söz konusu çeklerle ilgili icra takibi yapılması da an meselesi olduğunu, müvekkilinin Mahkemece uygun görülecek %15 oranında teminatı yatırmaya hazır olduğunu, aksi takdirde müvekkilinin ticari itibarı, kredi sicili ve faaliyetleri telafisi imkânsız zarara uğrayacağını, menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartı olduğunu, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması durumunda çeklerin icra takibine konu edilmesi durumunda telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını, bu nedenle huzurda görülen davada çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi durumunda arabuluculuk başvurusu sonrasında borçlu olmadıklarına dair menfi tespit davası açılacağını beyan ederek, anılan sebeplerle müvekkilinin borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası açılacağı hususu gözetilerek, davalıların elinde bulunan ve hukuki geçerliliği bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmesinin önlenmesi amacıyla, HMK m.390 uyarınca, dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararının %15 teminat karşılığında verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Somut olayda talep eden vekili, müvekkili ile karşı taraflar arasında ticari ilişki bulunmamasına rağmen müvekkiline cebren ve zorla keşide ettirilen çeklere istinaden menfi tespit davası açılıncaya kadar müvekkili lehine icrai işlemlerin durdurulmasına yönelik olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerine dayanarak ihtiyati tedbir talep talep etmiştir. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup talep sahibinin, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunmasının gerekmesi yanında ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup,sunulan delillerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması gözönüne alındığında HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak; talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf isteminde özetle; Yaklaşık ispatın fazlasıyla sağlandığını, dosya kapsamındaki deliller – çeklerin hiçbir ticari mal veya hizmet ilişkisine dayanmaması, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/123324 soruşturma dosyası, çek şikayet dosyaları, tanık anlatımları ve mesaj kayıtları – birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin çekleri serbest iradesiyle değil, baskı, tehdit ve ekonomik zorlamayla düzenlediğini, soruşturmada, çeklerin tefecilik fiiline dayandığını ortaya koyduğunu, kararın gerekçesiz olduğunu, mahkemenin delilleri değerlendirmediğini, soruşturma dosyasında davalıların sistematik biçimde yüksek faiz karşılığında borç para verdiklerini, çeklerin bu kapsamda alınarak piyasaya sürüldüğünü görüleceğini, Banka dekontları ve hesap hareketleri, davalıların çek bedellerini müvekkiline gönderip, karşılığında daha yüksek bedelli çekleri talep ettiğini ortaya koyduğunu, Bakırköy 2., 3. ve 9. İcra Ceza Mahkemeleri’nin (2025/236, 2025/228, 2025/212 E.) dosyalarında, aynı çeklere ilişkin davalıların şikayetçi olduğunun görüldüğünü, bu da fiilî zilyetliğin davalılarda olduğunu kanıtladığını, müvekkilinin dönüşü olmayan zararı söz konusu olduğunu, çek hakkındaki şikayetlerin derdest olduğunu, menfi tespit davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerektiğini, bu süreçte davalıların icra takibi başlatması halinde, İİK m.72/2 gereği müvekkilin takibin durdurulması için %115 teminat yatırması gerekeceğini, dava öncesi tedbir kararı ile aynı koruma %15 teminatla sağlanabileceğini, bu durumun da telafisi güç zararın varlığını kanıtladığını, Çeklerin hiçbir ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, müvekkilin bunları baskı ve tehdit altında düzenlediği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/123324 soruşturma dosyası ile anlaşılacağını, bu durumda çeklerin icraya konulmasının kamu düzenine aykırılık teşkil edeceğini belirterek kararın kaldırılarak ihtiyati tedbire hükmolunmasını talep etmiştir. GEREKÇE Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati tedbir talep eden vekili, talebe konu toplam 8.556.000TL bedelli çeklerin müvekkilinin herhangi bir ticari ilişkisi olmayan kişiler tarafından baskı, tehdit ile zorla imzalatıldığını, tefecilik iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek çeklerin icra takibine konulmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de; dosyanın değişik iş üzerinden açıldığı, mahkemece mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı dikkate alınarak ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın ihtiyati tedbir talep edenden alınarak hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.19/01/2026