2. Ceza Dairesi 2023/25275 E. , 2024/8064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SUÇLAR: Mala zarar verme, kasten yaralama, tehdit İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98897 sayılı kanun yararına boz
**2. Ceza Dairesi 2023/25275 E. , 2024/8064 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SUÇLAR: Mala zarar verme, kasten yaralama, tehdit İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98897 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin, eczacı olan müştekinin eczanesinin mülk sahibi olduğu ve olay tarihinde taraflar arasında kira bedeli bakımından yaşanan tartışmanın kavgaya dönüşerek, şüphelinin müştekinin gözlüğüne de zarar verecek şekilde kendisini yaraladığı ve tehdit içerikli sözler söylediğinin iddia olunması üzerine soruşturma işlemlerine başlanılmasına rağmen, taraflar arasında bir ardebe yaşandığında kuşku bulunmadığı ancak şüphelinin kasıtlı olarak müştekinin gözlüğüne zarar verdiğinin belirlenemediği, icra hareketlerine kim tarafından başlandığı da tespit edilemediğinden bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Olay yerinde bulunan tanık Kevser Ulusu'nun müştekinin beyanlarını doğruladığı ve taraflar arasında da arbede yaşandığının kabul edilmesi karşısında şüphelinin eylemine ilişkin dellilerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Somut olayda, şikâyetçi ...'nun şüpheli ...'nun mülk sahibi olduğu iş yerinin (eczane) kiracısı olduğu, şikâyetçi ile şüpheli arasında kira bedelinin artırılması kaynaklı olarak şüphelinin şikâyetçinin iş yerine gelmesi sonrasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından, şüphelinin şikâyetçiye tekme ve yumruk atmak, atmaya teşebbüs edip yumruğunun şikâyetçinin sol gözünü sıyırdığının, şüphelinin şikâyetçiye hitaben "seni bu mahalle dışına çıkartmam, seni burada oturtmam" şeklinde tehdit içeren sözler söylediğinin ve yaşanan arbede sırasında şüphelinin diğer şikâyetçi Kevser Ulusu'nun gözlüğünü kırdığının iddia olunması üzerine, soruşturma işlemlerine başlanılmasına rağmen, taraflar arasında bir arbede yaşandığında kuşku bulunmadığı ancak şüphelinin kasıtlı olarak şikâyetçi Kevser'in gözlüğüne zarar verdiğinin belirlenemediği, icra hareketlerine kim tarafından başlandığı da tespit edilemediğinden bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, her iki şikâyetçinin birbirleriyle uyum arz eden beyanları, 10.06.2022 tarihli Görgü Tespit Tutanağı içeriği, şüphelinin şikâyetçinin kiracı olarak bulunduğu iş yerine gelmesi sonucunda, bahse konu olayın gerçekleşmesi, şikâyetçi Ahmet hakkında kasten yaralama suçundan iddianame tanzim edilmesi birlikte dikkate alındığında, şüphelinin üzerine atılı suçlarla ilgili delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin ve kusurluluk durumunun mahkemesince takdir edilmesi ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 03.02.2023 tarihli ve 2023/8039 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.