T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1596 KARAR NO: 2025/2382 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 11/03/2025 NUMARASI: 2024/817 Esas - 2025/208 Karar YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ TALEP DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine,…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1596 KARAR NO: 2025/2382 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 11/03/2025 NUMARASI: 2024/817 Esas - 2025/208 Karar YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ TALEP DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;12/09/2023 tarihinde HMK 150/6 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, gerekçeli kararın davalı taraf vekillerine ve kendilerine 29/11/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, kararı istinaf etmediklerini ve kararın kesinleştiğini; davalı ... ... vekili Av. ...'nin gerekçeli karar metninde yazılı avukatlık ücretlerinin tahsiline yönelik olarak İstanbul Anadolu 20.İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, gönderilen icra emrinde davalı ... ...'nın isminin geçmemesine rağmen onun adına hükmedilen vekalet ücretlerinin de tahsil edilmek istenmesinin fark edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/246 esas ve 2024/547 karar sayılı dosyası ile şikayet başvurusu yaptıklarını, ... ...'nın 28/05/2021'de vefat etmesine rağmen bu durumun mahkemeye bildirilmediğini, mirasçısı ... ...'nın davaya dahil edilmediğini, davalı ... ... vefat edip avukatının vekalet ilişkisi son bulmasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalının mirasçısı dahil edilmeden yapılan yargılamanın hatalı olduğunu bu nedenle yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.Davalılar ... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ... ... ve ... ...'nın baba-oğul olup, davada her ikisinin de davalı olarak bulunduğunu, kendisinin de her iki davalı için vekaletnamesinin bulunduğunu, davalı baba ... ...'nın vefatı ile vekalet ilişkisinin sonlanmadığını, ... ...'nın diğer mirasçısı ... ...'nın vekaletinin de karardan sonra dosyaya sunulduğunu, vekaletnamenin sonradan tamamlanabilen bir işlem olduğunu, yargılamanın iadesi sebeplerinin bulunmadığını belirterek talebin reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi Tazminat yönünden; davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin 6100 sayılı HMK'nın 380.maddesi yollaması ile 379/1-c.maddesi gereğince esasa girilmeksizin reddine, Manevi Tazminat yönünden; davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin 6100 sayılı HMK'nın 380.maddesi yollaması ile 379/1-c.maddesi gereğince esasa girilmeksizin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; merhum davalı ... ...'nın geride kalan mirasçılarının tespit edilerek tebligatların çıkartılması, kesinleşen dava için mümkün olacak ise onların davayı istinafa götürmesi halinde buna katılarak istinaf haklarının doğması imkanının yaratılması, dosyanın mirasçılar yönünden de kesinleştirilmesinin sağlanarak kamu düzenini ilgilendiren ve müvekkilinin maruz bırakıldığı hukuki kaosun ortadan kaldırılabilmesi ve müvekkilinin hak arama Anayasal hakkına tekrar kavuşabilmesi için HMK'nın 55.maddesinin emredici hükmü, TMK 28/1.hükmünün HMK 114/1-d-e-f emredici hükümleri sebebi ile mahkemenin 2016/430 Esas, 2023/652 Karar sayılı kararının HMK 375. ve devamı gereğine uygun olarak yargılamanın iadesi ve hükmün iptali taleplerine uygun hukuki prosedürün başlanması yolu açılmaya çalışıldığını, İlk Derece Mahkemesinin 12.08.2024 tarihinde merhum davalı ... ...'nın diğer davalı dışında mirasçısı olarak tespit ettiği ... ...'ya tebligat gönderdiğini ve istinaf etmedikleri için karar 10.09.2024 tarihinde onlar için de kesinleştiğini, bu hukuki prosedürler sürdürülürken davalılar vekili, İstanbul Anadolu 5.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile vefat eden müvekkili adına da ilk Derece Mahkemesince haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yürütülmüş davada takdir edilen tüm vekalet ücretlerini faizi ile tahsile yönelik icra emrini kendilerine gönderdiğini, İstanbul Anadolu 21.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/ 527 Esas sayılı dosyası ile yaptıkları şikayette, söz konusu HMK 375 vd. maddelerine aykırı durumu mahkemeye izah ettiklerini ancak sınırlı yargı imkanları sebebi ile konunun belgelerde açık olmasına karşın ancak İlk Derece Mahkemesince yargılanması gerektiği kararına varıldığını, ilgili icra dosyası hala derdest olduğunu ve haksız yere müvekkilinin menkul ve aracı üzerinde haciz mevcut olduğunu, 492 Sayılı Harçlar Kanunu madde 10; "İade-i Muhakemenin kabulü üzerine cereyan edecek davalar, yeni davalar gibi harca tabidir. iade-i muhakeme talebinde bulunan neticede haklı çıkarsa , evvelce alınan harç mahsup edilir." hükmünü içerdiğini, yargılamanın iadesi davalarında dava dilekçesi ibrazı sırasında, başvurma harcı ile peşin harç ve ilam harcı alınması gerektiğini, Uyap üzerinden yapılacak araştırmada da görüleceği gibi yeni dava vasfı taşıyan ve Harçlar Kanunu madde 10 gereği başvuru harcı alınması gereken davada mahkemece ne tensip zaptında ne de 11.03.2025 tarihli karar celsesinde böyle bir talepte bulunulmamış ve harç tamamlattırılmadan karar verildiğini, bir diğer hatalı husus da, "usul yönünden istinaf sebeplerimiz" 1.maddede yer alan davalılar sayısının doğru tespit edilmemiş olmasının hüküm fıkrasının vekalet ücretlerine yönelik maddelerinde haksız ve hukuka aykırı yargılara neden olduğunu, davada her ne kadar başvuru harcı tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilerek istinafa konu bir hukuki hata yapılmış ve karar verilmiş olsa da, davada davalı sayısı 3 olduğunu, kök davanın karar metninde yazıldığı gibi bu davada da, vekalet ücretine hükmedilirken maddi tazminat için 3 davalı adına ortak bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi ilk hükmü oluştururken de nasıl ... Sigorta vekili ile davanın derdestken sulh protokolü yaptıklarını, vekalet ücretine ilişkin hükmünü tüm davalı vekillleri için toplam olarak vekalet ücretini hükme bağlıyor ise bu davada da toplam 3 davalı için ( ... Sigorta vekili+... ...+... ... varisleri) hükmetmesi gerektiğini, kanunun aradığı bu emredici kurallar uygulanmadan ve dava şartları eksik bırakılarak, taraf teşekkülü sağlanmadan davaya dört seneye yakın devam etmiş ve bu hali ile karara bağlandığını, mahkemenin gerekçeli kararında yarattığı hukuk gibi ne de avukatın dilekçelerinde yazdığı gibi vekalet sonradan tamamlanamayacağını, taraflar sonradan, mahkemenin yerine geçerek, davacı taraf beyanıyla davaya dahil ettirilmeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava, daha önce davanın açılmamış sayılmasına dair verilip kesinleşen tasarrufun iptali davasının HMK'nın 375 vd. maddeleri uyarınca yargılamasının iadesine ilişkindir. Yargılamanın iadesi sebepleri HMK'nın 375. ve 376. maddelerinde sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar dışındaki bir sebepten dolayı yargılamanın iadesi yoluna başvurulamaz.Somut uyuşmazlıkta; Davacı vekili yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesi ile; davalılardan ... ...'nın 28.05.2021 senesinde yani dava devam ederken vefat ettiği ve bu durumun ne oğlu diğer davalı ... ... tarafından ne de vefat tarihinden karar tarihine kadar 4 seneye yakın süre boyunca vekalet ilişkisi düşmesine rağmen vekilmiş gibi davaya devam eden Av. ... tarafından Mahkemeye ihbar edilmediğini, Yargılamanın iadesi için HMK madde 375'in aradığı şartlardan ;Dava Şartlarına Aykırılık Bulunması, Vekil ve Temsilci Olmayan Kimsenin Huzuru ile Davanın Görülmüş ve Karara Bağlanmış Olması nedenleriyle yargılamanın yenilenmesi ile birlikte müvekkili aleyhine açılan icra takiplerinin, HMK 381/1 son cümle gereği teminatsız olarak icraların durdurulmasına karar verilmesini, İstanbul Anadolu 20.İcra Müdürlüğü'ne yapılan haksız ödemenin geri iadesine karar verilmesini, 2016/430 esas, 2023/652 karar sayılı hükmün iptalini talep etmiştir.Dosya kapsamından, dava konusu mahkemenin 2016/430 Esas, 2023/652 Karar sayılı kararında; 28.02.2023 tarihli 14. celsede davacı vekilinin duruşmada hazır olduğu, kendisine yeni duruşma gününün tefhim edildiği, 15. celsede davacı vekilinin duruşma saatinde hazır olmadığı, kapıdaki duruşma listesine işaret bırakmadığı, bekletme veya mazeret dilekçesi göndermediği, dosyanın daha önceden 09.03.2017 ve 12.01.2021 tarihlerinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, HMK'nın 150/6.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Yargılanmanın yenilenmesi talep edilen mahkemenin 12/09/2023 tarih ve 016/430 Esas, 2023/652 Karar sayılı dosyasında; 12/09/2023 tarihli celsesinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, karardan sonra ve kesinleşmeden önce ... ... miraççısı ... ...'nın da Av....'ye 28/05/2024 tarihinde vekaletname verdiği ve bunun mahkemeye sunulduğu, ... ...'nın vefat ettiğinin bu vekaletname ile fark edildiği, ... ...'nın mirasçısı ... ...'ya gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı, gerekçeli kararın davacı vekili ile davalılar ... ... (aynı zamanda diğer davalı ... ... mirasçısı) ve ... Sigorta A.Ş.vekiline elektronik tebligat yoluyla ayrı ayrı 04/12/2023 tarihinde, son olarak davalı ... ... mirasçısı ... ...'ya 12/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, tarafların bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmamaları üzerine ve sürenin bitmesi adlî tatil zamanına rastladığından hükmün 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 380.maddesine göre; "(1) İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. Ancak, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması yahut 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesi kabul olunursa, başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir." hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece; davalı ... ... mirasçılarının davaya dahil edilmesi yönünde davacı vekilinin bir talebinin bulunmadığı; Avukatlık Ücret Tarifesi 7/1. Maddesine göre; ".....Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez...", aynı tarifenin 2/1. Maddesine göre; "...Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez..." hükmünün düzenlendiği; davalı ... ...'nın vekil ile temsil edildiği, vekili aracılığı ile cevap dilekçesi, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi verildiği, yargılama sırasında davalının vefat etmesinin ve vekalet ilişkisinin sona ermesinin tarife gereğince hak kazanılan vekalet ücretini ortadan kaldırmayacağı; kaldı ki Av....'nin davanın en başından beri davalı sıfatını haiz olan ... ...'nın da vekili olduğu; davacı vekilinin istinafa konu edebileceği iddialarıyla kesinleşen karara karşı yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebinin yerinde görülmediği anlaşılmakla; talebin 6100 sayılı HMK'nın 380.maddesi yollaması ile 379/1-c.maddesi gereğince esasa girilmeksizin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.30/12/2025