14. Hukuk Dairesi 2016/8520 E. , 2019/2214 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.02.2013 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve yıkım talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bü…
**14. Hukuk Dairesi 2016/8520 E. , 2019/2214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.02.2013 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve yıkım talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 138 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan evde yaşadığını, bu parselin müvekkili tarafından 02.08.1993 tarihinde intifa hakkı kendisinde bırakılarak çıplak mülkiyetinin davalı kızı ...'e satıldığını, ne var ki davalıların dava konusu taşınmazda davacının kullanımında bulunan eve davacının girişini engellemek amacıyla taşınmaza demir kapı yaptırdıklarını, davacının evine çıkan merdiveni yıktıklarını, ayrıca geçişi engellemek amacıyla taşınmaza duvar yaptıklarını ileri sürerek davalılar tarafından davacının intifa hakkına yönelik elatmanın önlenmesini, demir kapı ve duvarın yıkımına karar verilmisini istemiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 138 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafça sürgülü demir kapı çekmek ve duvar örmek suretiyle yapılan elatmanın önlenmesi ile duvar ve kapının yıkımına karar verilmiştir. Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir. TMK'nin 779. ve devamı maddelerinde irtifak türleri; taşınmaz lehine irtifak hakkı, intifa hakkı, oturma hakkı, üst hakkı, kaynak hakkı ve diğer irtifaklar olarak belirlenmiş mülkiyetten farklı olarak irtifaklar için kanun genel hüküm koymamıştır. Buna karşılık, eşyaya bağlı irtifaklara ilişkin hükümlerin (TMK m. 779-793), diğer kişisel irtifaklarda da uygulanacağı TMK'nin 838/son maddesinde belirtilmiştir. İntifa hakkı, menkul ve gayrimenkuller ile haklar ve bir mamelek üzerine tesis olunabilir. Aksine düzenleme bulunmadıkça sahibine, üzerine tesis olunduğu şeyden tamamıyla istifade etme hakkını bahşeyler. Daha açık bir ifadeyle Türk Medeni Kanununa göre intifa hakkı, sahibine bu hakkının konusu üzerinde istimal (kullanma) ve istifade (yararlanma) yetkileri veren, başkasına temlik edilemeyen ve hakiki veya tüzel kişiye ait olabilen bir ayni haktır. İntifa hakkı sahibi, intifanın konusu bulunan mal veya hakkın sağlayabileceği bütün menfaatlerden (gelir ve semeresinden) yararlanmak ve kullanmak yetkisine sahiptir. Dolayısıyla, intifa hakkı buna kaynak olan hukuk ilişkisinin düzenlenmesi sırasında taraflarca aykırı bir şart kararlaştırılmış olmadıkça, hakkın konusu olan şeyden tam ve sınırsız bir faydalanma hakkı sağlar.