10. Hukuk Dairesi 2025/6684 E. , 2025/17988 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/18 E., 2024/231 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava ve birleşen…
10. Hukuk Dairesi 2025/6684 E. , 2025/17988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/18 E., 2024/231 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; davacılar murisinin 14.11.2020 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini iddia ederek yakınları için maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... Madencilik Petrol Ürünleri İnşaat Tur. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2013/736 E.-2018/115 K. sayılı kararıyla; kazalı sigortalının 14.11.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda vefat ettiği, rödovansçı ... Madencilik Şirketine illiyet bağının kesilmesi sebebiyle kusur yüklenemeyeceği anlaşıldığından davalı ... Madencilik Şirketi yönünden davanın reddine, davacılardan ... için 124.656,67-TL maddi, 35.000,00-TL manevi, ... için 37.560,01-TL maddi, 30.000,00-TL manevi, ... için ise 6.211,64-TL maddi, 30.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2013/736 E.-2018/115 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2020 tarihli ve 2018/1927 E.-2020/1251 K. sayılı kararında davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2020 tarihli ve 2018/1927 E.-2020/1251 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.10.2021 tarih ve 2020/9345 E.- 2021/12442 K. ilamında özetle; "...Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu incelettirmek, rödovans sözleşmesinin celbi ile anılan işbu sözleşmeyi irdelemek, tüm sahanın genişliği ile davalı ... Madencilik ile kaçak işletilen ocak arasındaki mesafeyi tespit etmek, dosyada mevcut tüm raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek, davalı ... Madencilik’in sorumlu olup olmadığını tartışarak tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek bir karar vermekten ibarettir...." gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/39 Esas sayılı dava dosyasının bir suretinin celp edilerek incelendiği, dosyanın, iş kazasında taraflara izafe kusur oranlarının tespiti için maden mühendisi iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan 17.01.2023 tarihli rapor ile meydana gelen iş kazasında % 35 davalı ..., % 35 davalı ... ve % 30 kazazede kusurunun tespit edildiğinin görüldüğü, denetime elverişli, gerekçeli olduğu, dosya içeriğine de uygun bulunan işbu raporun hükme esas alındığı, dosyanın, davacıların maddi zararlarının tespiti için hesap uzmanı bilirkişiye tevdii olunduğu, bilirkişi tarafından düzenlenen 17.04.2024 tarihli rapor ile davacılardan ...'ın 201.602,03-TL, ...'ın 6.609,83-TL, ...'ın ise 38.441,78-TL maddi zararının tespit edildiği, denetime elverişli, gerekçeli olduğu, dosya içeriğine de uygun bulunan işbu raporun da hükme esas alındığı, davacı vekilinin harçlandırılmış talep artırım dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini artırdığı, davacı murisinin vefatına sebep olan 14.11.2010 tarihli iş kazasına ilişkin olay nedeniyle kaçak ocağı işleten davalılar ... ve ... hakkında taksirle ölüme neden olma ve kömür hırsızlığı suçundan ceza davası açıldığı ve sanıkları mahkumiyetine karar verildiği, bu sebeple iş kazasının meydana geldiği sahada rödovansçı olan şirketin faaliyet gösterdiği sahada meydana gelen iş kazasının kaçak ocak olduğu ve bu durumda illiyet bağının kesildiği ve rödovansçı şirket ile illiyet bağının kesilmesi sebebiyle kusur yüklenemeyeceği anlaşıldığından, davalı ... Madencilik Petrol Ürünleri İnşaat Tur. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların eşi ve babaları olan ... ...'ın davalı işverene ait maden ocağında çalışırken 14.11.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybettiği, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda müteveffanın ölümüne neden olan iş kazasının oluşumunda % 35 davalı ..., % 35 ise davalı ... ve % 30 kazazede ... kusurunun belirlendiği, yine hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacılardan ...'ın 201.602,03-TL, ...'ın 6.609,83-TL, ...'ın ise 38.441,78-TL maddi zararının tespit edildiği gerekçesiyle; "1-Davalı ... Madencilik Petrol Ürünleri İnşaat Tur. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine, 2-Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın ve Mahkememizin işbu dava dosyası ile birleştirilen yine Mahkememizin 2016/766 Esas, 2016/684 Karar sayılı dosyasındaki ek davanın kısmen kabulü ile; -Maddi Tazminat Bakımından a) 201.602,03-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, b) 38.441,78-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, c) 6.609,83-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, -Manevi Tazminat Bakımından Davacılar tarafından duyulan elem ve üzüntünün telafisi amacıyla murisin ve davacıların yaşları, ölümün şekli, kazanın oluşumundaki davalıların kusuru, ekonomik koşullar ve tazminatın genel ilkeleri dikkate alındığında; a) Davacı ... yararına takdiren 35.000,00-TL, b) Davacı ... yararına takdiren 30.000,00-TL, c) Davacı ... yararına takdiren 30.000,00-TL olmak üzere toplam 95.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, b.Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bu raporun Yargıtay bozma ilamında yer alan ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek düzeyde olmadığını, ... Madencilik'in, TTK Genel Müdürlüğü ile yapmış olduğu rödovans sözleşmesi gereği bölgenin işletmesinin ve sorumluluğunun kendisinde bulunduğunu, ... Madencilik tarafından uygun kontrol ve denetleme sağlanamaması sonucu kaçak ocak çalışması yapıldığını ve işbu ölümlü kazanın meydana geldiğini, c.Asgari ücret değişikliğinin kamu düzeninden olduğunu, bu sebeple davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiğini, hüküm tarihine en yakın ücret dikkate alınarak hesap yapılmasının kanun gereği olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, mütefevva sigortalının, davacılar murisi ...'ın davalılardan ... Madencilik Petrol Ürünleri İnşaat Tur. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin rödovans sahası içinde bulunan diğer davalılara ait kaçak maden ocağında çalışmakta iken, 14.11.2010 tarihinde galeride kazı ve ilerleme yaptıkları sırada tavandan düşen taş parçalarının isabetiyle vefat ettiği, SGK Tahkikat raporu ile meydana gelen olayın iş kazası olduğuna karar verildiği, bozma ilamı öncesi hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelişinde, kazalı müteveffanın %20, davalı gerçek kişilerin % 80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği ve davacıların maddi zarar alacaklarının tespiti amacıyla 22/08/2016 tarihli hesap bilirkişi raporu aldırıldığı, işbu raporda yukarıda anılan kusur oranları esas alınarak maddi tazminat alacağının hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2013/736 E.-2018/115 K. sayılı kararı ile anılan hesap raporuna itibar edilerek maddi tazminatlara hükmedildiği, bu kararın davacılar vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, işbu kararın da davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.10.2021 tarih ve 2020/9345 E.- 2021/12442 K. ilamı ile tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi yönünden yeni bir kusur bilirkişi rapor alınması gerektiği belirtilmek suretiyle bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, Mahkemece kusur oranı yönünden kusur bilirkişi raporu aldırıldığı ve kusur bilirkişi raporunda müteveffanın ölümüne neden olan iş kazasının oluşumunda % 35 davalı ..., % 35 davalı ... ve % 30 kazazede ... kusurunun belirlendiğinin görüldüğü, giderek maddi tazminat alacaklarının hesaplanması için bilirkişi hesap raporu aldırıldığı, 17.04.2024 tarihli ek hesap raporunda, usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde, ... sigortalının kusurunun %30 oranında esas alındığı ve işlemiş dönem sonunun 31.12.2016 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 3.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı). 4.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) 5.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 6.Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2013/736 E.-2018/115 K. sayılı kararında itibar edilen 22/08/2016 tarihli hesap raporunda davacılar murisinin %20 oranında, davalı gerçek kişilerin % 80 oranında kusurlu olduğu kanaatiyle maddi zararların tespit edildiğinin, davalılar tarafından bu rapora itiraz edilmediği gibi istinaf ve temyiz yoluna da başvurmadıklarının ve böylelikle işbu kusur oranının davalılar yönünden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; bozma ilamı sonrası davacılar murisinin %30 oranında kusurlu olduğu kanaatiyle, davacılar lehine oluşmuş usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek hüküm kurulması ve 17.04.2024 tarihli hesap raporunda yapılan hesaplamalarda asgari ücret artışlarının yansıtılmaması, işlemiş dönem sonunun ileri çekilmemesi hatalı olmuştur. 7.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş, davacıların maddi tazminat alacaklarının hesaplanması için, davalı gerçek kişilerin kesinleşen %80 oranındaki kusur verisi ile asgari ücret artışlarının yansıtıldığı, işlemiş dönem sonunun ileri çekildiği ve diğer veriler bakımından 17.04.2024 tarihli hesap raporundaki verilerin esas alınacağı yeni bir hesap raporu almak ve sonucuna karar vermekten ibarettir. 8. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 2.Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.