(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14647 E. , 2010/12825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıda
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14647 E. , 2010/12825 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava 23.12.2002 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 9,30 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemle bağlı olarak davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece 26.05.2009 tarihli hesap raporu esas alınarak davacının maddi zararı belirlenmişse de hükme esas alınan hesap raporunda, davacının pasif devre zararının hesap yönteminin hatalı olduğu görülmektedir. Sigortalının zarar ve tazminatının hesaplanması yönteminde, işçinin yaşlılık aylığı alması veya işçinin yaşı ve işçide oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp yaşlılık aylığına hak kazanması üstün olasılık içinde bulunsa dahi pasif dönemin zarar hesabına dahil edilmesi gerektiği Dairemizin yerleşmiş uygulamasıdır. Mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda sigortalının pasif devre zararının da dikkate alınması bu nedenle yerindedir. Ancak pasif devre zararının, bilinen dönemdeki son asgari ücretin asgari geçim indirimsiz yıllık tutarının bilinmeyen devre başından itibaren bakiye ömrüne kadar her yıl için % 10 artış ve ıskonto uygulanması ile bulunacak ücretlerle, 60 yaşından bakiye ömrüne kadar her yıl için ayrı ayrı hesaplanması gerekirken, pasif devre başından itibaren mükerrer ıskonto yapılmak suretiyle pasif devre zararının hesaplanması, giderek pasif devre zararının düşük çıkarılması hatalı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde davacının maddi zararının noksan hesaplandığı, Yargıtay denetimine elverişli bulunmayan hesap bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.