Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3163 E. , 2024/2059 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/3163 Karar No:2024/2059 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düze…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3163 E. , 2024/2059 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/3163 Karar No:2024/2059 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 1.000.000,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket hakkında yürütülen soruşturma neticesinde akaryakıt istasyonunda tespit edilen hususlar nedeniyle kaçakçılık kapsamında 1.000.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, idari para cezasının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nde açılan davanın ... tarih ve E:., K:... sayılı karar ile reddedildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf isteminin reddine karar verildiği, temyiz incelemesinin ise halen Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 2018/3394 sayılı esasına kayıtlı dosyada devam ettiği, davacı şirket tarafından idari para cezasının ödenmemesi üzerine idari para cezasının 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsili için ödeme emri düzenlendiği; Maddi olaya ilişkin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet nedeniyle şirket yetkilisi hakkında yürütülen adli soruşturma neticesinde, Keskin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No: ..., K:... sayılı kararında, ''(...) davacı şirketin işyerinde yapılan arama ve kazı çalışmalarında menşei belli olmayan 13.010 kg motorin ve düzenekle müdahale edilen iki adet yazarkasanın bulunduğu, bulunan motorin hakkında TÜBİTAK MAM'dan alınan 20/12/2013 tarihli raporda; motorinin ulusal marker seviyesinin geçerli olduğu, EPDK tarafından yayınlanan teknik düzenlemelere ve TS EN 590 standartlarında verilen sınır değerlere uygun olduğunun belirtildiği, Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi kapsamında yapılan soruşturmada ilgili Kanun'un ulusal marker içermeyen kaçak akaryakıt bulunması halinde suç kapsamında olacağı, şüpheliler tarafından işletilen tesiste bulunan akaryakıtın menşei belli olmadığı ancak ulusal marker içerdiği, dolayısıyla tespit edilen akaryakıtın ülkeye yasal yollardan girdiği, şüphelilerin eyleminin suç oluşturmadığı yazar kasalara müdahale edildiği anlaşıldığından gerçekleşen vergi kaybının Maliye tarafından değerlendirilmesi gerektiği(...)'' gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19/5. maddesinde, kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı düzenlemesi kapsamında davaya konu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezası kaçakçılık kapsamında tahakkuk ettirildiğinden idari para cezasına karşı açılan davanın kesinleşmesi beklenilmeden ödeme emri düzenlenebileceği görülmekle birlikte idari para cezasına konu fiilin 5607 sayılı Kanun bakımından cezalandırılacak bir fiil olmadığının Keskin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., K:.. sayılı kararı ile sabit olduğu, bu kapsamda, olaya 5015 sayılı Kanun'un 19/5 maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, ayrıca idari para cezasına karşı ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan dava dosyasının henüz kesinleşmediği göz önünde bulundurulduğunda, ortada henüz kesinleşmiş bir kurum alacağından söz edilemeyeceğinden, kaçakçılık kapsamına girmeyen ve kesinleşmeyen idari para cezasının tahsiline yönelik tesis edilen ödeme emri işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari para cezasına karşı açılan davada verilen davanın reddi kararının Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiği, 5015 sayılı Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemini durdurmayacağının düzenlendiği, somut olayda da tespit edilen fiilin kaçakçılık kapsamında olduğu, idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : ... tarih ve ... sayılı bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin akaryakıt istasyonunda 28/11/2013 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda vaziyet planı harici gizli düzenek bulunduğunun tespit edildiği, bu durumun 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca davacıya 1.000.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı tesis edilmiştir. Anılan idari para cezasına karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket yetkilisi hakkında 5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet nedeniyle yapılan ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin, davacı şirketin Kanun uyarınca idarî yaptırım gerektiren bir eyleminin bulunmadığı anlamına gelmediği, Keskin Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tahkik edilen fiilin, tank içerisinde elde edilen akaryakıtın menşeinin belli olup olmadığı, teknik düzenlemelere aykırı olup olmadığı ve ulusal marker içerip içermediğine ilişkin olduğu, vaziyet planı harici gizli düzenek bulunduğu (notebooka bağlı aparat ve tankta bulunan proba kelepçe takmak gibi) sabit olan ilgilinin bu fiilinin 5607 sayılı Kanun bakımından cezalandırılacak bir fiil olmadığı; akaryakıt istasyonunda kiracı olmasının ve akaryakıt istasyonunda bulunan tankın kiralanmadan önce de bulunuyor olması davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, diğer taraftan, dava konusu işleme dayanak oluşturan Kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatine varılarak Mahkemenin 18/11/2016 tarih ve E:2016/2794 sayılı kararıyla itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapıldığı, Anayasa Mahkemesi'nin 01/11/2017 tarih ve E:2017/97, K:2017/148 sayılı kararında özetle, ''(...) kanun koyucunun petrol kaçakçılığıyla mücadele edilmesi amacıyla etkili bir denetim sisteminin kurulmasını hedeflediği, bu hedef doğrultusunda dağıtıcı lisans sahiplerine beyilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurma ve uygulama yükümlülüğü getirdiği, bu yükümlülüğün ihlâl edilmesi hâlinde uygulanacak yaptırımı maktu idari para cezası olarak belirlediği, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında söz konusu fiillerin karşılığında idari cezalar öngörmesinin kamu yararını sağlamaya yönelik olduğu'' gerekçesiyle itirazın reddedildiği, bu itibarla maktu şekilde belirlenen cezanın adalete ve ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı, kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar düzenek veya ekipmanı bulundurmamak fiiline aykırı şekilde davacıya ait istasyonda 28/11/2013 tarihinde yapılan denetimde notebooka bağlı aparatla yazar kasanın sıfırlanarak otomasyon sistemine müdahale edildiği ve tankta bulunan proba kelepçe takıldığı anlaşıldığından, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf istemi ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararı ise Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile onanmıştır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 5. fıkrası gereğince kaçakçılık kapsamında tespit edilen fiiller açısından uygulanan idari para cezalarında idari para cezasının kesinleşmesi beklenilmeksizin ödeme emri düzenleneceğinden bahisle idari para cezasına karşı açılan davada yargılama süreci devam ederken dava konusu 16/03/2017 tarihli ödeme emri düzenlenmiştir. Söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Kaçakçılık Suçları" başlıklı 3. maddesinde, "(...) 14) Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (...)" düzenlemeleri yer almıştır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "İdari Para Cezaları" başlıklı dava konusu işlem tarihindeki hâliyle 19. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanun'a göre idari para cezalarının veya idari yaptırımların uygulanması, bu Kanun'un diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanun'a göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez."; beşinci fıkrasında, "Bu Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması tahsil işlemlerini durdurmaz."; altıncı fıkrasında, "İdari para cezalarının tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde ödenmemesi hâlinde, cezanın ilgili vergi dairesi aracılığı ile tahsili sağlanır. Tahsilatta 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır." kurallarına yer verilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, ödeme süresi içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55. maddesinin 1. fıkrasında, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinin 1. fıkrasında, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kuralların değerlendirilmesinden, kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulundurmanın kaçakçılık kapsamındaki fiillerden olduğu, 5015 sayılı Kanun uyarınca kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, bayilik lisansı sahibi şirkete ait akaryakıt istasyonunda 28/11/2013 tarihlerinde yapılan denetimde vaziyet planı harici gizli düzenek bulunduğu (notebooka bağlı aparat ve tankta bulunan proba kelepçe takmak) tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi gereğince 1.000.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı, anılan Kurul kararının davacı şirkete tebliğ edildiği, tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde söz konusu idari para cezasının ödenmemesi üzerine 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idari para cezasının tahsili amacıyla şirket adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Her ne kadar İdare Mahkemesi'nce "ödeme emrinin düzenlendiği tarihte söz konusu idari para cezasına karşı açılan ve devam etmekte olan bir davanın bulunduğu, tespit edilen fiillerin de kaçakçılık kapsamında olmadığı, bu kapsamda, henüz kesinleşmeyen, başka bir ifadeyle takip ve tahsil edilebilecek aşamaya gelmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddedilmişse de, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin Kurul kararı, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde kaçakçılık kapsamında olduğu ifade edilen, "vaziyet planı harici gizli tank ve düzenek ve düzenek bulundurulduğu"nun tespit edildiğinden bahisle tesis edilmiştir. 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin beşinci fıkrasında ise, bu Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı açık bir şekilde kurala bağlanmıştır. Bu itibarla, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:...., K:...sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.