Başvurucu, şahsına yönelik hakaretler nedeniyle açılan ceza davasının makul sürede sonuçlandırılmadığını, bir kısım suçların yanlış nitelendirildiğini, siyasi faaliyetlerin engellenmesine ilişkin şikâyetler yönünden herhangi bir karar verilmediğini, bu şekilde anılan eylemlerin cezasız kaldığını belirterek, adil yargılanma, seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama ve tazminat taleplerinde bulunmuştur.
Başvurucu, şahsına yönelik hakaretler nedeniyle açılan ceza davasının makul sürede sonuçlandırılmadığını, bir kısım suçların yanlış nitelendirildiğini, siyasi faaliyetlerin engellenmesine ilişkin şikâyetler yönünden herhangi bir karar verilmediğini, bu şekilde anılan eylemlerin cezasız kaldığını belirterek, adil yargılanma, seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama ve tazminat taleplerinde bulunmuştur. Başvuru, 29/5/2013 tarihinde Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 9/7/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 29/3/2009 tarihinde yapılan yerel seçimler öncesinde Demokratik Sol Parti (DSP) tarafından İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanlığına aday gösterilmiştir. DSP Beylikdüzü İlçe Başkanlığı tarafından İlçe Seçim Kuruluna yazılan 18/3/2009 tarih ve 2009/50 sayılı yazı ile Genç Bakış gazetesinin 18/3/2009 tarih ve 178 numaralı sayısındaki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Beylikdüzü Belediye Meclis Üyesi adayı olan Z.A.’nın başvurucu hakkındaki beyanlarının aktarıldığı haberin küçük düşürücü ve aşağılayıcı olduğu gerekçesiyle gerekli kanuni işlemlerin yapılması talep edilmiştir. Beylikdüzü Life Aktüel Haber, Kültür-Sanat ve Yaşam gazetesinin 18/3/2009 tarih ve Y.3 25 sayılı nüshasında başvurucu hakkında yayımlanan haber ve yorumlar nedeniyle DSP Beylikdüzü İlçe Başkanlığı tarafından 26/3/2009 tarih ve 2009/56 sayılı yazı ile Büyükçekmece İlçe Seçim Kuruluna başvuruda bulunularak ilgili Gazete hakkında tedbir kararı verilmesi ve suç duyurusunda bulunulması talep edilmiştir. Büyükçekmece İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 18/3/2009 tarih ve SKB.140/368 ile 26/3/2009 tarih ve SKB.140/397 sayılı yazılarıyla Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Başvurucu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 27/3/2009 tarihli dilekçe ile Gerçek Gazetesinin 17/3/2009 tarih ve 1041 sayılı nüshasındaki haber, aynı tüzelkişiye ait Gerçek TV adlı kanalda yayınlanan “Sesli Düşünceler” adlı programda, program yapımcısı, sunucusu ve konuğunun (Z.A.) başvurucu hakkında adı geçen gazetede yayımlanan haberler doğrultusunda kullandıkları ifadelerle ve Genç Bakış Gazetesinin 18/3/2009 tarih ve 178 sayılı nüshasında yer alan “MHP Beylikdüzü Belediye Meclis adayı Z... A..., DSP'li Başkan adayı Zeki BİNGÖL’ü topa tuttu” başlıklı haber içeriğinde başvurucu hakkında kullanılan “tetikçi”, “şantajcı” ve “rantçı” şeklindeki ifadelerle, iftira ve hakaret suçlarını işlediklerini ileri sürerek ilgili kişiler hakkında şikâyetçi olmuştur. Başvurucu, 17/3/2009 tarihli Gerçek Gazetesinde, yine aynı tarihte Gerçek TV kanalında yayınlanan “Sesli Düşünceler” adlı programda ve ayrıca 18/3/2009 tarihli Genç Bakış Gazetesinde şahsına karşı yapılan isnatlardan dolayı 27/3/2009 tarihinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuştur. Başvurucuya yönelik bu isnatlardan dolayı DSP Beylikdüzü İlçe Başkanlığı da Beylikdüzü İlçe Seçim Kuruluna 18/3/2009 tarihli yazı ile şikâyette bulunmuştur. Beylikdüzü İlçe Seçim Kurulunun 18/3/2009 tarihli yazısı ile başvurucunun şikâyeti Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmiştir. DSP Beylikdüzü İlçe Başkanlığının 20/3/2009 tarihli yazısı ile seçim çalışmaları kapsamında broşür dağıtan DSP ilçe teşkilatının kadın ve gençlik kollarına üye bazı kişilerin 19/3/2009 tarihinde, kendilerine polis süsü veren MHP ilçe teşkilatına mensup bazı kişiler tarafından alıkonuldukları, özgürlüklerinden yoksun kılındıkları, siyasi faaliyetlerinin hile, tehdit ve psikolojik baskı ile engellendiği ileri sürülerek Beylikdüzü İlçe Seçim Kurulundan, ilgili siyasi partiye uyarıda bulunulmasına, gerekli kanuni işlemlerin yapılmasına ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. DSP Beylikdüzü İlçe Başkanlığının 26/3/2009 tarihli yazısı ile Beylikdüzü İlçe Seçim Kurulundan, başvurucu hakkında küçük düşürücü ve aşağılayıcı, gerçek dışı, yalan ve iftira niteliğinde haberler yapıldığı ifade edilerek seçim yasakları çerçevesinde ilgili haberleri yapan gazete hakkında gerekli müeyyide ve tedbirlerin uygulanması talep edilmiştir. İlçe Seçim Kurulunun aynı tarihli yazısı ile anılan Parti Başkanlığının dilekçesi ve ekleri Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmiş ve 2009/7958 soruşturma numarasına kaydedilmiştir. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 30/3/2009 tarihli kararı ile İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 26/3/2009 tarihli suç duyurusuna istinaden başlatılan 2009/7958 sayılı soruşturma ile 18/3/2009 tarihli suç duyurusuna istinaden başlatılan 2009/7410 sayılı soruşturmanın birleştirilmesine ve her iki soruşturmanın 2009/7410 soruşturma sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 23/5/2009 tarih ve 2009/3198 sayılı iddianamesi ile başvurucunun şikâyetçi olduğu şüpheliler hakkında, 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasında tanımlanan hakaret suçundan cezalandırılmaları talebi ile Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Başvurucu, yargılama devam ederken Mahkemeye sunduğu 18/3/2010 tarihli dilekçe ile şahsına yönelik isnatların hakaret suçu dışında iftira suçunu da oluşturduğunu ileri sürmüş, bu nedenle iftira suçundan ek iddianame düzenlenmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına iadesini talep etmiştir. Öte yandan başvurucu, birleştirilen diğer soruşturma ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığınca herhangi bir işlem yapılmadığını belirterek, konunun araştırılmasını ve sonucuna göre anılan suçlar açısından ek iddianame düzenlenmek üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına iadesini talep etmiştir. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Birinci Dairesinin 20/10/2011 tarih ve 2136 sayılı kararı gereği mahkemelerin ayrılması nedeniyle, Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin başvuruya konu E.2009/1248 numaralı dava dosyası, 6/8/2012 tarihinde E.2012/105 numarası ile Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi uhdesine geçmiştir. Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2012 tarih ve E.2009/105, K.2012/113 sayılı kararıyla, 9/6/2004 tarih ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun maddesi ve HSYK’nın iş bölümüne ilişkin kararı gereğince görevli ve yetkili mahkeme Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi olduğundan, görevsizlik kararı verilmiş ve dava dosyası Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin 24/1/2013 tarih ve E.2012/2644, K.2013/46 sayılı kararı ile 5/7/2012 tarihinde yürürlüğe giren 2/7/2012 tarih ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi gereğince sanıklar hakkında devam eden kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmiştir. Başvurucu bu karara karşı Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulunmuş ancak Ağır Ceza Mahkemesinin 8/4/2013 tarih ve 2013/691 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilmiştir. İtirazın reddine dair karar, başvurucuya 24/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 29/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5237 sayılı Kanun’un “Hakaret” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.(3) Hakaret suçunun;a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.” 5237 sayılı Kanun’un “İftira” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…) hükmolunur.(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.” 5187 sayılı Kanun’un “Görevli mahkemeler ve yargılama usulü” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür.Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür. Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlara ilişkin davalar acele işlerden sayılır.” 6352 sayılı Kanun’un “Dava ve cezaların ertelenmesi” kenar başlıklı geçici maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“(1)31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;…b)Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine,…karar verilir.”