4. Hukuk Dairesi 2011/13104 E. , 2012/5936 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ...... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 19/07/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik h…
**4. Hukuk Dairesi 2011/13104 E. , 2012/5936 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ...... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 19/07/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının, 18 Temmuz 2009 tarihli "...... jüristokrasik darbe peşinde mi?" başlıklı yazıya yönelik temyizi reddedilmelidir. 2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince: Davacı, davalı şirkete ait ...... isimli gazetenin 18.07.2009 ve 24.07.2009 tarihli sayısında davalı ... tarafından kaleme alınan "...... jüristokrasik darbe peşinde mi?" ve "Derin ......" başlıklı yazılarda kendisine yönelik ağır hakaret ve isnatlarda bulunulduğunu, yazıların abartılı ve gerçek olmayan ifadeler içerdiğini belirterek, davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar, yazıların basın özgürlüğü çerçevesinde, haber verme sınırları içerisinde görünen gerçekliğe uygun bulunduğunu, davacının kişilik haklarını rencide etmeye yönelik olmadığını, matufiyet unsurunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece; davalı gazetenin 24.07.2009 tarihli sayısında davalı ... tarafından kaleme alınan "...... ......" başlıklı yazıda davacıya yönelik ağır isnatlarda bulunulduğu, yazının dile getiriliş biçimi itibariyle, davacının cinayet işlemeyi teşvik eden, bu işi organize eden bir kişi olarak gösterilmesinin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiş, 18 Temmuz 2009 tarihli "...... jüristokrasik darbe peşinde mi?" başlıklı yazının 2009 yılı yaz kararnamasine yönelik eleştiri niteliğinde olduğundan davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde görülmeyen yazıya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.