Başvuru, gönderilmek istenen mektupların ceza infaz kurumunca alıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle haberleşme ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkindir.
Başvuru, gönderilmek istenen mektupların ceza infaz kurumunca alıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle haberleşme ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkindir. Başvuru 21/2/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 22/6/2015 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 22/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 10/7/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 3/8/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 21/8/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucubu görüşe karşı beyanlarını 24/8/2015 tarihinde ibraz etmiştir. 2013/1914 ve 2013/5596 numaralı bireysel başvurular ile mevcut başvuru arasında kişi bakımından hukuki irtibat bulunması nedeniyle 4/2/2016 tarihinde alınan ara karar ile birleştirme kararı verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Hâlihazırda 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesi gereğince Ankara 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada, aynı zamanda vasisi olan kardeşi Ömer Arslan’a göndermek istediği iki mektup ile avukatına göndermek istediği bir mektup; Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının değişik tarihli kararlarıyla sakıncalı bulunarak gönderilmemiştir. İlgili mektuplardan başvurucunun kardeşine göndermek istenilen ilk mektupşöyledir:“Sevgili kardeşim Ömer Selam sevgilerimle merhabaGeçenlerde sana ve kuzenime aynı zarfla birer mektup göndermiştim, almış olmalısın. Seyithan abi ziyaretime gelecekti gelmeyince kimi konularda sana yazıyorum. Belirteceğim kimi konuları yeğenim Av. Şabanla birlikte değerlendirirsiniz.Ankara ve Numune Hastanesi ve Kırıkkale Tıp Fakültesi Hastanesine ait internet sitesinden ihtiyacım olan kimi sağlık belgelerini indirip bana göndermen gerekiyor. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi sitesinden … bana ait bel (lumbal) ve boyun (servical) MR raporları ile Kırıkkale Tıp Fakültesi Hastanesi sitesinde bana ait dosya no: …’dan Gastrolojinin istediği kan sonuçlarının hepsinin birer örneğini indirip zarf içinde taahhüt olarak bana gönderirsin. Hastanelerinin internet sitelerini Google’dan aratıp bulman mümkün. Bunları temin etmek zor olmamalı. Gerekiyorsa güvendiğin birinden yardım da alabilirsin. Ancak yukarıda belirtilen numaralar sen de bulunsun kaybetme ileride yine lazım olur.Aşağıda aktaracağım bölümü Av. Şaban’la birlikte daktilo veya bilgisayarda dilekçe şeklinde yazarak ilgili yerlere aile adına (benim için) başvuru yaparsınız.1) 21 yıldır siyasi nedenlerle cezaevinde tutulan bir hükümlüdür. Halen Kırıkkale F tipi cezaevinde tutulmaktadır. Bel, boyun fıtığı ve kronik hepatit B hastasıdır. Karaciğerinde harabiyet olduğu gerekçesiyle tedavi görüyor. Hastalığı aktif olduğu halde yalnız tutulması gerekirken sağlığını bozan, sigara kullanan kimisi saldırgan – psikopat kimselerle aynı odada tutulabiliyor. Bu da mevcut fiziki rahatsızlığını ve psikolojisini olumsuz etkiliyor yanı sıra can güvenliği sorunu beraberinde getiriyor.2) Kendisi aynı zamanda Gazi Üniversitesi UEMYO Bilgi Yönetimi (uzaktan eğitim) ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisidir. Bu öğrenimleri idarece çeşitli şekillerde engelleniyor kısıtlanıyor. İnfaz Hâkimliği kararıyla mesai gün-saatlerinde (hafta içi hergün 7 saat) kendi bilgisayarı ve internet gibi öğrenim olanaklarından yararlandırılması gerekirken sadece ( o da başka gerekçeler olmadıkça) üç saat yararlandırılıyor. Her fırsatta öğrenimi çeşitli vesilelerle engelleniyor kısıtlanıyor.3) Birlikte çıkmayacağı bilinen ve tanımadığı istemediği kimselerle yazılmak suretiyle spor- sohbet hakkından yararlandırılmıyor. Kâğıt üzerinde (dışa karşı) yararlandırılmış gibi gösteriliyor. 4) Kantinden temin etmiş olduğu eşyalarına aramalarda el konuluyor. Herhangi bir tutanak tutulmadığı için bunların bir kısmı gasp edilmiş- kaybedilmiş durumdadır.5) Cezaevinde her işlem aleyhinde birer eziyet ve işkence aracı olarak kullanılıyor. Yukarıda belirtilen konular da dahil olmak üzere şikâyet, suç duyurusu içerikli mektup ve dilekçelerine el konulup muhataplarına gönderilmiyor. İki yıldır bu şekilde hiçbir işlem yapılmadan onlarca mektup ve dilekçesi gaspedilmiş durumdadır. Bu şekilde hakkını araması, hukuk yoluna başvurması engelleniyor.6)Bütün bunlar özellikle mevcut idare tarafından kardeşimizin etnik ve siyasi kimliği nedeniyle ayrımcılığa tabi tutularak görevlerini kötüye kullanarak yapılmaktadır. İl savcılığı- Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı desteği olmadan idarenin salt kendi tasarrufu ile yapabileceği şeyler değildir, bunlar.Her yönüyle kardeşimizi ve aile olarak bizleri mağdur eden bu uygulamalardan dolayı cezaevi idaresi ve Adalet Bakanlığından şikâyetçiyiz. Kardeşimizin sağlık ve can güvenliğinden ailece endişe duyuyoruz. Daha ayrıntılı bilgi belgelere sahip olan kardeşimizle görüşülerek sorumlular hakkında gerekli adli ve idari soruşturma açılmasını talep ediyoruz./ Daha önce aktardıklarımla birlikte bunları bir başvuru dilekçesi haline getirip başvurularınızı yaparsınız. Özlemle öpüyor hepinize en içten selam sevgilerimi iletiyorum. Reşit.” Başvurucunun yine kardeşine göndermek istediği ikinci mektup ekleri hariç olmak üzereşöyledir:“Sevgili kardeşim Ömer Selam sevgilerimle merhabaA 4 ve A 5 zarflarla (iki ayrı zarf, Şaban'ın yetki belgesi ile olan fotokopiler ve Bakanlık cevabı ile mektubunu) gönderdiklerini aldım. TeşekkürlerBu mektupla sana1) 10 Aralık 2012 tarihli 6 sayfalık dilekçe2) 2 Ocak 2013 tarihli 2 sayfalık dilekçe3) 31 Aralık 2012 tarihli 1 sayfalık dilekçe4) Dilekçeler listesi 1 sayfaOn (10) sayfalık belge gönderiyorum. Bunların birer adet fotokopi örneklerini yanına alıp (sen de kalsın) bu gönderdiklerimi Av. Şaban'a verirsin.Bu veya sonraki hafta (13 veya 20 Ocak sabahı) seni ararım.Tekrar senin ve şahsında tüm ailenin sevgili Av. Şabanların, Orhan, Paşa, dotmam (bayan arkadaşın) yeni yılını kutluyor selam ve sevgilerimi iletiyorum. 8/1/2013 Reşit ARSLANBunları aldığında beni faksla haberdar edersin." Söz konusu ikinci mektubun ekinde; i. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi için yazılan ve Başsavcılıkça alınan bir ifadeyle ilgili olduğu belirtilen 7/12/2012 tarihli altı sayfalık dilekçenin bir örneği, ii. Kırıkkale İnfaz Hâkimliğinin 19/12/2012 tarihli ve E.2012/627, K.2012/548 kararına itiraz için Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Cezaevi Müdürlüğüne hitaben yazılan 31/12/2012 tarihli bir sayfalık dilekçenin bir örneği, iii. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2012 tarihli 2012/9266 numaralı soruşturma dosyasında verdiği karara itiraz mahiyetinde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına gönderilmek üzere Cezaevi Müdürlüğüne hitaben yazılan 2/1/2013 tarihli iki sayfalık dilekçenin bir örneği, iv. Başvurucunun daha önceden yazdığı ve Ulusal Yargı Ağı Projesi'nde (UYAP) kaydı bulunan 2011 ila 2012 yıllarına ait dilekçelerin listesini gösteren bir sayfalık belgenin örneği bulunmaktadır. Başvurucunun avukat Ş.ye göndermek istediği taahhütlü bir mektup ise Cezaevi idaresi tarafından mektubun incelemesinin yapılması için İ20/3/2006 tarihli ve 10218 sayılı kararı ile kabul edilen Ceza ve İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün (İnfaz Tüzüğü) 84/2-c bendinin (2) numaralı alt bendi gereğince 4/6/2013 tarihli yazı ile Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine yollanmıştır. i. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunca başvurucunun kardeşine göndermek istediği ilk mektup 27/11/2012 tarihli ve 2012/427 sayılı kararla 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un maddesinin (3) numaralı fıkrasına gönderme yapılmak suretiyle “ …mektup içeriğinde geçen ifadelerde Ceza İnfaz Kurumunun işleyişi ile ilgili yalan yanlış iddialarına kaynak olarak Ceza İnfaz Kurumunu, Savcılığı ve Adalet Bakanlığını gösterdiği, adı geçen kurumları akrabası olduğu tahmin edilen kişiden ilgili yerlere şikâyet etmesinin istendiği bunu yaparak kurumları hedef gösterdiği ve kişileri paniğe yönlendirdiği anlaşıldığından; ...hükümlü Mehmet Reşit Arslan tarafından Ömer Arslan’a gönderilmek istenen mektubun tamamının sakıncalı bulunarak …” şeklindeki gerekçeyle gönderilmemiştir.ii. Başvurucu bu karara karşı Kırıkkale İnfaz Hâkimliği nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 19/11/2012 tarihli ve E.2012/627, K.2012/548 sayılı kararla İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu kararına atıfta bulunarak başvurucunun şikâyetini reddetmiştir. Şikâyetin reddedilme sebebi şu şekildedir:“Hükümlü tarafından gönderilmek istenen mektubun yapılan incelemesinde, Cezaevi müdürlüğünce verilen kararda belirtildiği gibi, yalan yanlış yazıların bulunduğu, cezaevinde yapılan uygulamaların tümünün kanunlara aykırı yapıldığı intibanın uyandırılmaya çalışıldığı, mektubun sakıncalı olarak değerlendirilmesi gerektiğinden hükümlünün şikâyetinin reddine …”iii. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi 4/1/2013 tarihli ve 2013/22 Değişik İş sayılı kararla İnfaz Hâkimliğinin kararındaki gerekçeye atıf yapılarak kararın usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir.iv. Anılan karar başvurucuya 25/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 21/2/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. i. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunca başvurucunun kardeşine göndermek istediği ikinci mektup, 10/1/2013 tarihli ve 2013/30 sayılı kararla 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (3) numaralı fıkrasına gönderme yapılmak suretiyle“...hükümlü Mehmet Reşit Arslan'ın göndermek istediği mektup içeriğinde asılsız ve mesnetsiz iddialar ile kurum ve görevlilerini hedef gösterdiği anlaşıldığından" şeklindeki gerekçeyle gönderilmemiştir. ii. Başvurucu bu karara karşı Kırıkkale İnfaz Hâkimliği nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 21/1/2013 tarihli ve E.2013/34, K.2013/24 sayılı kararla başvurucunun şikâyetini reddetmiştir. Şikâyetin reddedilme gerekçesi şöyledir:“Hükümlü Mehmet Reşit Arslan tarafından gönderilmek istenen mektupta kurumu hedef gösterme gayesi söz konusu olduğundan, cezaevi idaresince sakıncalı bulunarak mektubun gönderilmemesi kararı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ve Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük'ün maddesine uygun olduğundan hükümlünün şikâyetinin reddine …” iii. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi 5/2/2013 tarihli ve 2013/129 Değişik İş sayılı kararla İnfaz Hâkimliğinin kararındaki gerekçeye "...hükümlüye verilen disiplin cezasında kanuna aykırılık bulunmadığından..." şeklinde atıf yaparak kararın sonuç ve gerekçesi itibarıyla yasaya uygun olduğundan bahisle başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. iv. Anılan karar başvurucuya 13/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 6/3/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. i. Kırıkkale İnfaz Hâkimliği, Avukata gönderilmek istenen üçüncü mektubu ise 10/6/2013 tarihli E.2013/372, K.2013/436 sayılı karar ile göndermemiştir. Karar gerekçesi şöyledir:"5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı hakkında Kanun'un maddesinin fıkrasında belirtilen 'hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup,faks ve telgraflar denetime tabi değildir' hükmü gereğince kapalı zarf içindeki mektubun denetiminin yapılmadığı,ancak son zamanlarda yapılan duyumlarda terör örgütü mensubu olan hükümlülerin örgütsel amaçlı olarak haberleşme içine girdikleri,ve yalan yanlış bilgilerle kamuoyu oluşturmaya çalıştıkları anlaşıldığından,