Başvuru, ölüm olayının etkili bir şekilde soruşturulmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ölüm olayının etkili bir şekilde soruşturulmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 16/10/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve ekleri ile onaylı suretleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen soruşturma dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 14/3/2014 tarihinde Muğla ili Ula ilçesi Çıtlık köyündeki bir çiftlik evinde başından vurulmuş vaziyette bulunan 1971 doğumlu Nihat Devecioğlu'nun eşidir. Başvurucunun eşi Nihat Devecioğlu -bireysel başvuru ve soruşturma dosyasına yansıdığı kadarıyla- ölüm olayı meydana gelmeden önce Muğla'nın Marmaris ilçesinde ikamet etmekte ve bu ilçede ticaretle uğraşarak geçimini sağlamaktaydı. Nihat Devecioğlu 13/3/2014 tarihinde saat 00 ile 00 sıralarında evinde akşam yemeğini yemiş, akabinde ise yine kendisine ait çiftlik evine gitmek üzere evinden ayrılmıştır. Nihat Devecioğlu ertesi gün kendisine ait iş yerine gitmemiştir. Bunun üzerine iş yerinin muhasebecisi 14/3/2014 tarihinde saat 30 sıralarında Nihat Devecioğlu'nun eşini (başvurucuyu) telefonla arayarak Nihat Devecioğlu'nun işe gelmediğini ve telefonlarına bakmadığını söylemiştir. Bu olay üzerine başvurucu, Nihat Devecioğlu'na ulaşmaya çalışmış fakat ulaşamayınca kardeşi Ü.den çiftlik evine gitmesini ve eniştesini uyandırmasını istemiştir. Ü., çiftlik evine vardığında Nihat Devecioğlu'nu başından vurulmuş vaziyette ölü olarak bulmuştur. Bunun üzerine Ü., telefonla jandarmayı aramış ve olay hakkında jandarmaya bilgi vermiştir. Olay hakkında kendisine bilgi verilen Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı nöbetçi Cumhuriyet Savcısı, olay yerinin olduğu gibi muhafaza edilmesini istemiş, ayrıca olay yeri inceleme ekibinin ölümün gerçekleştiği yere yönlendirilmesi talimatını vermiştir. Saat 00 sıralarında olay yerine gelen olay yeri inceleme ekibi, Cumhuriyet Savcısı'nın ölümün gerçekleştiği yere gelmesini müteakip olay yeri incelemesine başlamıştır. Olay yeri incelemesi sonucunda tanzim edilen olay yeri inceleme raporunda özetle olay yerinin Nihat Devecioğlu'na ait etrafı duvar ve parmaklıklarla çevrili bir bahçe içindeki tek kattan oluşan bir ev olduğu, olay yerinde Akyaka Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerince acil önlemlerin alındığının görüldüğü, olayın oturma odası olarak kullanılan yerde meydana geldiği, buraya gidildiğinde odanın girişinde sağ tarafta bulunan kanepe üzerinde sırtüstü yatar pozisyonda, baş kısmı sağ kısmından ve sağ kulak bölgesinden yara almış vaziyette 45 yaşlarında bir erkek cesedin bulunduğunun görüldüğü, ölen kişinin üzerinde göbek üstünde bir av tüfeğinin bulunduğu, olay yerinin genel özellikleri dikkate alındığında ölen kişinin intihar ettiğinin değerlendirildiği belirtilmiştir. Olay yeri incelemesi sonucunda; ölen kişinin el ve yüz bölgesinden alınan svaplar ile olay esnasında kişinin üzerinde bulunan kazak, atış artığı analizi için muhafaza altına alınmıştır. Bunların yanı sıra olay yerinde bulunan av tüfeği ile fişek ve kartuş, balistik inceleme için muhafaza altına alınmıştır. Cumhuriyet Savcısı'nın talimatı üzerine ayrıca ölen kişinin on parmak izi alınmıştır. Olay yerinde 14/3/2014 tarihinde ölü muayene işlemi gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyet Savcısı ve doktor bilirkişinin de hazır bulunduğu bu işlem neticesinde hazırlanan ölü muayene ve otopsi tutanağında, cesedin baş bölgesinin sağ kısmının muhtemelen ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak tamamen parçalandığı, ölenin vücudunun soğuduğu, kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla cesedin Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin uygun olduğu belirtilmiştir. Anılan tutanakta ayrıca konutta, ölüm olayının gerçekleştiği odada, kapıda ve pencerelerde herhangi bir zorlama izinin bulunmadığı; olay yerinde olağanın dışında bir dağınıklığın söz konusu olmadığı, olay yeri inceleme ekibinin gerekli fotoğraflamaları yaptığı ifade edilmiştir. Ölü muayenesindeki değerlendirmeler üzerine kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla aynı tarihte klasik otopsi işlemi gerçekleştirilmiş ve otopsi sırasında cesetten kan örnekleri alınmıştır. Otopsi sonucunda hazırlanan 30/4/2014 tarihli raporun ilgili kısmı şöyledir:" (...)Yüzde; sağ tarafta, çene altından başlayıp yanağı kateden 21x12 cm'lik açık yara bulunduğu, yara içine bakıldığında dil, maksiler sinüs zigomatik kemik ve temporal kemiğin petros parçasının hasarlanmış olduğu, kafatasının kırık bölgesinden beyin dokusunun görüldüğü, yara içinde is ve yanığın dikkati çektiği ve yara içerisinde saçma tanelerinin bulunduğu, sağ kulağın yerinde olmadığı, sol kulaktan kan gelmekte olduğu görüldü.Saptanan bu bulgular dışında herhangi bir darp ve cebir izi ile kesici delici alet yaralanmasına ratlanmadı. (...)Antalya Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi'nin 08/04/2014 tarihli ve 2014/517/269/269 sayılı raporunda; kanda; alkol (Etil ve Metil alkol) tespit edilmediği, sistematiğimizdeki uyutucu-uyuşturucu maddelerin tespit edilmediği, sistematiğimizdeki maddelerin tespit edilmediği, idrarda; sistematiğimizdeki uyutucu-uyuşturucu maddelerin tespit edilmediği, sistematiğimizdeki maddelerin tespit edilmediği bildirildiğine göre;SONUÇ: 14/03/2014 tarihinde av tüfeği ile intihar ettiği bildirilen İbrahimoğlu1971 doğumlu Nihat Devecioğlu'nun cesedine 14/03/2014 tarihinde Adli Tıp Şube Müdürlüğünce yapılan otopsiden ve tetkiklerden elde edilen ve yukarıya kaydedilen bulgular dikkate alındığında,1) Şahsın bitişik atış mesafesinden yapılmış ateşli silah saçma tanesi yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ve beyin harabiyeti nedeniyleölmüş olduğunu, 2) Şahsın ölümü üzerine etkili başkaca bir dış etkenin tespit edilmediğini bildirir tıbbi kanaat raporudur." Olay yeri incelemesi neticesinde muhafaza altına alınan 159150 seri numaralı av tüfeği ile fişek ve kartuş, gerekli tetkiklerin yapılması amacıyla Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğine gönderilmiştir. Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğince yapılan balistik inceleme neticesinde hazırlanan 25/3/2014 tarihli uzmanlık raporunda; 159150 seri numaralı av tüfeğinin ateş etmeye mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, yapılan deneme atışlarında fişeklerin patladığının görüldüğü, incelenmek için gönderilen bir adet 12 kalibre av fişeği kartuşunun 159150 seri numaralı av tüfeği ile atılmış olduğu tespitleri yapılmıştır. Ölen kişinin el ve yüz bölgesinden alınan svaplar ile olay esnasında kişinin üzerinde bulunan kazak, atış artığı analizi yapılması için Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı Kimyasal İnceleme Laboratuvarına gönderilmiştir. Kimyasal İnceleme Laboratuvarı görevlileri tarafından hazırlanan 4/4/2014 tarihli uzmanlık raporuna göre Nihat Devecioğlu'na ait svapların tümü üzerinde atış artığı tespit edilmiştir. Olay yeri incelemesi neticesinde muhafaza altına alınan kazak üzerinde yapılan atış artığı analizi sonucunda ise kazağın göğüs orta bölgesinde yaklaşık 1,5x1,5 cm ebatlı bir delinme olduğu, kazaktaki delinme bölgesi etrafında atış artıklarının bulunduğu, atış artıklarının dağılımı ve yoğunluğu dikate alındığında atışın bitişiğe yakın atış olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca kazağın ön ve kol bölgesinde de atış artıklarının bulunduğu tespit edilmiştir. Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğince 24/3/2016 ile 26/3/2016 tarihinde yapılan parmak ve avuç izi incelemesinde tüfek üzerinde mukayeseye elverişli iz olmadığı tespit edilmiştir. Nihat Devecioğlu'nu vurulmuş vaziyette ilk gören Ü.nin otopsi sırasında kimlik tanığı sıfatıyla ifadesine başvurulmuştur. Ü.nin ifadesi şöyledir:"Bana gösterdiğiniz ceset (...) Nihat Devecioğluna aittir. Kendisi benim eniştemdir. Marmaris'te otururdu. Ancak hafta sonları ve yazları ölü olarak bulunduğu çiftlik evini de kullanırdı. Bu sabah Marmaris'te bulunan işyerine gitmeyince işyerinde bulunan çalışanları ablamı aramışlar. Ablam da beni saat 30 civarlarında telefonla aradı ve eniştemin işyerine gitmediğini, benim aramamı istedi. Ben o sırada Gökova'da dörtyolda bulunan iş yerindeydim. Ablam bana çiftlik evinde olabileceğini söyleyince araçla çiftlik evine gittim. Kumanda ile açılan kapı kapalıydı. Ancak ölenin aracı evin sağ tarafında park halindeydi. Aracı görünce evde olduğunu anladım. Kapının üzerinden atlayarak içeri girdim. Konutun kapısının üzerinde anahtar vardı. Kapı kilitli değildi. Anahtarı çevirerek içeriye girdim. Odalara baktım. Oturma odası olarak kullanılan sol arka odaya baktığımda kanepenin üzerinde eniştemi kucağında av tüfeği ile yatarak gördüm. Hemen yanına gittim, kafası parçalanmış durumdaydı. Öldüğünü anlayınca hemen jandarmayı aradım ve 112 Acil Servise haber verdim. Jandarma görevlileri hemen gelerek gerekli çalışmaları başlattılar. Ben kendisinin neden intihar ettiğini bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla çok fazla ekonomik sıkıntı yoktu. Kredi kullanmıştı ancak sahip olduğu mal varlığı kullanmış olduğu kredileri kat be kat karşılayacak şekildeydi. Ben kendisini ölmeden önce en son pazartesi günü yani 10 Mart 2014 günü Marmaris'te görmüştüm. Bildiğim kadarıyla ablamla zaman zaman tartışmaları oluyordu ancak bu her evde olan ufak tartışmalardı. Benim olay hakkında bilgi ve görgüm bundan ibarettir." Soruşturma kapsamında 20/3/2014 tarihinde başvurucunun ifadesi alınmıştır. Başvurucunun ifadesi şöyledir:"Nihat Devecioğlu ile 20 yıllık evliyiz ve 2 tane çocuğumuz vardır. Eşim Nihat Devecioğlu’nun herhangi bir maddi sorunu olmadığı gibi herhangi bir kimseye de borcu yoktur. Eşim Nihat Devecioğlu hayat dolu bir insandı ve intihar edecek yapıda birisi de değildi. Ben eşim Nihat Devecioğlu’nun intihar etmiş olduğuna inanmıyorum. Tüfeğin yanlışlıkla ateş almış olduğunu düşünüyorum. Eşim silah kullanmasını severdi ancak profesyonel bir silah kullanıcısı değildi. Eşim Nihat Devecioğlu’nu en son 13/3/2014 günü saat 00-00 saatleri arasında gördüm. O gün eşim Nihat Devecioğlu’na yemek hazırladım. Eşim yemeğini yedi ve yemekten sonra … plakalı aracımız ile evden ayrıldı.(...) 14/3/2014 günü sabahında tekrardan Marmaris'e geri dönecek ve arabayı bana bırakacaktı. 14/3/2014 günü işyerinin muhasebecisi Ahmet beni sabah saat 30 sıralarında aradı. Eşim Nihat Devecioğlu’nu aramış olduğunu ve telefonun çaldığı halde cevap vermediğini söyleyerek evdeyse uyandırmamı söyledi. Ben de eşimin Çıtlık Köyündeki çiftlik evinde olduğunu, lazımsa uyandırırım diyerek telefonu kapattım. Sonra eşimi defalarca aradım fakat cevap vermedi. Bunun üzerine Gökova'da iş yeri olan kardeşim Ü.yi arayarak “enişteni telefon ile defalarca aradım, ancak enişten telefonu açmadı. Eve gidip uyandır, dükkandan arayıp duruyorlar” diye söyledim. Kardeşim Ü. bana tamam abla ben gider bakarım ve uyandırırım diye söyledi. Bir süre sonra kardeşim Ü.yi tekrar aradım ve “Gittin mi” diye sordum. Kardeşim Ü. de bana şimdi çıkıyorum abla ben bakınca seni ararım dedi. Daha sonra da kardeşim Ü. ile telefon irtibatımız koptu. Eşim Nihat Devecioğlu ile uzun süredir herhangi bir kavgamız ve mutsuzluğumuz olmamıştır. Eşim ile tartışmamız olmamıştır. Hatta eşimi de evden ben uğurladım. Evden ayrılırken de eşim gayet mutlu bir şekilde ayrıldı. Bu olaydan dolayı şüphelendiğim herhangi bir kimse yoktur. Eşim Nihat Devecioğlu’nun herhangi bir düşman yoktur." Başvurucu, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 25/4/2014 tarihli bir dilekçe ile eşinin intihar neticesinde değil hata neticesinde ateşli silah yaralanması sonucu yaşamını yitirdiğini ileri sürmüştür. Başvurucu anılan dilekçede özetle ölü muayene ve otopsi tutanağında geçen intihar ibaresinin hukuki dayanağı olmayan bir ibare olduğunu, eşinin sevilen ve saygı duyulan bir kişiliğe sahip olduğunu, Marmaris'te ticaretle uğraşan ve kendisine ait iki iş yeri bulunan eşinin hiçbir maddi sıkıntısının bulunmadığını, olay öncesinde eşini intihara sürükleyecek hiçbir olayın yaşanmadığını, bu kapsamda S.B., S.N. ve E.S.nin tanık olarak dinlenebileceğini belirtmiştir. Başvurucu, eşinin 13/3/2014 tarihinde çiftlik evine gitme sebebini ise "Çiftlikteki bir kısım tavukların sansar tipi yırtıcı bir hayvan tarafından öldürüldüğünü öğrenmesi ve daha fazla hayvanın telef olmasını engellemek" olarak ifade etmiştir. Başvurucu vekili, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına 16/5/2014 tarihli yeni bir dilekçe sunmuştur. Anılan dilekçede özetle ölüm olayının Nihat Devecioğlu'nun dikkatsiziliği neticesinde gerçekleştiği, Nihat Devecioğlu'nun intihar etmesini gerektirecek herhangi bir durumun somut olayda söz konusu olmadığı, olayın intihar olarak algılanmasının müteveffanın eşi ve çocukları için büyük bir üzüntü kaynağı olduğu belirtilmiş; bir önceki dilekçede adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesi hususu yinelenmiştir. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucunun talebi doğrultusunda adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesine karar vermiştir. Tanık olarak dinlenen S.B.nin ifadesi şöyledir:"Ölen Nihat Devecioğlu benim babamdır. Kendisinin gerek biz çocukları ile gerek ailesi ile herhangi bir sorunu yoktu. İş hayatı son derece düzgündü. Hayat dolu bir insandı. Olayın olduğu gün bana birlikte Çıtlık köyünde bulunan çiftlik evimize gidelim ve evin kenarındaki telleri yenileyelim önerisinde bulundu. Özenle toplamış olduğu tavukları yemeye çalışan sansarlardan şikayetçiydi. Ben sınavım olduğu için önerisini reddettim. Kendisi aracına binerek çiftlik evine geldi. Ertesi günü evde ölü olarak bulunduğunu duydum. Benim olay anına ilişkin görgüye dayalı bilgim yoktur. Av tüfeği babama aitti ve ruhsatlıydı. Yaban hayvanlardan korunmak amacıyla evde bulunduruyor, zaman zaman da eline alıp dışarı çıkardı. Ben babamın intihar edip etmediğini, ya da olayın kaza olup olmadığını bilmiyorum. Ancak babam intihar edecek yapıda bir insan değildi. Benim tahminime göre her zaman ki gibi dışarıdan duymuş olduğu bir ses üzerine eline almış olduğu av tüfeği yanlışlıkla patlamış ve ölümüne neden olmuş olabilir. Yanlış kapatmış olabilir. Babamın herhangi bir düşmanı da yoktur. Olay nedeniyle kimseden şikayetçi değilim dedi." Başvurucunun talebi doğrultusunda tanık olarak dinlenen E.S.nin ifadesi şöyledir:"Ben Nihat Devecioğlu'nu 8-10 yıldır tanırım. Kendisi benim iş nedeniyle arkadaşlarımdan biridir. Aynı zamanda da Çıtlık köyünün bir mahallesinde de komşuyuz. İş yerim Marmaristedir. Olay günü işimden ayrıldıktan sonra Gökova kavşağında araba beklerken kendisi Marmaris tarafından geldi. Ben de aracına bindim. Onun evinin yol ayrımına kadar aynı araç içerisinde sohbet ederek geldik. Daha sonra o kendi evine kullanmış olduğu kamyonet tarzı araç ile gitti. Ertesi günü ben evinde ölü olarak bulunduğunu duydum. Olaya ilişkin görgüye dayalı bilgim yoktur. Benim bildiğim kadarıyla Nihat ustanın herhangi bir düşmanı yoktu. Ancak neden intihar ettiğini ya da intihar edip etmediğini, olayın bir kaza olup olmadığını bilmiyorum. Eşi, çocukları ve çevresi ile arası son derece iyiydi. Başkaca bir bilgim yoktur." Soruşturma kapsamında ifadesi alınan S.N.nin ifadesi ise şöyledir:"Ben Nihat Devecioğlu'nu yaklaşık 7 yıldır tanırım. Muhasebe işlerinin bir kısmını ben yürütüyordum. Kendisi sürekli yatırım yapmayı, işini büyütmeyi seven, etrafına yardım eden iyi bir insandı. Benim bildiğim kadarıyla herhangi bir sorunu yoktu. Öldüğü günün öncesinde akşam 00'a kadar Marmaris'te beraberdik. Daha sonra ayrıldı. Ayrılırken olağanüstü herhangi bir durum görmedim. Hatta bir sonraki gün bir müteahhit ile buluşma olasılığının bulunduğunu, yeni alınan yerde ne gibi işlemler yapabileceğimizi sordu. Arabasına binerek ayrıldı. Ertesi günü kendisine ait çiftlik evinde ölü olarak bulunduğunu duydum. Benim olaya ilişkin görgüye dayalı bilgim yoktur. Olayın intihar mı yoksa kaza mı olduğunu bilemiyorum. Herhangi bir düşmanı yoktu. İntihar edecek yapıya da sahip bir insan değildi. Çiftlik evinde av tüfeği vardı. Zaman zaman tavuklarını yemeye gelen sansardan şikayetçi oluyordu. Benim başkaca bir bilgim yoktur." Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında elde ettiği verileri değerlendirerek Nihat Devecioğlu'nun ölüm olayı ile ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"(...)"Olay yerinde yapılan incelemede kapı ve pencerelerde herhangi bir zorlamanın bulunmadığı, tanık anlatımlarına göre ölenin olaydan en geç 6-7 saat önce Marmaristeki konutundan hareket ederek olayın gerçekleştiği Çiftlik evine geldiği, burada ruhsatsız olduğu belirlenen av tüfeğini alarak baş bölgesine ateş ettiği, olay öncesinde herhangi bir bilgi notu bırakmadığı belirlenmiştir.Dosyaya sunulan 2014 tarihli Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait klasik otopsi raporunda şahsın bitişik atış mesafesinden yapılmış ateşli silah, saçma tanesi yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ve beyin harabiyeti sonucu öldüğü, ölü üzerinde etkili olabilecek başkaca bir dış etken tespit edilmediği, kanında alkol, uyuşturucu ve uyutucu bulunmadığı belirtilmiştir.Jandarma Genel Komutanlığına ait 2014 tarihli kriminal raporda olay yeri incelemesi sırasında ölen üzerinden yöntemine uygun şekilde alınan tüm svaplar üzerinde atış artıklarının tespit edildiği, numune üzerinde bulunan delinme bölgesi etrafındaki atış artıklarının dağılımı ve yoğunluğu itibariyle yapılan atışın bitişiğe yakın atış olduğu, aynı atıkların ölene ait kazağın ön ve kol bölgelerinde de bulunduğu belirlenmiştir. Tanık anlatımları, olay yeri inceleme tutanakları, otopsi ve kriminal tutanakları birlikte değerlendirildiğinde ölenin olay tarihinde belirlenemeyen bir nedenle intihara karar verdiği, kendisine ait ruhsatsız av tüfeğini baş bölgesine dayayarak, bu atış sonucu beyinde gerçekleşen yaralanmaya bağlı olarak hayatını kaybettiği, ölümün gerçekleşmesinde kendisinin dışında üçüncü bir kişiye atfı mümkün kast yada kusur bulunmadığı, eylemin bu haliyle yasada suç olarak tanımlanmadığı anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir." Başvurucu, genel olarak olayın intihar değil kaza olduğunu belirterek kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etmiştir. İtiraz talebini inceleyen Muğla Sulh Ceza Hâkimliği, 22/7/2014 tarihli karar ile "(...) dosyanın yapılan incelemesinde Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu (...)" gerekçesiyle başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Bu karar 16/9/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 16/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.” 5271 sayılı Kanun’un “Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: “(1) Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabilir; yukarıdaki maddede yazılı sonuçlara varmak için bütün kamu görevlilerinden her türlü bilgiyi isteyebilir. Cumhuriyet savcısı, adli görevi gereğince nezdinde görev yaptığı mahkemenin yargı çevresi dışında bir işlem yapmak ihtiyacı ortaya çıkınca, bu hususta o yer Cumhuriyet savcısından söz konusu işlemi yapmasını ister. (2) Adli kolluk görevlileri, el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmek ve bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür.”