23. Hukuk Dairesi 2017/2249 E. , 2019/3926 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... yönünden davanın karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalılar ve davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup …
**23. Hukuk Dairesi 2017/2249 E. , 2019/3926 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... yönünden davanın karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalılar ve davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı ...'in davacı kooperatifin muhasebe işlerini yaptığını, davalı ...'ın uzun yıllar kooperatif başkanlığı ve müdürlüğü yaptığını, davalı ...'ın yönetim kurulu üyesi olan diğer davalılarla kusurlu davranışlarla bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı kooperatifi 2.429,71 TL zarara uğrattıklarını ileri sürerek zararın doğduğu tarihten başlayarak reeskont faizi ile 2.429,71 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların bir kısım taşınır ve taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, bir kısım davalılar ve davalı ... vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 12.09.2011 tarih ve 2011/81 Esas, 2011/227 Karar sayılı ilamıyla denetçilerden vekaletname sunması için imkan tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalılardan ... ve ...’ın kooperatifte yönetici ya da denetçi sıfatı bulunmadığı, gerekçesiyle davanın sıfat yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kooperatif hesabından belgesiz ve karşılıksız harcama yapmak suretiyle kooperatifi zarara uğrattıkları ve karşılıksız ve belgesiz yapılan bu harcamalar nedeni ile kooperatife karşı sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacı vekili, bir kısım davalılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1- Davalı ... vekilinin temyiz istemine göre; 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK’a eklenen ek madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2017 yılı için 2.270,00 TL'dir. Mahkemece davalı ... hakkında 4,17 TL miktar itibariyle kabul kararı verilmiştir. Yukarıda anılan madde hükmüne göre miktar itibarıyla davalı taraf bakımından temyiz sınırının altında kaldığı cihetle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.