Başvuru, İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Komisyon) tarafından verilen tazminatın düşük olması, Mahkeme ve Komisyon kararlarında vekâlet ücretine hükmedilmemesi, Komisyonun toplanma usulünün Kanuna aykırı olması, Komisyonda hakim ve savcıların görev alması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları ile 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun un 4. maddesinin Anayasa ya aykırı ol
Başvuru, İnsan Hakları Tazminat Komisyonu (Komisyon) tarafından verilen tazminatın düşük olması, Mahkeme ve Komisyon kararlarında vekâlet ücretine hükmedilmemesi, Komisyonun toplanma usulünün Kanuna aykırı olması, Komisyonda hakim ve savcıların görev alması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları ile 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasına ilişkindir. Başvuru, 7/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 30/4/2015 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların da aralarında bulunduğu 405 kişi hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından 19/6/1998 tarihinde, efrada suimuameleve cinsel saldırı suçlarından soruşturma başlatılmış, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 4/9/2003 tarihli ve E.2003/1911 hazırlık sayılı iddianamesi ile Mardin Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava, güvenlik nedeniyle Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine nakledilmiştir. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi, 13/9/2006 tarihli ve E.2005/22, K.2006/110 sayılı kararı ile efrada suimuamele suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, cinsel saldırı suçundan açılan davada ise başvurucuların beraatine hükmetmiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 23/10/2008 tarihli ve E.2007/5335, K.2008/8810 sayılı ilamı ile onanmıştır. Başvurucular, ceza yargılaması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındamakul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek tazminat istemiyle 17/6/2009 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurmuşlar; AİHM, 6384 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeni ile iç hukuk yollarının tüketilmediğinden bahisle 28/5/2013 tarihinde başvurunun reddine karar vermiştir. Başvurucular 28/7/2013 tarihinde Komisyona başvuru yaparak -AİHM başvuru formuna atıfla- aynı taleplerinin 6384 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılmasını talep etmişlerdir. Komisyon 11/11/2013 tarihli ve E.2013/1669 ve E.2013/1700 sayılı kararları ilemakul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini tespit ederek başvurucular lehine ayrı ayrı 000 TL tazminata hükmetmiştir. Kararların ortak gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"...Komisyon müracaat edenin soruşturma aşamasında 8/12/2000 tarihinde alınan ifadesiyle başlayan ceza yargılamasının 23/10/2008 tarihinde kesin hükümle sonuçlandığını tespit etmiştir. Dolayısıyla başvuruya konu ceza yargılaması çift dereceli olarak 7 yıl 10 ay 15 gün sürmüştür.....Müracaata konu iş bu dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında AİHM'in makul sürede yargılanma hakkına ilişkin yerleşik içtihatları, olayın kendine özgü koşulları, yargılamanın uzamasında müracaat eden yüklenebilecek her hangi bir kasıt veya kusurun bulunmaması, davanın müracaat eden açısından taşıdığı önem birlikte değerlendirildiğinde söz konusu yargılama süresinin makul olmadığı anlaşılmış olup somut olayda müracaat edenin makul sürede yargılanma hakkı ihlal edilmiştir...." Başvurucuların kararlara yaptığı itirazlar, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulunun 20/1/2014 tarihli ve E.2013/380, K.2014/105 sayılı ve 22/1/2014 tarihli ve E.2013/354 ve K.2014/149 sayılı kararları ile reddedilmiştir. Ret kararlarının ortak gerekçesi şöyledir:"...AİHS'in maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki “makul sürede yargılanma” hakkının amacı, AİHM tarafından şöyle açıklanmaktadır. “Bütün hak arayanlar için geçerli olan bu hükmün amacı, bu kişileri yargılama işlemlerinin sürüncemede kalmasına karşı korumak; özellikle ceza davalarında, suçlanan kişinin, uzun süre davasının nasıl sonuçlanacağı endişesi ile yaşamasını önlemektir”(Stogmüller v.Austria, Appl. No. 1602/62, 1969, para. ).Buna göre, yargılamalarının makul sürede sonuçlandırılmadığının tespiti halindeödenmesine karar verilecek olan tazminat; ilgililerin bu nedenle yaşadıkları endişeninkişiliklerinde yarattığı manevi zararın kısmen de olsa giderimine yönelik bulunduğundan, mahiyeti itibarıyla “manevi” tazminat niteliğindedir ve bu nedenle takdiren belirlenmesi kaçınılmazdır. Bu itibarla, Kurulumuzca; Komisyon tarafından, başvuranın yargılamasının çok uzun sürdüğü, dolayısıyla makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespiti üzerine ödenmesine karar verilen tazminat miktarının,şikayete konu edilen yargılamanın uzunluğu göz önünde bulundurulmak suretiyle,makul sürenin aşımıyla orantılı olarak belirlendiği ve bu nedenle hakkaniyete veAİHM içtihatlarına uygun bulunduğu kanaatine varılmıştır.Belirtilen nedenle, itirazın reddine karar verilmesi gerekmektedir...." Kararlar, 3/3/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiş; 7/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. B. İlgili Hukuk 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Bu Kanunun amacı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dair esas ve usullerin belirlenmesidir.” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Bu Kanun;a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı,b) Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği, iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvuruları kapsar.…” 6384 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“(1) Bu Kanun kapsamında yapılacak müracaatlar hakkında karar vermek üzere Bakanlığın merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışan hâkim ve savcılar arasından Adalet Bakanı tarafından atanacak dört kişi ile Maliye Bakanı tarafından Maliye Bakanlığı personeli arasından atanacak bir kişiden oluşan toplam beş kişilik bir Komisyon kurulur. Komisyon Başkanı bu üyeler arasından Adalet Bakanı tarafından seçilir. …(4) Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlık tarafından yürütülür. …” 6384 sayılı Kanun’un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Komisyona müracaat, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru tarihini ve numarasını gösteren resmi kayıt kabul mektubu, başvuru formu ve diğer ilgili bilgi ve belgelerle birlikte, müracaat edenin kimlik bilgilerini içeren imzalı bir dilekçeyle yapılır. (2) Başvuran, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Komisyona müracaat edebilir. Bu süre içinde müracaatta bulunmayanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin münhasıran iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması gerekçesine dayanan kabul edilemezlik kararının kendilerine tebliğinden itibaren bir ay içinde de Komisyona müracaat edebilirler.” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Komisyon;a) Müracaat konusu başvurunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındaki diğer kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığını,b) Komisyona süresinde müracaat edilmediğini,c) Müracaat edenin hukuki menfaati olmadığını,ç) Müracaatın 2 nci madde kapsamına girmediğini, tespit ederse müracaatı reddeder.…” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Komisyon, müracaat hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorundadır.(2) Komisyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verir.(3) Komisyon kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tüm belgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikli işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyon kararı yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.(4) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeye ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır.” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Bu Kanun, 23/9/2012 tarihi itibarıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde kaydedilmiş başvurular hakkında uygulanır.…” 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.…” 1136 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.” Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “(1) Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, Avukatlık Kanunu ve işbu tarife Hükümleri uygulanır. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“(1) Yargılama giderleri şunlardır: ...ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. ..." 6100 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:“(1)Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir."