(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/18657 E. , 2013/4868 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/18657 E. , 2013/4868 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, 07.08.2010 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, SGK Başkanlığı tarafından davaya konu zararlandırıcı olaya dair iş kazası tahkikatın başlatıldığı fakat henüz neticelendirilmediği, mahkemece davacı ile davalılar arasındaki ilişkinin hizmet akdinden değil eser sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilerek taraflar arasında işci-işverin ilişkisinin bulunmadığı ve davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile işin esasına girilmeden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği, kazaya ilişkin iş güvenlik uzmanlarından alınan 08.02.2012 tarihli raporda %80 oranında davalılara %20 oranında ise kazalıya kusur atfedildiği anlaşılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı öncelikle Kurum tarafından tespit olunacak bir husustur. Kurumun bir olayı iş kazası kabul etmemesi durumunda ilgililer işverenin yanında Kurumu da hasım göstererek iş kazası tespit davası açabilirler. Bunun yanında aksine olarak Kurumun bir olayı iş kazası kabul etmesi halinde ise ilgililer Kurumu da hasım gösterecekleri bir dava ile yine olayın iş kazası olmadığının tespitini her zaman mahkemelerden isteyebilirler. Bir olayın iş kazası olup olmadığının açık bir şekilde ortaya konulmasının zararlandırıcı olaya dair yapılacak yargılamada mahkemelerin görevine ilişkin de neticelerinin bulunması nedeniyle önemli olup bu ihtilaf yani olayın iş kazası olup olmadığına dair ihtilaf öncelikle Kurumun yapacağı tahkikata sonrasında ise tarafların açacağı tespit davalarının neticesine bağlı bir ihtilaf olup açılan tazminat davalarında öncelikle çözümü gereken bir husustur.