Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6755 E. , 2024/2806 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6755 Karar No : 2024/2806 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ:…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6755 E. , 2024/2806 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6755 Karar No : 2024/2806 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; ... Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 2. sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacının, ... Emniyet Müdürlüğü emrinde Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde "Denetim görevini yerine getirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, suçun işlendiği tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun.... günlü, .... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : .... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; soruşturma raporu ve ekleri incelendiğinde, ... Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde 08/04/2014 tarihinde yapılan arşiv kontrolünde bulunan 2011 yılına ait 455 adet mahkeme ve savcılıklardan alınan karar asıllarının TİB'e teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğinin tespit edildiği, olay tarihinde ... Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, 2011 yılında mahkemelerden alınan dinleme kararlarının asıllarının KOM Şube Müdürlüğü aracılığıyla TİB'e teslim edilmesi hususunda etkin kontrol yapmayarak denetim görevini yerine getirmediği, fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu yani Yüksek Disiplin Kurulunun ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına kararı verilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından her ne kadar dava konusu işlemde fiilin sübuta erip ermediği konusunda değerlendirme yapılmaması gerektiği, işlemin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, davalı idarece davacıya isnat edilen fiilin sübuta erip ermediği belirlenmeden zamanaşımı hakkında değerlendirme yapılamayacağı açık olduğundan davacının bu iddiasına itibar edilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirken, disiplin kurulunca, suçun işlendiğinin tespiti ve bu durumun karara geçirilmesinin hukuka aykırı olduğu, mahkemece de bu gerekçeyle iptal kararı verilmesi gerektiği, dava konusu işlemle fiilin sübuta erdiği tespitiyle ceza verilmeyip dosyanın işlemden kaldırılmış olması, Yüksek Disiplin Kurulu kararının icrai olmadığı yönünde bir fikir uyandırabilse de, hakkında verilen kararın özlük dosyasına konulacağı, idarenin hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınacağı, rütbe terfiine engel olacak nitelikte bir karar olması nedeniyle icrai bir karar olduğu, soruşturma konusu hususlar ile ilgili işleyişin ve denetim görevinin de mevzuata uygun bir şekilde yerine getirildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: ... Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 2. sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, ... Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde ... Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğince 2011 yılında Mahkemeden alınan dinleme kararlarının asıllarının TİB'e teslim edilmesi gerekirken teslim edilmemesi nedeniyle "Denetim görevini yerine getirmemek" suçunu işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi gereğince "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, suçun tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memuru Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bahsi geçen işlemden kaldırma kararının kendine yönelik kısmının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir. (Mülga) Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün kısa süreli durdurma cezalarını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışların sayıldığı 6. maddesinin A bendinin 3. alt bendinde ''Denetim görevini yerine getirmemek'' fiili dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının, 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerin sayıldığı (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde, "Denetim görevini yerine getirmemek" düzenlemesi yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır. Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir. Uyuşmazlık konusu olan ve davacı hakkında tesis edilen işlemde, davacıya isnat edilen fiille yönelik değerlendirmeler yapılarak ve eylemin sübuta erdiği kanaati belirtilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi gereğince 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. Disiplin kurulu kararının verildiği tarihte ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacıya atfedilen soruşturma konusu eyleme yönelik ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması ve bu eylem nedeniyle verilen disiplin cezası için mevzuatımızda idari bir yaptırım belirlenmemesi karşısında, Mahkemece hukuki denetimin, fiillerin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitiyle sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Bu durumda; dava konusu olayda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiillerinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirken, fiil hakkında değerlendirme yapılarak ve sübuta erdiği kanaati belirtilerek dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık; eylemlerin sübuta erip ermediğinin de irdelenmesi suretiyle davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY İdare mahkemesince verilen karar hukuk ve usule uygun bulunduğundan, davacının temyiz isteminin reddiyle anılan kararın onanması gerektiği oyu ile bozma yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Dava, davacı hakkında disiplin soruşturması açılıp eylemin sabit olduğu ancak eylemin zamanaşımına uğraması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İlke olarak isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin zamanaşımına uğraması halinde, bu eylem için mevzuatımızda disiplin cezasından başka bir idari yaptırım öngörülmüyor ise, idarece öncelikle eylemin işlendiği varsayılan tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilmelidir. Zamanaşımının tespiti halinde ise; eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın zaman aşımı nedeniyle doğrudan dosyanın işlemden kaldırılması gerekir. Ancak, idarece bu genel ilkeye aykırı olarak zamanaşımı incelemesinden önce eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği incelemesi yapılıp eylemin sabit olduğu sonucuna ulaşıldıktan sonra (davada olduğu gibi) eylemin zamanaşımına uğraması nedeniyle ceza verilemeyeceğinden işlemden kaldırma yönünde işlem tesis edilmesiyle birlikte personelin özlük dosyasına da isnat edilen eylemin sabit olduğu bilgisi girmektedir. Bu durumun ise, ileride personel hakkında idari işlem tesisi sırasında aleyhe etkiye neden olması ihtimali gözetildiğinde; idarenin eylemin sabit olduğu saptaması idari yargı denetimine tabi tutularak yapılan yargılama sonunda eylemin sabit olmadığı sonucuna ulaşılırsa bu gerekçe ile işlemden kaldırma işleminin iptaline karar verilmesi hakkaniyet gereğidir. Bu sebeple; temyize konu İdare Mahkemesi kararının esasının temyizen incelenmesi gerektiği oyuyla bozma yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.