21. Hukuk Dairesi 2018/6674 E. , 2019/6309 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Ağustos 1987-Ekim 2011 tarihleri arasında her yıl Ağustos-Ekim ayları arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonr…
**21. Hukuk Dairesi 2018/6674 E. , 2019/6309 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Ağustos 1987-Ekim 2011 tarihleri arasında her yıl Ağustos-Ekim ayları arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. KARAR Dava, davacının 1987 yılından 2011 yılına kadar her yıl Ağustos-Ekim ayları arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde “davanın kısmen kabulüne” karar verilmiştir. Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ortaya konulmasında Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam anlamıyla yerine getirilmemiştir. 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Gerçekten Dairemiz kararında “, davacının hizmetinin bildirildiği dönemler bakımından, ücret bordrolarını, puantaj cetvellerini davalı işverenden istemek, dönem bordrolarının tamamını getirtmek, imzalı ücret bordrosu (puantaj cetveli) olan dönemlerde imzalı ücret bordrosu (puantaj cetveli) kadar, imzalı ücret bordrosu (puantaj cetveli) olmayan veya olup da itiraz edilen imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan dönemler bakımından ise, dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, beyanı alınan tanıkların hizmet cetvellerini davalı Kurumdan istemek, bordolarda adı geçe n kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermek" gerektiği belirtilmiş ise de Mahkemece, itiraz edilen dönem bodrolarındaki imzaların davacıya ait olup olmadığı tespit edilmeden,bir kısım tanıkların ihtilaf konusu dönemi tanığı olduğu belirlenemeyen, çelişkili tanık beyanları esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına 01/09/1988 tarihinden itibaren 30/10/2010 tarihine kadar giriş çıkış yapılmak sureti ile hizmetinin bildirildiği, bildirim yapılan dönemlerde davacının çalışmasının otuz günün altında olduğu, 21/04/1987-26/05/1988 tarihleri arasında dava dışı ... Dış Tic. AŞ'ye ait işyerinden ve 26/05/1988-15/08/1988 tarihleri arasında da ... sicil numaralı işyerinden hizmetinin bildirildiği, davalı işyerinin kuru meyve işletmesi işinden 02/03/1987 tarihinden itibaren kanun kapsamına alındığı, bir kısım imzalı ücret bordrolarının bulunduğu, dönem bordrolarının da bir kısmının getirtildiği, davacının imza inkarı bulunduğu ancak imza incelemesi yapılmadığı, bozma sonrası bir kısım tanıkların dinlendiği, bir kısım tanıkların hizmet döküm cetvellerinin getirildiği, bir kısım tanıkların davacıyı çalışırken hatırlamadığı, bir kısmının ise çalışma olgusunun varlığının tespiti hususunda yetersiz ve çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; davacının imza inkârının bulunduğu bordrolardaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına dair imza incelemesi yaptırmak, eli ürünü olduğu anlaşılan dönemler yönünden imzalı ücret bordrosunda belirtilen kadar çalıştığını kabul etmek, eli ürünü olmadığı anlaşılan dönemler ile ücret bordrosu olmayan dönemler yönünden ise; davalı işverene ait nizalı dönemin tamamının bodrolarını kurumdan getirtmek, bordrolarda nizalı dönemin tamamında çalışması olan bordro tanıklarını res'en tespit edip dinlemek, Dairemiz bozma ilamı öncesi ve sonrası dinlenen tanıklara ait hizmet cetvelleri getirilmeyen tanıkların hizmet cetvellerini getirtilerek tanıkların ihtilaflı dönemin kayıtlı çalışanları olup olmadıklarını tespit etmek, gerektiğinde Sosyal Güvenlik Kurumu, vergi dairesi, meslek odası ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer kayıtlı işyerleri çalışanlarını tespit etmek ve tespit olunan şahısları tanık olarak yöntemince dinlemek, soruşturmayı genişletmek, toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve Franko Meyve'ye iadesine, 21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.