7. Ceza Dairesi 2020/6874 E. , 2024/2144 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/158 E., 2015/1298 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma A.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Katılan vekiline 03.11.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itib…
**7. Ceza Dairesi 2020/6874 E. , 2024/2144 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/158 E., 2015/1298 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma A.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Katılan vekiline 03.11.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra katılan ... İdaresi vekili tarafından 07.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ...'in Temyizi Yönünden Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki beraat kararının ve nakil aracının iadesinin usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz sebepleri; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, ele geçen eşya ile orantısız şekilde fazla ceza tayin edildiğine, mahkûmiyetine yeterli delilin bulunmadığı ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.GEREKÇE 10.01.2015 tarihinde uygulama noktasında önleme araması kararına istinaden, sanık ...’un şoför, sanık ...’ın ikinci şoför, sanık ... ...’in muavin ve sanık ...’in yolcu olarak bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı yolcu otobüsünde yapılan aramada, otobüsün koridor kısmından kapağı açılan gizli bölme içerisindeki toplam 155 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkralarına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmalarında; otobüsü işleten firmada çalıştığını, şoför ve muavinlik yapan diğer sanıkları tanıdığını, sigaraları araçtaki gizli bölmeye kendisinin yerleştirdiğini, diğer sanıkların sigaralardan haberi bulunmadığını, sigaraları satacağını, beyan etmiştir. Sanık ... savunmalarında; otobüs firmasında şoförlük yaptığını, suça konu sigaralardan haberleri bulunmadığını beyan etmiştir. Sanık ... savunmalarında; otobüs firmasında şoförlük yaptığını, suça konu sigaralardan haberleri bulunmadığını beyan etmiştir. Sanık ... savunmalarında; otobüs firmasında muavin olarak çalıştığını, suça konu sigaralardan haberi bulunmadığını beyan etmiştir. Suça konu eşyanın kaçak olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. A.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ..., ..., ... Hakkındaki Beraat Hükmüne ve Nakil Aracının İadesine İlişkin Temyizi Yönünden; Katılan vekiline 03.11.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.12.2015 tarihinde tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden; Olay tutanağına göre, suç tarihinde sanığın yolcu olarak bulunduğu otobüste yapılan aramada, sanığa ait ticari nitelikteki kaçak sigaraların ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; hükümden sonra 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık ...'in lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı ceza tayini gerekirken dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde alt sınırdan ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip,sanık ...'in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin suç tarihinin 10.01.2015, iddianame tarihinin 26.01.2015 olduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi'nin 27.12.2018 tarih, 2018/1225 Esas ve 2018/3960 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2015/303 Esas, 2017/828 Karar sayılı dosyasında 03.04.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.04.2015 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'in hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR A.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Hükmüne ve Nakil Aracının İadesine İlişkin Temyizi Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/158 Esas, 2015/1298 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.