3. Hukuk Dairesi 2024/4033 E. , 2025/1340 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/379 E., 2023/899 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/70 E., 2022/457 K. DAVA TARİHİ : 31.01.2018 Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ile davalılardan Haşim vekili ve Tokat Belediye Başkanlığı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön …
**3. Hukuk Dairesi 2024/4033 E. , 2025/1340 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/379 E., 2023/899 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/70 E., 2022/457 K. DAVA TARİHİ : 31.01.2018 Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ile davalılardan Haşim vekili ve Tokat Belediye Başkanlığı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 25.01.2018 tarihinde davalı Belediyenin Meydan Projesi kapsamında yapılan yıkım faaliyetleri sırasında müvekkillerinin murisi ...'in üzerine duvar yıkılması nedeniyle vefat ettiğini, meydana gelen olay nedeniyle savcılıkça soruşturma başlatıldığını, davalılardan Belediyenin Meydan Projesini gerçekleştiren kamu kurumu olduğunu, projenin peyzaj işlerinin idarece davalılardan ... şirketine ihale edildiğini, bu davalı tarafından ihale edilen iş kapsamındaki yıkım faaliyetlerinin ise davalılardan taşeron ...'nin şirketine verildiğini, davalı ...'in ise yıkım işini yapan iş makinesinin operatörü olduğunu, davalıların müvekkillerinin murisinin vefatına neden olan olaydan sorumlu olduklarını ileri sürerek; meydana gelen olay sebebiyle murisin desteğinden yoksun kalan eş Saliç'in hak kazanabileceği destekten yoksun kalma tazminatı, defin gideri vb. miktarın belirlenmesi için şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, çocuklar ... için ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi, kardeşler ...için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 336.000,00 TL 'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 07.02.2021 tarihli harç tamamlama dilekçesiyle eş Saliç için 175.753,92 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş; 20.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile eş ... için maddi tazminat talebini 293.108,86 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Şirketi vekili; müvekkili şirketin davalı Belediyenin Meydan Projesi işini üstlendiğini ve bu doğrultuda çalışma yaptığını, olay tarihinde gerek müvekkili şirket gerekse diğer davalılar tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını, desteğin yıkım alanına zorla girdiğini, meydana gelen olay nedeniyle müvekkili şirkete kusur izafe edilemeyeceğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; müvekkilinin meydana gelen olayda kusuru olmadığını, kepçe operatörü olarak tarafına verilen işi ifa ettiğini, kaza yerindeki güvenlik önlemlerini alma yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin olay tarihinde diğer davalılarca gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra yıkım faaliyetine başladığını, müvekkilinin yıkım esnasında oluşan toz bulutları yüzünden yıkılan duvarın altında birisinin kaldığını etraftaki kişilerin uyarısı ile iş bittikten çok sonra gördüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir. 3.Davalı Belediye vekili; dava konusu olay nedeniyle müvekkiline atfedilebilecek kusur ve sorumluluk bulunmadığını, yüklenici şirket olan ... Şirketi ile akdedilen sözleşme uyarınca müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, illiyet bağı bulunmadığını, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 4.Davalı ... vekili; olay tarihinde davalı Belediyenin Meydan Projesi kapsamındaki yıkım faaliyetleri esnasında destek ve beraberindeki şahısların yıkım alanından geçmek istediklerini, uyarıda bulunulmasına rağmen destek ve beraberindeki şahısların davalı Belediye ve müteahhit firmanın çekmiş olduğu güvenlik şeridini kopararak yıkım alanına geçmeleri sonucunda olayın meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 17.08.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı Belediyenin ve ...Şirketinin yapılan işle ilgili gerekli denetim ve gözetim görevlerini gereği gibi yapmamış olmalar nedeni ile her birinin ayrı ayrı %15 oranında, davalılardan Yeni Sönmezler hafriyat şirketinin yapılan işi gereği gibi yapmayarak güvenlik önlemlerini almaması, işaretlemeleri eksik yapması ve kepçe operatörünün çalışmasında yardımcı olması gereken elemanı olmaması nedeni ile %30 oranında, davalılardan Haşim'in yaptığı işlerin gereklerini bilerek özensiz ve dikkatsiz çalışmasından ötürü %30 oranında, davacıların desteğinin ise aklı selim birisi olarak olay yerinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeni ile %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile davacı eş Saliç için belirlenen destekten yoksun kalma zararının tespit edildiği, 25.07.2022 tarihli ek raporda toplam destekten yoksun kalma tazminatının 406.603,93 TL olarak belirlendiği, ilgili kusur raporu gözetilerek hesap bilirkişisinin 25.07.2022 tarihli ek raporunun yerleşik içtihatlar ile tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağı nazara alındığında hükme esas almaya yeterli olduğu, davacı ...'in maddi tazminat davasının 21.06.2022 tarihli ıslah edilen bedel üzerinden kabulü gerektiği, manevi tazminat talepleri yönünden ise, tarafların kusur durumları ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56/2 maddesi gözetilerek hüküm altına alınan manevi tazminatların belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacılardan Saliç için 293.108,86 TL maddi ile 40.000,00 TL manevi, Ercan, Ersin, Gizem, Nurten için 30.000,00'er manevi, Rıza, Hüseyin, Sırrı için 10.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan 17.08.2020 tarihli kusur bilirkişi raporuna ve gerekçe içeriğine göre, Mahkeme kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, somut olayın özelliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ile hak ve nesafet kurallarına göre Mahkemece hükmedilen manevi tazminatların yerinde olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili ile davalılardan Belediye vekili ve Haşim vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; hükmedilen manevi tazminatların düşük olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Belediye vekili; zamanaşımı ve husumet itirazları bulunduğunu, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas alınan kusur raporunun objektiflikten uzak olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, dolayısıyla iş sahibi konumunda bulunan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, 01.10.2019 tarihli raporda da bu hususun belirtildiğini, desteğe verilen kusur oranının düşük olduğunu, davacının maddi zararını ispat edemediğini, hükmedilen manevi tazminatların yüksek olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... vekili; kepçe operatörü olarak işini yapan müvekkilinin yaşanan olayda kusurunun bulunmadığını, desteğin kendi kusuru ile ölümüne sebebiyet verdiğini, alınan bilirkişi raporunda da müvekkiline kusur atfedilmediğini, hesaplanan maddi tazminatın hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacıların desteğinin, davalı Belediyenin meydan projesi kapsamında yapılan yıkım faaliyeti sırasında yıkılan duvarın altında kalarak vefat etmesinden kaynaklı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, Derece Mahkemelerince hükme esas alınan kusur ve hesap raporunun denetime elverişli olmasına, davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların meydana gelen olayın gelişim şekli, tarafların kusur oranları ve sosyal ve ekonomik durumları ile yaşadıkları acı ve elemin derecesine göre hakkaniyete uygun bulunmasına göre; davacılar vekili, davalı Belediye vekili, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.