10. Hukuk Dairesi 2022/7024 E. , 2023/8377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2229 E., 2020/1293 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/173 E., 2020/85 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edil
**10. Hukuk Dairesi 2022/7024 E. , 2023/8377 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2229 E., 2020/1293 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/173 E., 2020/85 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında kısmen kabul ve redde dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi ve bir kısım davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından da cevap dilekçesi ile duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.02.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşma talebinde bulunan davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına Av.... ile davalı ... adına Av. ... geldi. Diğer davacı ... ve davalı ... vasisi ... adlarına gelen olmadığı görüldükten, duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün yapılan incelemede noksan tespit edilen hususların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten, geri çevirme üzerine noksanlar ikmal edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili kök dava dosyası ve birleşen (2018/312 Esas sayılı) dosyanın dava dilekçelerinde özetle; davacıların murisinin, kömür ocağında iş kazası sonucu 23.08.2012 tarihinde vefat ettiğini, iş kazasının meydana gelmesinde önlem ve tedbirleri almayan, gerekli gözetim ve denetim görevini de yeterince yapmayan davalıların kusurlu olduğunu, davacıların murisin ölümü nedeniyle manen acı duyduğu kadar madden de desteğinden yoksun kalarak zarar gördüğünü, zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek, maddi tazminat ve davacı eş için 300.000TL, diğer davacı küçük çocuklar için ayrı ayrı 100.000,00' er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı ... vekili birleşen (2019/314 Esas sayılı) dosyanın dava dilekçesinde özetle; murisin ölümü ile sonuçlanan iş kazasında davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TTK vekili özetle, iş kazasının oluşumunda davalı Kurumun kusurunun bulunmadığını, kazanın müvekkili Kurumun ruhsat sahibi olduğu sahada kömür hırsızlığı yapılırken meydana geldiğini, kaçak ocakların kontrol ve denetiminin müvekkili Kurumun sorumluluğunda bulunmadığını savunmuştur. 2.Davalı ... vasisi ...; davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI 1.İlk Derece Mahkemesi 28.11.2018 tarih 2015/151 E- 2018/1086 K sayılı ilk kararında özetle; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı TTK Genel Müdürlüğü yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... yönünden; maddi tazminat isteminin Eş ve çocuklarda ...,... ve... için tam kabulüne, çocuk Sevil için kısmi kabulü ile 652,85 TL'nin, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile asıl ve birleşen dosyalarda eş lehine 35.000 TL, çocukların her biri lehine 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin anılan kararının davacı ve davalı TTK Genel Müdürlüğü tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2019 tarih ve 2019/856 E - 2019/472 K sayılı ilamında özetle; TTK Genel Müdürlüğünün kusurunun diğer davalıya yüklenerek karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı vekilinin hesap raporuna itirazının değerlendirilmediğine işaretle İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ikinci kararında özetle; davanın ve birleşen davanın kısmen kabülü ile kısmen reddine, TTK Genel Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine davacılar ..., ..., ..., ..., ...'in maddi tazminat taleplerinin davalı ... yönünden kabulü ile davacı eş ... için taleple bağlı kalınarak 67.810,33 TL, davacı çocuk ... için taleple bağlı kalınarak 2.088,23 TL, davacı çocuk ... için taleple bağlı kalınarak 3.314,85 TL, davacı çocuk ... için taleple bağlı kalınarak 20.521,63 TL, davacı çocuk ... için taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin davalı ... yönünden kabulü ile davacıların murisinin ölüm tarihi olan 23.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar eş ..., çocuk ..., çocuk ..., çocuk ..., çocuk ..., çocuk ..., çocuk ...'ün manevi tazminat taleplerinin davalı ... yönünden kısmen kabulü ile takdiren; davacı ... için 35.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacıların murisinin ölüm tarihi olan 23.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacıları vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı ... Aslantürk vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dairenin kaldırma kararında yeniden kusur raporu aldırılmasına dair ibare bulunmadığını, daha önce aldırılan iki heyet raporunda da TTK Genel Müdürlüğü'ne kusur izafe edilmişken ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında bu yönde istem yok iken, yerel mahkemece TTK Genel Müdürlüğü'nün da sorumluluğu bulunduğu kabul edilip hüküm kurulması gerekirken, davalı TTK Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddi kararının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına nazaran düşük olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Diğer davacıların vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı TTK Genel Müdürlüğü yönünden kesin nitelikte Bölge Adliye Mahkemesi kararına ve kararda işaret edilen hususlara rağmen davanın reddi kararının hatalı olduğunu, Yerel Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında aynı kusur bilirkişi heyetinden ek rapor aldırıldığını, aldırılan ek raporun kendi içinde ve heyetin kök raporu ile çelişkilerle dolu olduğunu, ek kusur bilirkişi raporunda "elektrik idaresinin" de kusurlu olduğu tespit edildiği halde yerel mahkemenin karar gerekçesinde bu tespitin yer almadığını belirterek, Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak; davalıların müşterek müteselsil sorumluluğu dikkate alınarak yeniden karar verilmesini, dairece ek kusur raporunun doğru olduğu kabul edilerek karar verilecek ise ek raporda kusuru olduğu belirtilen elektrik idaresinin de olayda kusuru bulunan dava dışı üçüncü kişi olduğu belirtilerek hüküm kurulmasını, birleşen ek dava yönünden ön inceleme duruşması yapılmasını, yerel mahkemece az hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyet gereğince artırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; olayın gerçekleştiği ocağın bulunduğu sahada davalı TTK Genel Müdürlüğü' nün "Ruhsat Sahibi" olduğu, davalı ... tarafından ocağın kaçak olarak çalıştırıldığının anlaşıldığı, 3213 sayılı Maden Kanunu 32 nci maddesinde, ruhsat sahibinin sahasında gerekli tüm önlemleri almakla yükümlü bulunduğunun açıkça vurgulandığı (Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin bir çok kararında, kaçak kömür ocağında meydana gelen iş kazasında " 3213 sayılı Maden Yasası ve Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği 21 inci maddesi uyarınca sahada yapılan her türlü cevher istihracı faaliyetinin denetim ve kontrol yükümlülüğünün ruhsat sahibi TTK Genel Müdürlüğü'ne ait olduğu ve davalının saha üzerindeki kontrol ve gerekli önlemleri alma yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemek suretiyle sahanın kaçak olarak işgaline neden olduğunun ve iş kazasında sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiği belirtilerek TTK Genel Müdürlüğü de tazminat alacaklarından sorumlu kılınmak suretiyle; HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle Asıl ve Birleşen davalar yönünden davanın kısmen kabulüne, davacılar ..., ..., ..., ..., ...'in maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı eş ... için taleple bağlı kalınarak 67.810,33 TL, davacı çocuk ... için taleple bağlı kalınarak 2.088,23 TL, davacı çocuk ... için taleple bağlı kalınarak 3.314,85 TL, davacı çocuk ... için taleple bağlı kalınarak 20.521,63 TL, davacı çocuk ... için taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın, davacıların murisinin ölüm tarihi olan 23.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine, davacılar eş ..., çocuk ..., çocuk ..., çocuk ..., çocuk ..., çocuk ..., çocuk ...'ün manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile takdiren; davacı ... için 35.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacıların murisinin ölüm tarihi olan 23.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TTK Genel Müdürlüğü vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı TTK Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; ruhsat sahibi olduğu alanda kaçak kömür çıkarma nedeniyle kazanın gerçekleştiğini bu kapsamda sigortalı ile arasında işçi işveren ilişkisi veya sözleşmesel bir ilişki olmadığını, müvekkilinin ruhsat sahibi olduğu alanının 3.000 km2’sinin denizde 3.885 km2'sinin ise karada olmak üzere 6.885 km2 olduğu bu kadar büyük bir alanda evlerin odalarından bile kaçak ocak açılırken yasal yetki olmadan denetim yapmasının mümkün olmadığını, kaçak ocakların kontrol ve denetiminin MİGEM ile Valilik ve İl Özel İdaresine ait olduğunu: 3213 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile Madencilik faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin 53 üncü maddeleri gereğince kaçak sevkiyatı takip ve cezalandırma mülki idare amirinin yetki ve görevinde olduğunu, müvekkilinin 02.02.2010 tarih ve 90/1571 sayılı yazı ile ... Valiliğine baş vurarak; Genel Müdürlük ve bağlı Müessese Müdürlüklerine ait ruhsatlı saha içerisinde sabotaj, hırsızlık ve yağma gibi olaylara maruz kalınmaması için 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 9 uncu maddesine istinaden görev alanının genişletilerek, ruhsatlı ve sorumluluk sahalarında 16 (on altı) kişilik özel güvenlik personelinin görev yapabilmesi için silahsız özel güvenlik izini verilmesi talebinde bulunulduğunu, konunun ... Valiliği tarafından İçişleri Bakanlığına görüş sorulmuş, alınan cevabi yazıda özetle Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünün ... ili sınırları içerisinde kalan maden havzasında kaçak yollarla açılan ocakların nerede ve ne zaman açılacağının belli olmaması, ocakların belli bir güzergah veya ağ hattı üzerinde olmadığı, cadde ve sokak gibi kamuya açık, her an herkesin gelip geçtiği, genel kolluğun gözetim ve denetiminde bulunan yerlerin geçiş güzergahında olabileceğinden yetki karmaşasına neden olunmaması amacıyla, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğüne ait havzanın tamamının görev alanı sayılması ile ilgili talepleri uygun görülmediğinden müvekkilinin taleplerinin reddine karar verildiğini, bu aşamadan sonra müvekkilinin özel güvenlik birimleri, imtiyaz alanındaki kaçak ocak denetimlerinden tamamen çekilmiş olduğunu, ruhsat sahasında kaçak ocak işlemleri ile ilgili olarak kolluk güçlerine teknik (mühendis, tekniker, barutçu, işçi) ve lojistik (taşıt, dinamit, kapsül, ahşap malzeme vb.) destek verilmeye devam edildiğini, ayrıca müvekkili tarafından kaçak ocak tespit edildiği taktirde gereğinin yapılması için derhal ilgili mercilere ihbar yapıldığını bu olayla ilgili de ihbarları bulunduğundan davanın husumetten reddine karar verilmesini talep ederek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, esas itibariyle sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat talepleri nedeniyle TTK Genel Müdürlüğünün sorumlu olup olmadığına ilişkin olmakla beraber, öncelikle usul kapsamında vekaletnamesiz temsil nedeniyle davacıların usulüne uygun temsil edilip edilmedikleri noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk Temyiz incelemesinin kapsamı onama ve bozma kararları bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile vekâletnamesiz dava açılması ve işlem yapılmas 77 nci maddesi, fiil ehliyetine dair 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 9,10,11 ve 13 üncü maddeleridir 3. Değerlendirme 1.4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 9 uncu maddesine göre fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir. 10 uncu maddesine göre ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. 11 inci maddesine göre erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar ve evlenme kişiyi ergin kılar. 13 üncü maddesine göre yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir. 2.6100 sayılı HMK'nun 77 nci maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarına göre; "Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir." 3. Somut olayda Dairemizin 08.02.2022 tarih ve 2020/11381 E- 2022/1521 K sayılı geri çevirme kararında da belirtildiği üzere davacılardan çocuklar ... ve ...’in 26.09.1998 doğumlu, ...’in ise 06.02.2002 doğumlu olup, İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli kararından önce 18 yaşlarını ikmal ederek reşit oldukları (kısıtlandıklarını gösteren kayıt ve belgenin de dosya içerisinde bulunmadığı) ancak reşit olmakla fiil ehliyetini iktisap eden bu davacıların velayeten düzenlenmiş vekaletlere istinaden temsil edildiği anlaşılmakla davacı ..., ... ve ...’in hali hazırda kendilerini vekil olarak temsil eden avukatı vekil tayin ettiklerini gösterir vekaletlerin ikmali, yok ise yaptığı işlemlere icazetlerinin olup olmadığı noktasında işlemlerin ikmali için dosyanın mahalline gönderildiği, mahallinde noksanların ikmali için yapılan işlemlere göre davacı ... için avukatı vekil kıldığını gösteren vekalet ikmal edilmişken, davacılardan ... ve ... yönlerinden vekaletlerin ikmal edilerek ibraz edilemediği vekilin de bu şekilde beyanda bulunması üzerine anılan davacı asillere "adlarına vekil sıfatıyla yapılan işlemleri kabul ettiğine ilişkin dilekçe sunmak üzere bir haftalık süre verildiğini içeren muhtıranın tebliğ edildiği, iş bu muhtıralara rağmen mahkemeye beyanda bulunmadıkları anlaşılmaktadır. 4. O halde davacı ... ve ...'in vekaletnamesiz temsil edilmiş olmaları ve vekilin yaptığı işlemlere icazet verdiklerini süresi içersinde beyan etmemiş olması nedeniyle 18 yaşlarını ikmal ettikleri tarihten sonra vekili sıfatıyla yapılan işlemlerin bu kapsamda da istinaf başvurusunun geçersiz sayılıp sonucuna göre anılan davacılar duruşmadan usulünce haberdar edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan davacıların geçerli istinaf başvurularının bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 5. O halde, kanunun açık hükmüne aykırı görülen bu husus re'sen gözetilerek, bozma sebebine göre davalı TTK Genel Müdürlüğü vekilinin bu aşamada temyiz itirazları incelenmeksizin, stinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldıran Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı TTK Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz başvurusu nedeniyle HMK 369/1 inci maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar re'sen gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.Davalı TTK Genel Müdürlüğü tarafından yatırılan peşin harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 3.Dairemizde icra edilen duruşmada davalı TTK Genel Müdürlüğü kendisine vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davalıya verilmesine, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4.Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.