(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/30588 E. , 2013/23042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, ana kasadan çıkan 5.000,00 TL açı
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/30588 E. , 2013/23042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, ana kasadan çıkan 5.000,00 TL açıkla ilgili sorumluluğunun bulunmadığını, bu açıktan sorumlu olacağına dair bir bulguya rastlanmadığını ve ortada hiç bir somut delil bulunmadığını ileri sürerek haklı nedene dayanmayan feshin geçerli olmadığının tespiti ile işe iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücreti ile diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir. Davalı işveren, feshin haklı ve geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, feshe dayanak yapılan "banka disiplin prosedürü gereğince personelin bankanın güvenini kötüye kullanması ve doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" iddiasını davalı işverenin kanıtlayamadığı, davacının iş akdinin haklı ve geçerli nedenle feshedildiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır. Somut olayda, davacı işçinin kendi kasasında meydana gelen 300,00 TL'lik açık nedeniyle yaptığı savunmalar ve daha sonraki gelişmeler ardından ana kasada meydana gelen 5.000,00 TL'lik açık nedeniyle iş sözleşmesinin tazminatsız olarak fesih edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacının ana kasada meydana gelen açıktan doğrudan sorumluluğu tespit edilememiş isede kendi kasasında meydana gelen 300,00 TL'lik açığın kusurlu davranışından kaynaklandığı, bu konuda tutarlı ve tatmin edici bir savunmada da bulunmadığı anlaşıldığından, doğruluk ve bağlılığa uymayan bu davranışı nedeniyle feshin haklı nedene dayandığının kabulü gerekir. Bu sebeple yapılan feshin haklı sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 24,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 15,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 8,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 80,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 31.10.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 31.10.2013