20. Hukuk Dairesi 2016/4674 E. , 2016/12350 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, 12/12/2012 havale tarihli dilekçesiyle, 1/2 hissesi müvekkillerinin murisi ...’na ait 977 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ..…
**20. Hukuk Dairesi 2016/4674 E. , 2016/12350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, 12/12/2012 havale tarihli dilekçesiyle, 1/2 hissesi müvekkillerinin murisi ...’na ait 977 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ... Belediyesince 1994 yılında hazırlanan 1/1000 ölçekli imar planında, kısmen yeşil alan olarak ayrıldığını, geriye kalan kısmının ise kıyı kenar çizgisi içinde gösterildiğini, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmı için müvekkilinin tasarrufta bulunma imkanının ortadan kalktığını beyan ederek, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmına kamulaştırmasız el koyma suretiyle el atan davalı Hazineden şimdilik 10.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesinden kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir. Tazminat isteğine dayanak 977 ada 5 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğiyle ve 4318,68 m² yüzölçümüyle davacıların murisleri olduğunu iddia ettikleri .... isimli kişi adına 1/2 oranında hisseli olarak tapuda kayıtlı iken, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/12/2003 gün ve 2001/513 – 2003/849 sayılı kararı ile 977 ada 5 sayılı parselin kısmen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle, taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün (2786,38 m²’dir) tapu kaydının iptaline karar verilmiş ve bu karar Yargıtay denetiminden geçerek 16/03/2005 tarihinde kesinleşmiştir. Ancak anılan karar henüz infaz edilmemiş olup, taşınmaz halen 1/2 hissesi davacıların murisleri olduğunu iddia ettikleri ... ve 1/4’er hissesi ise ...i adına kayıtlı olup, beyanlar hanesinde “... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/513 E, 2003/849 K, sayılı yazısı gereğince kesinleşmiş mahkeme kararı vardır.” şeklinde şerh vardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapusunun hala aktif olup iptal edilmediği bu durumda davacının Hazine aleyhine dava açma hakkının doğmadığı, imar uygulaması sonrası oluşan bu durum sebebiyle davacıların imar uygulamasın yapan birime karşı dava açmaları gerekirken Hazine aleyhine açtıkları gerekçesiyle davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, mülkiyet hakkı Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan kanunlarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Kanun ile değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır.