10. Hukuk Dairesi 2024/10697 E. , 2025/123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1639 E., 2024/2133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi SAYISI : 2023/62 E., 2024/35 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından is
**10. Hukuk Dairesi 2024/10697 E. , 2025/123 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1639 E., 2024/2133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi SAYISI : 2023/62 E., 2024/35 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkilinin davalı dernekte 12.05.2005 tarihinden 11.05.2009 tarihine kadar çalıştığını ve bu Kurumdan emekli olduğunu, çalıştığı süre boyunca haftaiçi 08:00 ile 17:00 aralığında mesai yaptığını, dernekte şoförlük kadrosunda bulunmasına rağmen, araçta olmadığı süre zarfında temizlik, çay servisi, evrak takibi gibi birçok hizmette bulunduğunu, emekli olduktan sonra davalı dernek tarafından 04.06.2009 tarihinde tam zamanlı olarak aynı koşullarda yeniden işe alındığını, bu süre zarfında tam süreli çalıştığı zamanlarda ne iş yapıyorsa aynı işi yapmaya devam ettiğini, işe haftaiçi 08:00 ile 17:00 arasında çalıştığını, mesaisi boyunca şoförlük, röntgen teknisyenliği, temizlik, çay servisi, evrak takibi gibi işler yaptığını, davalı dernek müvekkilinin iyi niyetini, derneğe olan güven ve aidiyetini kötüye kullanarak çalışmalarının 01.07.2010 ile 20.10.2017 tarihlerindeki tam zamanlı çalışmalarını kısmi zamanlı gösterdiğini, çalışma gün sayısını eksik gösterdiğini, sigorta primlerini ve maaşlarını eksik yatırdığını, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 86. maddesine göre davacının 01.07.2010 ile 20.10.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının, tam zamanlı çalışma (aylık 30 gün) olarak tespit edilerek Kurum kayıtlarının düzeltilmesine, prime esas ücretinin tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkili işyerinde 12.05.2005 tarihi ile 11.05.2009 tarihleri arasında tam zamanlı olarak çalıştığını, sonrasında emeklilik nedeniyle müvekkil işyerinden ayrıldığını, akabinde müvekkil nezdinde çalışmaya devam etmek istediğini müvekkil derneğe ileten davacının müvekkil derneğin tam zamanlı çalışana ihtiyacı olmadığını söylemesi üzerine kısmi zamanlı olarak çalışabileceğini belirttiğini, bu talebi de müvekkil dernek tarafından kabul gördüğünü, taraflar arasında imzalanan Karabük 3. Noterliği'nin 05.07.2010 tarihli "Kısmi İş Akdi Sözleşmesi" ile davacının haftanın mesai günlerinde (Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma) günlük 4 saat üzerinden çalışması hususunda mutabık kalındığını, davacı yan kısmi süreli çalışmayı imza ettiği bu belgeyle açıkça kabul ettiğini, davacının imzasını içeren bordrolar incelendiğinde bordrolarda kısmi süreli çalışmanın açıkça görüldüğünü, davacının bu hususun aksini ispatı ancak yazılı belge ile mümkün olduğunu, yazılı delile karşı davacının ancak yazılı delil ibraz ederek iddiasını ispat etme imkanına sahip olduğunu, bu hususların tanıkla ispat edilemeyeceğinden davacının tanık dinletme talebine karşı muvafakatlarının olmadığını ve davacının tanık dinletme taleplerinin reddini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle davanın öncelikle süre yönünden reddini talep ettiklerini, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi 6701014326682 sicil numarası ile tescil kaydı bulunduğunu, bu kişinin 2105190929 numarasıyla (4/a) kapsamında 01.06.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığının anlaşıldığını, davacının işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgelerine dayanılarak Kurumlarına kısmi olarak bildirildiğini ve bu bildirime uygun olarak primlerin ödendiğini, davacı davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia etmekte ise de işyerinde çalışmış ise ücret alması, alınan ücretin puantaj kayıtları, vergi kayıtları ve de HMK'nın 199-200. maddelerinde öngörülen şekilde yazıl belge ile kanıtlanması gerektiğini, Kurumlarının ilgili Kanundan dolayı zorunlu hasım olduğundan aleyhlerine yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmolunmaması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "... Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı uyarınca deliller toplanmış ve bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişinin 04.01.2023 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Raporun ilmi verilere uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, "Davanın kabulü ile davacının davalı dernek adına işlem gören 7705.78 sicil sayılı işyerinde 01.07.2010- 20.10.2017 tarihleri arasında tam zamanlı olarak çalıştığı ve Kuruma bildirilen çalışma süreleri dışında 1564 gün daha bir hizmet akdine dayalı olarak prime esas kazanç olarak asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine" yönünde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının davalı iş yerinde çalışmakta iken 01.06.2009 tarihinde emekli olduğu, 04.06.2009 tarihi itibariyle tam zamanlı olarak davalı iş yerinde yeniden çalışmaya başladığı, 01.07.2010 tarihinden sonra bildirimlerinin kısmi zamanlı olarak yapıldığı ve bu çalışmasının 20.10.2017 tarihine kadar devam ettiği, davacı ile davalı işveren arasında kısmi zamanlı iş aktinin 05.07.2010 tarihinde noterden düzenlenerek imzalandığı, kısmi çalışmaya ilişkin olarak ücret bordrolarının bulunduğu, dosya arasında bulunan kıdem tazminatı cetveli ile ibranamede ise tam zamanlı ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, dinlenen tanıkların davacının söz konusu dönemde davalı iş yerinde tam zamanlı olarak çalıştığını doğruladıkları, davacının çalıştığını iddia ettiği ücret miktarına ilişkin olarak yazılı bir delilin bulunmadığı, davacının talebinin SGDP kapsamında çalıştığının tespitine yönelik olmasına rağmen hükümde bu durumun belirtilmediği ancak kısmi çalışmaya yönelik olarak yapılan bildirimlerin de SGDP kapsamında Kuruma bildirildiği ve bu durumun infaz aşamasında Kurum tarafından dikkate alınmasının mümkün olduğu anlaşıldığından mahkemece kurulan hükme ilişkin mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dinlenen tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını itibar edilemeyeceğini, iyiniyetli olarak aylık asgari ücret üzerinden kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olup, yaptığı işin kısmi çalışma süresine uygun olduğu, kararın bozulmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.07.2010-20.10.2017 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde tam zamanlı olarak çalıştığı ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekilinin ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.