7. Ceza Dairesi 2023/5945 E. , 2024/2821 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/977 E., 2022/614 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapıl…
**7. Ceza Dairesi 2023/5945 E. , 2024/2821 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/977 E., 2022/614 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, hakkında verilen mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihi 07.07.2014 olan asıl dava dosyasında, sanığa ait Kitap Evi adlı iş yerinde 360 adet sahte bandrollü, 22 adet bandrolsüz ve 3 adet başka eserlere ait bandrol taşıyan korsan basım kitaplar ile Dairemizin bozma ilâmı doğrultusunda birleşen aynı Mahkemenin 2015/146 Esas (yeni esası numarası 2022/194) suç tarihi 04.09.2014 olan dava dosyasında, sanığa ait Kitap Evi adlı iş yerinde 52 adet sahte bandrollü, 3 adet bandrolsüz ve 5 adet başka eserlere ait bandrol taşıyan, korsan basım kitaplar ele geçirilmiş olup sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 71 inci maddesinin birinci fıkrası ile 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır. Suça konu kitaplar hakkında düzenlenen bilirkişi raporlarının dosya arasında mevcut olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmalarında, iş yerinin kendisine ait olduğunu, ürünlerin korsan basım olup olmadığını ve bandrolsüz olduklarını bilmediğini beyan etmiştir. Dairemizin temyize konu dava dosyasına ait 11.10.2021 tarihli ve 2021/5830 Esas, 2021/12217 Karar sayılı bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği, ancak bozma ilâmı doğrultusunda birleştirilmesine karar verilen aynı Mahkemenin 2015/146 Esas (yeni esası numarası 2022/194) sayılı dava dosyasına ait Dairemizin 14.02.2022 tarihli ve 2021/21190 Esas, 2022/2524 Karar sayılı kararında, zincirleme suç hükümleri kapsamında belirtilen aynı Mahkemenin 2021/577 Esas sayılı dava dosyasının akıbetinin araştırılmamış olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Dairemizin 11.10.2021 tarihli ve 2021/5830 Esas, 2021/12217 Karar sayılı bozma ilâmı doğrultusunda birleştirilmesine karar verilen aynı Mahkemenin 2015/146 Esas (yeni esası numarası 2022/194) sayılı dava dosyasına ait Dairemizin 14.02.2022 tarihli ve 2021/21190 Esas, 2022/2524 Karar sayılı kararında, zincirleme suç hükümleri kapsamında belirtilen aynı Mahkemenin 2021/577 Esas sayılı dava dosyasının akıbeti araştırılmadan ve yine aynı Mahkemenin 2021/577 Esas sayılı dava dosyasında ait Dairemizin 02.06.2022 tarihli, 2022/1301 Esas, 2022/10653 Karar sayılı kararında belirtilen, suç tarihi 12.02.2014, iddianame düzenleme tarihi ise 05.10.2015 olan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 2020/1467 Esas, 2021/566 sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2015/610 Esas, 2019/294 Karar sayılı dava dosyasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi yapılmadan hüküm tesis edilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.