Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4039 E. , 2024/6669 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4039 Karar No : 2024/6669 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Komutanlığı VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU: ... İl Jandarma Komutanlığı …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4039 E. , 2024/6669 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4039 Karar No : 2024/6669 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Komutanlığı VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU: ... İl Jandarma Komutanlığı emrinde J.Asb.Kd.Bçvş. rütbesiyle görev yapan davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Jandarma Karakol Komutanlığında görevli iken 06/10/2015 tarihinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından düzenlenen silahlı saldırıda yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek uğradığı efor kaybı nedeniyle 1.000,00 TL (miktar arttırımı sonrası 1.517.482,30 TL) maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2021/6651, K:2022/1225 sayılı bozma kararına uyularak ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesi sonucu, ... İdare Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla davanın kabulüne, 1.517,482,30 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının İdare Mahkemesi kararının davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmındaki maddi hatanın düzeltilmesi suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: I-Davacı tarafından, maddi tazminatın gerçek maaşı üzerinden hesaplanması gerektiği, net asgari ücret baz alınarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, hükmedilen tazminat miktarına olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. II-Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, pasif döneme ilişkin tazminata hükmedilmemesi gerektiği, iş gücü kaybı oranının hatalı olduğu, Adli Tıp Genel Kurulundan yeni bir rapor alınması gerektiği, manevi tazminata hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu, faiz işletilmemesi gerektiği, maddi tazminat miktarı için miktar artırım harcının yatırıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, harçtan muaf oldukları ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden bozulması, manevi tazminat yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: I- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının incelenmesi: Hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir. Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir. Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, bozulan karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm verememesi ilkesi, usule dair kazanılmış hak müessesesi ile yakından ilgilidir. Buna göre, davalı idarenin temyiz talebi üzerine, davalı idare lehine verilen bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda, davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine bir hüküm kurulamayacağı açıktır. Dava dosyasının incelenmesinden, ...İdare Mahkemesince 407.549,34 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kabulü yönünde verilen 21/02/2019 tarihli ilk karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin 08/09/2021 tarihli kararı ile manevi tazminat yönünden istinaf başvurularının reddine, 542.757,71 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı taraflarca karşılıklı olarak temyiz isteminde bulunulduğu görülmekle birlikte davacı tarafından yalnızca hükmedilen tazminatlara işletilecek faizin başlangıç tarihi ve manevi tazminat yönünden temyiz isteminde bulunulduğu, başka bir ifadeyle maddi tazminat yönünden temyiz talebinde bulunulmadığı dikkate alındığında, davacı yönünden maddi tazminat kısmının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dairemizin 09/03/2022 tarihli kararı ile davacının manevi tazminata yönelik, davalı idarenin de maddi tazminata yönelik temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması neticesinde Bölge İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın gönderilmesi kararı üzerine, ilk derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda 1.517.482,30 TL maddi tazminata hükmedilmiş olup taraflarca yapılan istinaf başvurularının İdare Mahkemesi kararının düzeltilmesi suretiyle reddine karar verilmiştir. Ancak, yukarıda da izah edildiği üzere 542.757,71 TL'lik maddi tazminatın kabulüne ilişkin istinaf mahkemesi kararına karşı temyiz talebinde bulunmayan davacı yönünden bu tutar kesinleştiğinden aleyhe bozma ve hüküm verme yasağı gereği hükmedilecek olan maddi tazminat miktarının, Bölge İdare Mahkemesince ödenmesine karar verilen maddi tazminat tutarı olan 542.757,71 TL'yi aşamayacağı açıktır. Bu durumda, 1.517.482,30 TL maddi tazminatın kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin temyize konu kararın davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. II- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı ile hükmedilen tutarlara idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmına yapılan istinaf istemlerinin reddine ilişkin kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 2. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 3. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA, maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi ile manevi tazminat ve yasal faizin başlangıç tarihine yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, 4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.